MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Sırt Ağrılarınızın Sebebi...

Sırt ağrılarınızın sebebi sarkan karınınız olabilir

Uzun süredir sırt ağrısı çekiyorsanız, günlük hayatınızdaki olumsuz etkisinin tamamen farkındasınızdır. Azalan hareketlilik ve neredeyse sürekli ağrı yaşamak, en önemsiz işleri bile bir angarya haline getirebilir. Uzun süreli ilaç kullanımı, doktora ve eczaneye tekrarlayan ziyaretler ve yaşamı bir eziyete dönüştürür. Bedeninize ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda kendinizi halsiz ve tepkisiz halde bulabilirsiniz.

Sinirlilik hali ve stresle başa çıkma kapasitenizin azalması yalnızca sizi değil, ilişkilerinizi de zorlar. Bunlar, karşılaşabileceğiniz günlük zorluklardan sadece birkaçı.

Hiç düşündünüz mü, sırt ağrılarınızın sebebi sarkık kanınız olabilir mi?

Evet olabilir, bunu çok iyi biliyoruz zira karın germe operasyonu geçiren hastalarımızın tamamına yakını, hafiflediklerini ve özellikle yıllardır sırtlarındaki ağrının yok olduğunu ifade ederler. Daha iyi karın görüntüsü olarak bilinen abdominoplasti ameliyatı, hastanın karnındaki fazla deri ve yağları gidermek için kullanılmaktadır. Operasyon ayrıca hamilelik, yaşlanma ve diğer faktörlerin neden olduğu zayıf veya ayrılmış kasların yeniden yapılanmasına yardımcı olur.

Bu prosedür, çoğunlukla hamile kalan kadınlarda karın duvarını onarmak için, genellikle “anne estetiğinin” bir parçası olarak kullanılır. Ameliyat sıklıkla, hastanın sorunlu karın bölgesinin fiziksel görünümünü düzeltir ve ciddi bir güven artırıcı ameliyat olarak belirtilir.

Ameliyattan yararlanan diğer kişiler arasında önemli kilo kaybı yaşayan veya daha önce ameliyat olmuş olan kişiler bulunur. Yaşlanma ve kalıtım faktörleri, daha az yaygın olmakla birlikte, aynı zamanda karın kasları zayıflamış hastalar için de uygun bir operasyondur.

Size genellikle daha az bilinen, bir konudan daha bahsedeyim. Karın germe ile karnınızın içindeki ve çevresindeki bağ dokularını sıkarak aslında omurganızın daha stabil hale gelmesini kolaylaştırıyoruz. Bu da duruşunuzun düzelmesine vesile olarak sırt ağrılarınızın azalmasına neden oluyor.

Karın Germe hem Bel Ağrısına hem de idrar kaçırma problemlerini iyileştiriyor

2011'de yapılan bir çalışma, karın germenin sırt ağrısını azaltmada etkili olabileceğine işaret ediyor. Çalışma, kronik bel ağrısı ve karın kas dokusu gevşek olan sekiz kadını takip eder ve karın germe işleminden sonra, her biri sırt ağrısının derhal düzeldiğini bildirmiştir.

2016'da Avustralya'da tamamlanan 208 kadın hasta ile ilgili daha yeni bir araştırma, önemli sayıda kadın hastanın sırtlarında ağrının azaldığını ve idrar kaçırma konusunda kayda değer bir iyileşme yaşadığını göstermiştir.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur- Doctor B

http://www.drb.com.tr

Yazının devamı...

Brezilya Poposu Estetiği Sonrası

Brezilya Poposu estetiği diğer adıyla BBL son yılların en fazla konuşulan estetik cerrahi prosedürü arasında yer alıyor. Özellikle medyada ünlülerin kıvrımlı ve güzel kalçalarıyla yer alması, bu prosedürün popüleritesini oldukça fazla artırdı. Doğuştan ya da sonradan yaşa bağlı veya zayıflamaya bağlı olarak poponuzda hacim kaybı yaşıyor olabilirsiniz. Brezilya Poposu estetiği ile şekilsiz ve sönük gibi duran kalçalara yeniden şekil veriyor ve daha genç ve diri bir profile kavuşmanızı sağlıyoruz. Genel anlamda bölgesel yağlanma olan alandan yağları alıp, kalçalara yağın transferini sağlıyoruz. Fakat en çok sorulan soru ise iyileşme dönemi. Bu yüzden BBL ameliyatından sonra tam olarak sizi nelerin beklediğine şimdi göz atalım

