Son zamanlarda cümleten bir tükenmişlik sendromu yaşıyoruz.

Üst üste gelen tatsız olaylar toplumca keyfimizi kaçırdı, yaşama olan güven ve umudumuzu, heyecanımızı yitirdik galiba... Yaşanılanlar karşısında böyle hissetmemiz çok normal ve son derece insani bir durum. Üzülmemek ve endişe duymamak mümkün değil.. Normal olmayan bu duygu durumunun içinden çıkamamak...

 

 

Joe Vitale "Zero Limit" kitabında der ki:

 

Yaşamınızda önünüze çıkan her şey, oraya nasıl geldiğine bakmaksızın, iyileştirmek içindir, çünkü şu anda sizin radarınızdadır. Buradaki varsayım, eğer onu hissedebiliyorsanız, onu iyileştirebilirsiniz de. Eğer onu bir başkasında görebiliyorsanız ve bu sizi rahatsız ediyorsa, o zaman iyileştirmek için oradadır demektir.

 

Ve bunu başarmak için bakacağınız tek yer var. KENDİ İÇİNİZ!

 

Yine mi döndü dolaştı konu buraya geldi :)

Üzgünüm ama evet:) Burada yazdığım sürece de bıkmadan usanmadan bunu yineleyeceğim.

Çünkü içeride ne varsa dışarıda yansıyan o!

Çünkü bizim en büyük düşmanımız, bizi en fazla sabote eden kişi yine kendimiziz.

 

 

Özdemir Asafın çok sevdiğim bir dörtlüğü var.

 

Dün sabaha karsı kendimle konuştum.

Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.

Yokuşun basında bir düşman vardı.

Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

 

 

Yaşanılan her şey bizim suçumuz olmasa da sorumluluğu bize aittir. Üstelikte bu duygular temizlenmedikçe kolektif bilinç olarak toplumda katlanarak büyüyor ve bütüne sirayet ediyor. 

 

Bazen kötü bir dönem geçiren biri şöyle der: "Geldi mi üst üste geliyor."

Olayların üst üste gelmesinin sebebi kişinin o negatif durumdan kendini çıkaramadığı ve o frekansı yaymaya devam ettiği içindir. Dolayısıyla benzer olayları çekmeye devam eder. İster kabul edersiniz ister etmezsiniz bu bir Kuantum fiziği gerçeğidir 

Endişeye odaklandıkça durumu daha da kötü hale getirir, kötü düşünceler yaşadığınız şeyleri de kendine benzetmeye başlar, mevcut durumu daha daha kötüleştirirsiniz.

 

 

Ayrıca hepimiz bir şekilde öğrendik ve biliyoruz ki öfke, kızgınlık, stres, endişe, korku gibi olumsuz duygular uzun vadede bedene ciddi zarar vererek sağlığımızı bozuyor.. Yaşam enerjimiz düştüğünde hastalıklara daha açık hale geliyoruz. Ve hepimiz bir şekilde kendimizi enerjimizi şarj etmeyi öğrenmek zorundayız.

 

Bir insan kendini bu olumsuz duygu durumundan nasıl çıkarır? Tabiri caizse enerjisini nasıl resetler?

 

Aslında vücudumuzu kullanarak duygular arası hızlı bir geçiş yapabilmek mümkün! Hatta zihnimizi doğru bir şekilde kullanmayı öğrenirsek hastalıklarımızın bile iyileşmesine yardımcı olabiliriz.

 

Nasıl mı diyorsunuz? Beynimize her şeyin yolunda olduğuna dair mesajlar göndererek.

Peki bu mesajı nasıl gönderiyoruz dimi?:)

Emin olun çok kolay...

Çok önceden öğrendiğim bir metodu sizinle de paylaşmak istiyorum.

 

 

İlk adım NEFES

Nefes çok önemli. Nefes hayattır!

Önce burnumuzdan deriiin bir nefes alıyoruz. 

Bu nefesi alırken 4 e kadar içinizden sayın ve karnımızın şiştiğini görelim.

Daha sonra yine 4 e kadar sayarak bu nefesi ağzımızdan verelim.

 

İkinci adım gülümsemek! İçinizden gelsin gelmesin ... Hatta içinizden gelmediği zamanlar özellikle. Çünkü beyniniz bu durumda her şeyin yolunda olduğuna dair olumlu bir sinyal alıyor.

Yüzünüze kocamaaan bir gülümseme yerleştirin.

 

Üçüncü adım Duruşumuzu değiştirerek! Çünkü araştırmalar gösteriyor ki vücut pozisyonunu değiştirmek otomatikman duygu durumunuza etki ediyor... Yani omuzlarınız düşük iki büklüm durmak kendinize güveninizi düşürdüğü gibi dik durmak hem insanın kendine güvenini artırıyor hem de karşıya daha öz güvenli bir tablo veriyor. Ayrıca dik durmak omurlardaki enerjiyi harekete geçiriyor sağlıklı bir enerji akışı sağlıyor.

O zaman ne yapıyoruz hemen duruş pozisyonumuzu değişerek dik duruma geçiyoruz..

 

Dördüncü ve son adım dokunmak ama kime, kendimize! :)

Öyle değil mi ama... Bir çoğumuz üzgün olduğumuzda başımızı yaslayacak bir omuz aramaz mıyız yada şöyle bir sırtımızı başımızı okşasın, elimizi tutsun falan..

İşte aynen bunun gibi ama bir başkası değil biz kendimize dokunuyoruz.

Elinizi kalbinize koyun veya kendinize sarılabilirsiniz de... Ve deyin ki 'her şey yolunda akışa güveniyorum'

 

İnanın bana sadece bu 4 adımla bile vücuda her şey yolunda mesajı vermek ve enerjiyi yükseltmek mümkün.

 

Sevgiyle,

 

Nur Demir

http://nrlstyle.blogspot.com.tr/

https://www.facebook.com/NrlStyle/