Sevgili dostlar, ‘’ameliyatsız yüz germe hayal olmaktan çıktı’’ kulağa ne kadar güzel geliyor değil mi? Hakikaten de öyle. Teknolojinin estetik dermatoloji alanında hızla ilerlemesi ile ameliyatsız çözümler daha fazla tercih edilir bir hale geldi. Bunlardan biri olan altın mikro iğneli radyofrekans, cildin kolajen ve elastik lif üretimini arttırarak 3 seansta yüzde yarattığı germe etkisi ile son dönemde danışanlarım için uygun gördüğüm ve çok başarılı sonuçlar aldığım bir uygulama. Bir kadın dermatolog olarak kendimde uygulamadığım ve inanmadığım hiçbir yeni teknolojiyi önermiyorum. Kendi cildimde şahit olduğum değişimin yanı sıra, danışanlarımın da memnuniyeti beni bu yazıyı yazmaya ve altın mikro iğneli radyofrekans teknolojisini sizlerle paylaşmaya yöneltti.

3 Seasta İnanılmaz Değişim

Bir uygulama düşünün, acı yok, kesi yok, klinik ortamında maximum 40 dakika sürüyor ve 3 seans sonunda gözle görülür bir değişime yol açıyor. Biraz da teknik olarak açıklamaya çalışayım;  0,5 – 3,5 mm‘ye kadar cilt altına altın mikro iğnelerle tek seferde inebilen bu sistem, geçtiği bölgenin tamamına radyofrekans enerjisi veriyor. Danışanımın ihtiyacına göre belirlediğim 20 ila 40 dakika arasında süren uygulamanın sonrasında kanama, morarma olmuyor, iğne izi kalmıyor. İşlemden hemen sonra  danışanım günlük hayatına  kaldığı yerden devam edebiliyor. Günümüz şartlarında yoğun iş temposunun ve şehir hayatının zorunlu kıldığı zaman yönetimi düşünüldüğünde, seansların kısa sürmesi ve günlük hayata hemen sonrasında devam edilebilmesi bence altın mikro iğneli radyofrekansın en büyük avantajları.  Tabi bazı özel durumlarda 5 seanslık bir kür gerekebiliyor, ama genel olarak başarılı bir sonuç için aylık periyodlarla toplam 3 seans yeterli oluyor.  Ertesi yıl 1 ya da 2 seans uygulama sonucun kalıcı olmasını sağlıyor. Cellest Klinik’te her yaş grubuna güvenle uyguladığım altın mikro iğneli radyofrekansı, PRP ile kombine ettiğimde mükemmel sonuçlar veriyor.

Yüz germe ameliyatına göre çok daha ekonomik olan bu yöntemi, yüz sarkmasının yanı sıra boyun toparlama, leke tedavisi, ince kırışıklıkları giderme, akne tedavisi,  yara izi iyileştirme gibi pek çok cilt sorununun çözümünde uyguladığımı da belirtmek isterim.

Eğer gerekli görürsem, ilave uygulamalar ile beraber altın iğneli radyofrekans tedavisinden alınan sonucun başarısı artacağı gibi, uygulamanın tekrar edilme gerekliliği de azalır. Hem işlem bitiminde sürülecek olan kremler, hem de aynı gece ve takip eden günlerde sürülmesi gereken kremler çok önemli. Dolayısıyla, bir dermatolog tarafından takibinin ve yol haritasının çıkarılması en az uygulama kadar önemli.  Unutmayalım, cildimiz vücudumuzun aynasıdır, yapılacak her uygulama bütünsel yaklaşıma gerek duyar ve bu nedenle kişinin ihtiyacının doğru belirlenmesi gerekir.

Güzel ve sağlıklı günler diliyorum.