1. Ameliyattan Hemen Sonra Poponuz Gözünüze Büyük Görünebilir

İşlem sonrası şişme olur, bu nedenle poponuz ilk başta istediğinizden daha büyük veya asimetrik görünüyorsa hemen telaşlanmayın. Merak etmeyin, bir çizgi film karakteri gibi gözükmeyeceksiniz! Bu şişliği azaltmanıza yardımcı olacak ve rahat edeceğiniz ip uçlarımızı size vereceğiz. Çoğu hasta için, Brezilyalı poposu estetiği, vücudun bazı bölümlerinden yağ almayı ve onu popoya aktarmayı içerir. Bu şekildeki bir işlemde, yağın yaklaşık yüzde 30 ila 40'ı kan dolaşımında yeniden emilir. Bu nedenle, belirli bir boyuta odaklanıyorsanız, biraz daha büyük yapılmalı, çünkü ilk günkü yağların tamamı kalmayacak. Operasyondan yaklaşık 1 ay sonra, nihai sonucu göreceksiniz. Bu noktada, her şey tutarlı kalırsa, özellikle kilonuzu sabit tutarsanız, aktarılan yağ nakledildiği yerde yaşamına devam edecektir.

2. Brezilyalı Poposu Estetiği İyileşme Süreci Herkes için Farklı Geçer

Herkes prosedürlere farklı şekilde yanıt verir, bu nedenle BBL iyileşme süreci için net, kesin ifadeler kullanmak hatalı olacaktır. BBL ameliyat sonrası bakım ve korse kullanımı çok önemlidir. En iyi sonuçları elde etmek için, yan ya da yüz üstü uyumak ve otururken BBL yastığınızı kullanmak da dahil olmak üzere size verilen tüm BBL iyileşme süreci ipuçlarını ve talimatlarını yerine getirin. Ameliyatınız sırasında toparlanan ve nakledilen yağ miktarına bağlı olarak, birkaç gün içinde çalışma hayatına geri dönebilirsiniz ya da bu 2 hafta kadar uzayabilir. Bununla birlikte, genel olarak, çoğu hasta normale döner ve işlemden 3 hafta sonra düzenli faaliyetlerinin hemen hepsine devam edebilir.

3. BBL Ameliyat Sonrası Bakım ve korseler

Vücudunuzu şekillendirmek ve şişliği kontrol altına almak için, bir korse giysisi giymek gerekiyor ve bu aslında BBL ameliyatı sonrası iyileşme sürecinin büyük bir parçasıdır. Popo büyütme işleminde donör yağı almak için liposuction yapılır ve sonrasında altı ila 12 hafta boyunca giyilen (yine herkes için bu süreç farklıdır) bu korseler derinin oturmasını sağlar. Giysilerinizin içine giyebileceğiniz bu korseler son derece konforludur. Ayrıca otururken ortalama 3 hafta kadar yine BBL yastığı kullanmanız gerekiyor.

4. BBL Cerrahisinden sonra Oturma Pozisyonları

BBL ameliyatından sonra en çok sorulan soru, nasıl üstüne oturulacağıdır. Bu bir süreç ve amacımız transfer edilen yağın bir an evvel nakledildiği alana uyum sağlayarak yaşamına devam etmesi. Eğer bu süreçte onlara iyi bakarsak, bizimle yaşamaya devam ederler. Bununla birlikte, kalçalarınızın üzerine baskı yaparsanız, yağ transfer sürecini engelleyebilir ve daha az yağın hayatta kalmasına neden olabilirsiniz. Genellikle ameliyattan birkaç hafta boyunca BBL yastığınıza oturmanız gerekir. Unutmayın bu bir süreç ve sonucu çok güzel.

5. Morluklar ve Ağrı

Poponuz ve yağı aldığımız bölgeler muhtemelen işleminizden sonra ufak tefek çürük şeklinde olacak. Bu bir veya iki hafta içinde kaybolacaktır merak etmeyin. Ayrıca biraz ağrınız olabilir. Ama endişelenmeyin, oldukça az ve kontrol altına alınabilen bir ağrıdır. En iyi BBL iyileşme ipuçlarından birini veriyoruz şimdi: Herhangi bir ağrının üstesinden gelmeye çabalamayın, hemen size önerilen oral ilaçları kullanın. Ağrı başlar başlamaz almak son derece mühim. İlk birkaç günde size verilen takvime bağlı kalın ve ilaçlarınızı belirtildiği şekilde kullanın. Rahatsızlığınız hızla azalacaktır.

6. Kilo almayın ya da vermeyin

İyileşme sürecinde en önemli konu donör yağ hücrelerinin tutunmasıdır. Ve bu dönemde çok kırılgan oldukları için kilo alma veya verme yağlara zarar verebilir. Her şeyi dengelemek ve BBL ameliyatından sonra sağlıklı yiyecek seçimleri yapmak son derece önemlidir. Kilonuzu korumak en iyi sonuçları beraberinde getirecektir. Taze meyve ve sebze, yağsız protein, az yağlı süt ve kompleks karbonhidrat karışımlarını tüketebilirsiniz. Gerekli tüm vitaminleri ve mineralleri alarak vücudunuzun iyileşme sürecine katkıda bulunabilirsiniz.

7. Sadece poponuz iyi görünmeyecek

Brezilya Poposu estetiğinde vücudunuzun orantılı, simetrik ve mükemmel bir şekle gelmesi mümkün. Genelde 360 liposuction (üst ve alt karın yağları, sırt, yanlar, uyluk yağları toparlanıyor ve kalçalara transfer ediliyor) yapılıyor. Kısaca işlem aynı anda poponuza hacim kazandırırken, sorunlu bölgelerdeki fazla yağı ortadan kaldırdığından, genel vücut profilinizi geliştirir ve tüm açılardan harika görünürsünüz.

8. Yeni bir gardırop

Birdenbire bedeninizde bir değişim yaşayacağınız için, muhtemelen ne giyeceğinizi bilemeyebilirsiniz. BBL uygulaması, deneyim ve gardırop güncellemesi gerektirir. Bu yüzden, daha evvel bu uygulamayı yaptırmış arkadaşlarınızdan tavsiye alabilir veya aynı uygulamayı yaptırmış kişileri takip edebilirsiniz.

9. Sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olmak için motive olacaksınız

Kalçalarınızın ilk günkü gibi görünmesini sağlamak için sağlıklı bir yaşam tarzı işin püf noktasıdır. İyileştikten ve yağ hücrelerini oluşturduktan sonra, poponuzun şekli oldukça kalıcıdır ve yağ hücreleriniz vücudunuzdaki diğer yağ hücreleri gibi çalışacaktır. Kilo kaybederseniz, orantılı olarak küçülürler ve kilo alırsanız tam tersi olur. Yağ transferiniz için liposuction yapılan bölgelere gelince, eğer kilo alırsanız, bunlar yağ biriktiren en son yerler olacaktır. Bununla birlikte, vücudunuzun tedavi edilmeyen kısımları maksimize edildikten sonra, tedavi edilen alanlar daha sonra yağ kazanmaya başlar. BBL ameliyatınızdan elde edilen sonuçları korumanın en iyi yolu, sağlıklı bir kiloda kalmaktır. Antrenman yapmak veya diyet yapmak için ekstra bir çaba sarf etmenize gerek yok.

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur- Doctor B

http://www.drb.com.tr

Yazının devamı...

Estetik Cerrahiden Sonra...

Estetik cerrahiden sonra iyileşme süreci ipuçları

Estetik cerrahi çoğu hasta için heyecan verici ve belki de bir “dönüm noktası” çünkü hemen herkesin amacı benlik saygısını artırmak, özgüven tazelemek. Doğal olarak, birçok hasta iyileşme sürecini hızlandırmak istiyor ve bir an evvel bu değişikliklerin tadını çıkarmak ve normal günlük aktivitelerine, alışkanlıklarına hemen geri dönmek istiyor.

Lütfen unutmayın, her hasta ve her prosedür birbirinden farklıdır, iyileşme süreleri de birbirinden farklılık gösterir. Ancak, iyi haber vermek isterim, eğer cerrahınızın ameliyat sonrası talimatlarını dikkatlice takip ederseniz, iyileşme sürecinizi önemli ölçüde olumlu yönde etkilemeyi başarabilirsiniz. Bugün benim gibi pek çok cerrah hastasının sağlık durumuna, yaptığı prosedüre ve tüm bunlarla beraber hastanın ameliyata verdiği tepkilere bağlı olarak iyileşme sürecini, hastanın kişisel ihtiyaçlarına göre uyarlar.

İşte her estetik cerrahi hastasının iyileşmeyi hızlandırmak için izleyebileceği en etkili ipuçları:

Çivi çiviyi sökmez

Ağrı, morarma ve şişkinlik, ödem vücudunuzun doğal iyileşme sürecinin bir parçasıdır ve cerrahi sonrası yaşayacağınız bu tecrübe normaldir. Birçok hasta ağrıya dayanmaya veya görmezden gelmeye çalışır, ancak reçete ettiğimiz ağrı kesicilerin alınması önemlidir. Acının sizi yakalamasına izin vermeyin; iyileşme sürecinizi uzatarak yalnızca kendinize kötülük yaptığınızı unutmayın. Ek olarak, bu ilaçların ortak bir yan etkisinin kabızlık olduğunu hatırlatmak isterim. Buna karşı koyabilmek için sık sık hareket etmek ve bol sıvı tüketmek önemlidir.

Yürüyüş önemli

Ameliyattan sonraki ilk 48 saat içinde, çok fazla dinlenmeye ihtiyacınız olacak; bununla birlikte, yönergeleri lütfen dinleyin ve izin verildiği ölçüde yürüyüş yapın. Hareket etmek vücudunuzun iyileşmesine yardımcı olur ve ayrıca ağrı düzeylerini de azaltabilir.

Kendinizi iyi hissetmeyebilirsiniz, ancak kanınızın akmasını sağlamak için ayaklanmalısınız. Birkaç dakika evinizde dolaşmak bile hiçbir şey yapmamaktan iyidir. Her saat başı kalkıp hareket etmenizi hatırlatmak için bir zamanlayıcı ayarlayabilirsiniz.

Spor salonuna ara verin

Evet hareket etmek önemli bununla birlikte, koşma veya halter kaldırma gibi yorucu egzersizlerden bahsetmiyorum. Birçok hasta normal egzersiz rutinlerine geri dönme konusunda sabırsızdır ancak iyileşme sürelerini hızlandırmak için ameliyattan birkaç hafta sonra zorlu egzersizlerden kaçınmak önemlidir.

Bu tarz ağır egzersizler morarmayı, kanamayı ve enflamasyonu artırabilir. Ameliyattan hemen sonra kuvvetli antrenman rejimlerine giren hastalar, insizyonun yeniden açılması gibi ciddi komplikasyonlar yaşayabilir. Spor salonuna geri dönmeye hazır olduğunuzu düşünüyor olsanız bile, ameliyat öncesi aktivite seviyelerine devam etmeden önce mutlaka doktorunuza danışın.

Gerçekçi beklentileriniz olsun

İyileşme sürecinin sadece belirli bir zaman dilimi olduğunu unutmayın. Herhangi bir ameliyattan sonra, (iyileşmeden önce) daha kötü görünecek ve daha kötü hissedeceksiniz. Hemen hemen her türlü estetik cerrahi prosedüründe morarma ve şişlik oluşur. Sonuçlarınızın tam etkisini birkaç gün veya daha uzun bir süre boyunca göremezsiniz. Panik yapmayın, stres vücudunuzun doğal iyileşme zamanını etkileyebilir.

Hangi prosedürü olduğunuza bağlı olarak, iyileşme süreniz birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişebilir. Ameliyat sonrası nekahet sürenizin, işinizi, aile sorumluluklarınızı ve sosyal zamanlamanızı nasıl etkileyeceğini planlayın. Ayrıca, ameliyattan sonraki 48 ila 72 saat boyunca bir aile üyesinin veya arkadaşınızın sizinle ilgilenmesini sağlayın. Normal rutinlerinize hemen devam edebileceğinize inanıyor olsanız bile, orada yardım edecek birisinin olması, size huzur verecektir ve iyileşmenize odaklanmanıza yardımcı olacaktır. Ameliyat sonrası ihtiyaçlarınızı karşılayacak biri yoksa, bu konuda hastane görevlilerinden yardım isteyebilirsiniz.

Sigara içmeyin

Genel bir kural olarak, sigara içen hastalar estetik cerrahi prosedürü uygulanmadan en az sekiz hafta önce sigarayı bırakmalıdır. Ameliyat bittiğinde, bu tekrar başlayabilirsiniz anlamına gelmez. Dolaşımınızı etkilediği için, sigara içmek iyileşme sürecini önemli ölçüde geciktirir ve iyileşme sırasında ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Buz torbaları veya korseli giysiler

Yüz germe, göz kapağı estetiği ve burun estetiği dahil olmak üzere herhangi bir yüz cerrahisi geçirdiyseniz, şişliği en aza indirmek için buz uygulamak önemlidir. Ameliyat bölgesini saran bandajlarınız olsa bile, periyodik olarak bir soğuk kompres gerekebilir.

Karın germe, liposuction, meme estetiği gibi bazı cerrahi prosedürler için birkaç hafta boyunca bir korse giysisi giymenizi gerektirebilir. Vücudunuzun şişme ve morluk oluşumunu kontrol etmesine yardımcı olmak için bu giysilerin önemini göz ardı etmeyin. Ayrıca cildin kırışmasını önleyerek ve cilt retraksiyonunu artırarak vücut şekillendirmelerine yardımcı olurlar. Korse giysilerinin basıncı, izleri daha yumuşak, daha düz ve daha az görünür hale getirebilir.

Her Hasta Farklı Bakım Gerektirir

Plastik cerrahi sonrası iyileşme sürecinin hastadan hastaya ve en önemlisi, seçtiğiniz işlemlerin türüne göre farklı olduğunu unutmayın.

Belirli zamanlarda reçeteli ilaç almanız, düzenli yürüyüşler, yara izini azaltmak için cerrahi insizyonlarınıza nasıl bakmanız gerektiği, doktorunuz tarafından size aktarılacaktır. Vücudunuzun uygun şekilde iyileşmesini sağlamak çok daha değerlidir, lütfen iyileşme sürecinde acele etmeyin.

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur- Doctor B

www.drb.com.tr

Yazının devamı...

Dolgular ve Botoks Hakkında

Kylie Jenner’in dudak dolgusundan, Kelly Ripa’nın botoksa olan sevgisine kadar, enjekte edilebilir tedaviler olarak söyleyebileceğimiz dolgular ve botoks, pazardaki en çok konuşulan yaşlanma karşıtı seçeneklerden bazıları… Ne yazık ki, bu tür yaygın popülerlik birçok kötü efsaneye yol açtı ve bu enjekte edilebilir tedavilerle neyin mümkün olduğunu, hatta ne elde ettiğinizi bilmek zorlaştı. Yaşlanma karşıtı enjeksiyonlar söz konusu olduğunda gerçek ve kurgunun birbirine karıştığını ve bu uygulamaları yaptırmayı düşündüğünüzde ise kafanızın daha çok karıştığı ise bir gerçek. Sırayla bakalım:

Dolgular ve botoks önleyici tedavilerdir

Güzellik dünyasındaki tartışmalara rağmen, evet, bazı yaşlanma belirtilerini önlemeye yardımcı olmak için aslında enjekte edilebilir tedavilerin kullanılabileceğini ve güvenle uygulatabileceğinizi söylemek isterim. Yaşınızdan dolayı enjekte edilebilir maddeleri yok saymayın. Yüzünüzde çizgileri fark ediyorsanız ve bu sizi rahatsız ediyorsa, tedaviye daha erken başlamak daha genç bir görünümün korunmasına yardımcı olabilir. Botoks kaş çatmalarına, alın kırışıklıklarına ve diğer kırışıklıklara neden olan tekrarlayan yüz kas hareketlerini önleyerek çalışır. Bu tekrarlayan hareketleri botoks ile azaltırsanız, esasen bu mimik tekrarını kırabilirsiniz ve zamanla ifade çizgileriniz yumuşamaya başlar. Bu şekilde, önleyici botoks daha uzun süre daha genç görünmenizi sağlar. Dolgu maddelerinin de önleyici bir etkisi olabilir. Örneğin, hyaluronik asit dolgu maddeleri ciltte kolajeni arttırır, bu da cildi sağlam, pürüzsüz ve genç tutmada anahtar faktördür.

Fiyatlara dikkat edin

Çok düşük bir fiyatla reklamı yapılan herhangi bir kozmetik uygulama seçeneği görürseniz, hemen oradan uzaklaşın. Çünkü ucuz botoks demek aşırı sulandırılmış veya enjeksiyonun uygun şekilde eğitilmiş bir doktor tarafından yapılmayacağına dair bir işarettir. Kötü yapılan enjeksiyonları izleyen aylar boyunca "donmuş" bir görünüme sahip olabilir ya da hiçbir faydasını göremezsiniz. Dolgular söz konusu olduğunda başka bir korkutucu olasılık daha var. Dermal dolgu maddeleri olarak onaylanmamış ürünlerin dolgu niyetine enjekte edilmesi! Bu tehlikeli ürünler kullanılırsa sağlığınızla oynanır.

Enjekte edilebilir maddelerin ömrü aynı değildir

Her ne kadar enjekte edilebilir maddelerin sonuçlarının belli bir süre süreceğini belirtmeme rağmen, her hastanın farklı olduğunu da söylemek gerekiyor. Kırışıklıklarınızın ciddiyetine, vücudunuzun çalışma mekanizmasına ve enjeksiyonlar arasındaki zamana göre, sonuçlarınız daha uzun sürebilir veya normalden kısa sürüp, rötuş gerekebilir. Sabırlı olmalısınız, bedeninizin bu maddelere olan etkileşimini zamanla öğreneceksiniz.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur -Doctor B

http://www.drb.com.tr

Yazının devamı...

Meme İmplantları Hakkında 5 Şehir Efsanesi

Büyütülmüş Göğüsler Sahte Görünür
Büyütülmüş göğüslerin sahte göründüğünü düşünüyorsanız yanılıyorsunuz zira tamamen doğal da olabilirler. Aslında, meme implantı teknolojisindeki gelişmeler bize şimdiye kadarki en doğal görünümlü meme implantlarını sunmaya başladı ve kadınların istedikleri gibi görünmelerini sağlamak için çok çeşitli boyut, şekil ve projeksiyon seçeneklerini bizlere sunuyor. Kısaca doğal görünmek artık mümkün.

İmplantlar sadece memeleri büyütmeye fayda sağlar
Elbette hayır, bazen dikleştirme için de implant kullanılabilir. Göğüslerde asimetri varsa yine implant ile çözüm sağlanabilir. Ayrıca genel duruşu düzeltmek ve total vücut bütünlüğüne uyum sağlayan bir görüntünün yakalanması için de implantlardan faydalanılabilir.

Silikon Güvenli Bir Seçenek Değildir
Aslında, inanılmaz derecede güvenli olduğu ispatlandı. Silikon meme implantlarının tıp tarihinde en çok test edilen tıbbi ürünlerden biri olduğunu biliyor muydunuz? Modern silikonları yani meme implantları onlarca yıl önce endişe uyandıran versiyonlardan şu an tamamen farklı ve her yeni tür piyasaya çıkmadan önce kapsamlı güvenlik araştırmaları yapılıyor. Özet olarak, silikon implantlar son derece sağlam bir güvenlik kaydına ve düşük komplikasyon oranlarına sahiptir. Sadece bu değil, artık kadınlar kendilerini bu implantlarla daha doğal hissediyorlar ve bu da hasta memnuniyetini arttırıyor.

İyileşme süreci çok kötü
Her insan acıyı farklı şekilde tolere ettiği için bu bir düşünce aslında çok tartışmaya açıktır. Ancak, hastalarımızın çoğu, ameliyattan sadece iki ya da üç gün, en fazla 1 hafta sonra eğer çalışıyorlarsa işlerine geri dönüş yapabiliyorlar. Rahatsızlık, reçetesiz satılan ağrı kesici ilaçlar, dinlenme ve buz kompresi kombinasyonları ile kontrol edilebilir haldedir.

10 yıl sonra değiştirmelisin
Bu en yaygın meme implantı yanlışlarından biridir. Bugün, FDA onaylı meme implantlarının çoğunluğu, ömrü boyunca garantileriyle birlikte gelir. Birçok hasta, 10 yıl geçtikten sonra bile implantlarını kullanıyorlar. Bununla birlikte, implantlarınızı düzenli olarak kontrol ettirmelisiniz. Çoğu zaman hastalar implantlarından dolayı yaşadıkları rahatsızlıklardan ziyade, vücutlarındaki değişikliklere veya estetik tercihlerine bağlı olarak implantlarını değiştirmeyi tercih ediyorlar.


Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur - Doctor B

http://www.drb.com.tr

Yazının devamı...

Bu Ben miyim?

En son ne zaman aynalara bakıp, aynadaki aksinizi güzel bularak,” Bu Ben miyim? “dediniz? Estetik cerrahi konusunda çoğu insanın hatalı bilgilendirildiğini ve gerçekte bu mesleğin ne yaptığını bilmeyenlerin sayısının oldukça fazla olduğu düşünüyorum.

Ülkemizde giderek artan sayıda estetik cerrahi ve medikal uygulamalar yapılıyor. Her sene katlanarak artan bu rakamın ardında, özgüvenini tazelemek isteyen bireyler var. Kısaca aynaya bakıp, eski halini unutturacak değişimini izleyerek “Bu Ben miyim? “ demek isteyenler…

Bu noktada hala “Estetik ihtiyaç mı, değil mi?” sorusunu hala soruyor olanların, psikolojiden anlamayanlar olduğunu düşünüyorum.

Özgüven tamamen ruhla alakalıdır. Ruhun onarımı pek zordur ama estetik cerrahi yıllardır bu zorluğu göğüsleyebilen bir meslek dalıdır.

Estetik cerrahinin ilk uygulamaları Antik Mısır’da ölülere yapılanlarla başlamış. Evet Antik Mısır, Yunan da bazı primitif çalışmalar var ama plastik cerrahinin temelleri aslında her sektöründe etkilendiği şekliyle 1. ve 2. Dünya Savaşı' ndan sonra oldu. Antibiyotik bulunmuş, teknoloji ilerlemişti ve savaş sonrası uzuvları kopan insanları tamir etmekle başladı. Sonra çok iyi sonuçlar alınmaya başlanınca, neden bunu herhangi bir fiziksel sorunu olmayan insanlara yapmıyoruz dediler. Kıyafetlerle verilmeye çalışılan estetik görüntü, artık kalıcı olarak beden üstünde verilmeye başlandı. İşte buradan estetik cerrahi doğdu. Buradan şunu da anlayabiliriz.

Estetik cerrah tasarım, plastik cerrah onarım- tamirat yapar.

Estetik cerrahi dalını seçmemdeki en büyük ayrıntı ailemdir. Ben çok kadınlı bir evde büyüdüm, ablalarım annem… Kadınların dertlerini çok küçük yaşlardan beri dinlemeye başladım. Güzellik için neler yapabileceklerini gördüm. Kadınlar o kadar işi bir arada yaparken, mutlaka yüz ve bedenlerine dikkat ettiklerini gözlemledim. Erkeklerin ise yine aynı şekilde bakımlı olma çabalarını gördüm. Aslında estetik cerrahi mesleğini seçmeye karar vermem burada başladı.

Tıp fakültesini bitirip mesleğe ilk adım attığım günlerde bir şey fark ettim. Dikkatli olmak gerekiyordu. Aşırı radikal girişimler estetik cerrahinin gerçekten karanlık yüzü diyebiliriz. Her zaman dediğim gibi başarılı estetik operasyonlar kesinlikle anlaşılmayan ama değişimi canlılığı fark ettiren uygulamalardır. Totale uyum sağlayan bir tasarım yaparsanız, kimse anlamaz.

Başta sorduğum soruya geri dönecek olursak…

Peki estetik cerrahinin kıstası ne olmalı? Hayat konforu! Eğer bir kadın destekli sütyen giyiyorsa, memesi büyüsün diye içine çorap sokuyorsa, kalçalarını dikleştirmek, karnını yok etmek için bir şey yapıyorsa, bir erkek sürekli kel kafasını saklamaya çalışıyorsa ya da büyüyen memelerinden dolayı denize girmek istemiyorsa ve hepsi bir öz güven sorunu yaşatıyorsa, bunların hepsi birer kıstas kabul edilebilir.

Estetik cerrahiden yardım aldıktan sonra “Bu Ben miyim?” nidasını atan her hastam, bana doğru bir şey yaptığımı ve iyi ki bu mesleği tercih ettiğimi bir kez daha kanıtlıyor.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur- Doctor B

http://www.drb.com.tr

Yazının devamı...

BBL Hakkında 5 Önemli Konu

Brezilya Poposu estetiği, BBL yani Brazilian Butt Lift, Hollywood'un en çok rağbet gören prosedürlerinden biri ve çoğunlukla Kim Kardashian gibi ünlüler sayesinde de son 5 yıldır en popüler uygulamalar arasında yer alıyor.

Kıvrımlı bir bel bölgesi, çıkık bir popo hattı yuvarlak bir kalça yapısına sahip olmak, gluteus kaslarınızı yeniden biçimlendirme ve ciddi bir diyet programını gerektirir. Bu durum çoğu zaman zordur, bu yüzden birçok hasta kalçalarını yeniden şekillendirmek için ameliyat oluyor. Bu prosedür, hastadan toplanan yağın, kalçaların şeklini iyileştirmek için tasarlanmıştır.

Brezilya Poposu estetiği genel anestezi kullanılarak yapılır ve liposuction tekniklerini içerir. Liposuction, yağları sadece kalçaların içine yeniden enjeksiyon yapmak için sorunlu bölgelerden çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda çevresindeki alanları dikkatlice biçimlendirmek ve en iyi sonuçları elde etmek de için kullanılır. Yağ, bir santrifüj sistemi kullanılarak saflaştırılır ve daha sonra kalçalara enjekte edilir.

Tüm prosedür baştan sona ortalama iki saat sürer ve iyileşme ise birkaç haftayı bulabilir. Hastalarda biraz morarma, ödem ve rahatsızlık oluşabilir, ancak bu yan etkiler korse giyimi ve ağrı kesici ilaçlarla tedavi edilebilir. Kalçalara en az iki hafta boyunca doğrudan baskı uygulamaktan kaçınılması tavsiye edilir ve altı haftaya kadar özel bir korse giysisi giyilmelidir.

Şimdi BBL hakkında bilmeniz gereken 5 önemli konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum::

Aktarılan yağ sizinle yaşlanır

Vücudunuzun bölgesel yağları toparlanır, kök hücreden zengin hale getirilir ve kalçalarınız yeniden şekillendirilir. Buraya kadar her şey tamam peki ya ömrü? Yaşamın ve hayatın devam ettiğini ve yaşlanma sürecimizin de bu sürede bize eşlik ettiğini hepimiz biliyoruz. Kök hücreden zengin hale getirip popoya eklediğimiz yağların da maalesef bu sürece eşlik ettiğini bilmeniz gerekiyor. Yani siz yaşlandıkça, tüm vücut yağlarınızda olduğu gibi poponuzdaki transfer edilen yağda da azalma olacaktır.

Peki ya kilo alır ya da verirsem?

Kilonuz değişirse, yani alır ya da verirseniz, aktarılan yağlar da bu dalgalanmadan etkilenecektir. Aşırı bir kilo kaybederseniz, başarıyla transfer edilmiş yağ hücreleri büzülür. Tersine, eğer kilo alırsanız, yağ genişler. Düzenli bir diyet ve aktif bir yaşam tarzı sürdürmek, dramatik ağırlık dalgalanmalarından kaçınmanıza ve sonuçlarınızı korumanıza yardımcı olacaktır.

Yeteri kadar yağım yok ne yapabilirim?

Aquafilling yani kalçalara özel formüle edilmiş, %98 oranında su ve %2 oranında poliamid ihtiva eden jel dolgu uygulamasını düşünebilirsiniz.

Popo implantı

İsterseniz yağ ile destekleyerek, isterseniz sadece popo protezi ekleyerek, arzu ettiğiniz kalça boyutuna kavuşmanız mümkün.

Her Şey Dengeli olmalı

Çoğu hasta, kalçalara ne kadar fazla yağ enjekte ederseniz, sonuçların o kadar iyi görüneceğini sanır. Ama maalesef bu böyle değil. Aslında Brezilya Poposu estetiğinde yapılan, kalça etrafındaki alanları (kenarlar, uyluklar ve alt sırt gibi) şekillendirmektir. Bu size en çarpıcı sonucu verecek olan şeydir, ne kadar yağ enjekte edildiğinin bir önemi yoktur. Önemli olan dengeli bir bel ve popo yapısına kavuşmaktır.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur

www.drb.com.tr

Yazının devamı...

Bir Dirhem Yağ mı?

Atasözümüz “Bir dirhem et” demiş ama anlatmak istediği aslında yağ. Evet konumuz yağ ve bakalım kusurları kapatabiliyor mu?

Yağ nedir ve nereden gelir?

Yağ, vücudumuzun enerji depolamak için kullandığı bir lipit yani suda çözünmeyen bir yapıdır. Kullandığımızdan daha fazla enerji aldığımızda, vücudumuz bu fazla enerjiyi yağ biçiminde depolar. Yağ daha sonra vücutta bulunan yağ hücreleri tarafından alınır bu haliyle yağ geldikçe şişirilmiş ufak balonlara benzerler. Yağ hücreleri vücudumuzda dağınık şekillerde bulunurlar. Nerede ne kadar yağ hücresinin olduğu biraz genetik yatkınlığımızla alakalıdır. Buna ek olarak, yaşlandıkça metabolik hızlarımız değişir ve ne kadar, nereye yağ depolandığına dair bir değişiklik yaşanabilir. Tipik olarak, yaşlandıkça yaşam tarzlarımız daha az aktif hale gelir ve eğer yiyecek alımımız değişmezse, fazla kalori alımını yağ olarak depolamaya başlarız.

Yağ Çıkarma ve Vücut Şekillendirmeye Temel Yaklaşım

Şimdi buraya kadar tamam. Yağın ne olduğunu anladık. Şimdi sıra geldi. İstemediğimiz bu yağları bedenimizden nasıl uzaklaştıracağımıza. Fazla yağ ile başa çıkmak için farklı temel yaklaşımlar var: daha az yağ yapmak, yağ hücrelerini yok etmek (öldürmek) ve yağ hücrelerinin yerini değiştirmek

1. Daha az yağ yapmak

Bu diyet ve yaşam tarzı yaklaşımıdır. Buradaki fikir, aldığınız enerji miktarını azaltmak (kalori olarak) ve kullandığınız enerji miktarını arttırmaktır. Bu aslında vücut şekillendirme için başlangıç noktasıdır. Bu konuda yüzlerce diyet programı ve binlerce kitap yazılmıştır. Siz de farkındasınız, diyet ve egzersiz mesajları ile sürekli bombalanıyoruz.

Neyin işe yarayıp neyin işe yaramadığına nasıl karar verilir? Ne yazık ki, bu kolay değil ve irademiz ile sürekli savaşmak zorunda kalmak da aynı şekilde bir azim gerektiriyor. Gerçek şu ki, hemen hemen tüm diyet programları takip edilirse işe yarayacaktır Nihayetinde ihtiyaç duyulan şey sadece bir diyet değil, ne yediğimizi bilerek, yaşadığımızı ve beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmektir. En iyi diyet programları, bu değişikliği yapmak için sadece bir köprüdür.

2. Yağ hücrelerinin çıkarılması yani liposuction

Yağ hücrelerinin çıkarılması liposuction uygulaması ile yapılabilir. Yağ boşluğuna bir kanül yerleştirilir ve yağ emilir. Liposuction ile, yağ hücreleri çıkarıldıktan sonra sonsuza dek gider, bedeni terk ederler. Ek olarak, istenen yağ, belirli bir alandan bir seansta çıkarılabilir. Bu bir ameliyattır ve kısa bir iyileşme süreci vardır ancak tabii bu süreç insandan insana farklılık gösterecektir.

3. Yağ hücrelerinin yerini değiştirmek yani total vücut şekillendirme

Bazen sağlıklı beslenmek ve egzersiz alışkanlıkları yeterli olmayabilir. Genetik olarak programlanmış yağ birikme alanları, diyet ve yaşam tarzı çabalarıyla düzelemeyebilir. Başka şeyler yapmak gerekli olabilir. İkincisi liposuction ile yağı bedenden uzaklaştırmak da yeterli olmayabilir. Neden çünkü, aslında yağlar, bedenlerimize asıl şeklini veren iç giyesilerimizdir diyebiliriz. İnce bir bel, daha çıkık bir popo, daha diri göğüsler, daha güzel ve oval kalça yapısının temelinde hep yağ vardır.

İşte biz burada liposculpture ile aldığımız yağı, bedenin başka alanlarına transfer ederek beden şekillendirme görevini başarmış oluyoruz. Liposculpture bir heykeltıraş gibi bedene şekil vermeye fayda sağlayan, yağı alırken aynı zamanda geri kalan dokuyu sıkılaştıran bir cihaz. Buraya toparlanan yağlar aynı zamanda hava almayan bir depolama kutusuna aktarılır. Cihaza konulur, kök hücreden zengin hale getirilip ihtiyacı olan alana nakledilir. Nerelere aktarılabilir? Kalçalara, memeye, çarpık bacaklara, yüze. Burada asıl önemli olan konu: Yağın şekilli bir biçimde alıp, şekil vererek diğer alana nakledilmesidir. Bunun içinde konusunda uzaman bir estetik cerrah gerekir. Ne dersiniz, bir dirhem yağ, ayıp örtüyor mu?

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur

www.drb.com.tr

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.