MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Vücudunuz Mükemmel, Peki Ya O Kepçe Kulaklar?

Çok acımasız bir başlık mı oldu bu? Ama burayı okuyanların bedenlerine ne kadar dikkat ettiklerini , biraz daha estetik görünmek için saatlerce egzersiz yaptıklarını çok iyi bildiğimden, yüz bölgelerindeki harmoniyi bozan kepçe kulaklara bu yazımda değinmek istedim.

Aslında hiç dert edilmeyecek bir konu. Çözümü son derece basit. Eğer gerçekten kepçe kulaklarınızdan muzdaripseniz, size iple kepçe kulak tekniğimden bahsetmek istiyorum. Ameliyatsız ve son derece basit bir teknik olan İple Kepçe Kulak Operasyonu, kepçe kulak sorunu yaşayan herkesin 20 dakika gibi kısa bir süre içerisinde estetik kulaklara kavuşmasını sağlıyor.

Kepçe kulak, doğumdan veya genetik sebeplerden dolayı, meydana gelen estetik bir sorun. Büyükten küçüğe, her yaştan insanın sosyal yaşantıları içinde problemler yaşamasına, sosyal hayattan kopmasına ve özgüven kaybı sebebiyle sağlıklı ilişkiler kuramamasına neden oluyor. Oysaki oldukça basit bir operasyon olan iple kepçe kulak operasyonu ile kepçe kulak sorunu çözümlenebiliyor ve olası tüm psikolojik sorunların önüne geçilebiliyor.

Sorun basit bir medikal bir ip yardımıyla çözümleniyor. Bu teknikle klasik kepçe kulak estetiği uygulamalarından farklı olarak, hastalarımızın daha çabuk toparlandıklarını gözlemliyoruz. Operasyon süresinin oldukça kısa sürmesinden dolayı, hastalarımızı yormadan ve onların sıkılmasına mahal vermeden iple kepçe kulak ameliyatını tamamlıyoruz.

Teknik özel bir alet ve bir ip yardımı ile hiç kesi yapılmadan kulağın geriye doğru katlanması suretiyle yapılıyor. Dediğim gibi hiç kesi olmadığından, operasyon sonrasında pansuman ve bandaj gerektirmiyor. Hastaya yaklaşık 15-20 dk. içerisinde lokal anestezi ile yapılarak tamamlanan iple kepçe kulak ameliyatı sonrasında, sadece kulağı korumak amacıyla, kulak üzerine saç bandı takılıyor.

Kulaklarınızda böyle bir sorun varsa ve bunu hakikaten kafaya takıyorsanız, düşünmenizde fayda var.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Yazının devamı...

10 Soruda Obezite Cerrahisi Sonrası Estetik

Zayıflama ameliyatlarının sıklıkla yapıldığı şu günlerde, kilo verme sonrası bazı estetik sorunlar yaşanabiliyor. Post Bariatrik cerrahi dediğimiz bu operasyonlarla bireyler tam manasıyla hedeflerine ulaşabiliyorlar. Haydi 10 soruda ve cevapta zayıflama sonrası estetik cerrahi uygulamalarını inceleyelim.

Post bariatrik cerrahi nedir?

Obezite cerrahisi geçirmiş bireylerde vücutlarında ve yüzlerinde sıklıkla görülen sarkma, deformasyon gibi sorunlara yapılan estetik cerrahi uygulamalarıdır.

Obezite cerrahisi estetiğinde hangi uygulamalar var?

Kol germe, bacak germe, liposcuption, yüz germe, sırt germe, popo estetiği, karın germe, meme dikleştirme gibi 360 lifting denilen pek çok cerrahi operasyon yapılabilir.

Kimler post bariatrik cerrahiden yardım alabilir?

Kilo vermiş ve kilosunu artık sabitlemiş, bedeninde ve vücudunda deformasyon yaşayan ve bunlardan dolayı da estetik kaygılar, sağlık sorunları yaşayan herkes bu operasyonları olabilirler.

Sarkan deri ne gibi sağlık sorunları yaratır?

Hastalarım çoğunlukla isilik, derinin yarattığı ağırlıktan dolayı rahat hareket edememe spor yapamama gibi sağlık sorunları yaşıyorlar. İçi boşalmış bir deri ile yaşamak son derece konforsuz bir yaşamı beraberinde getiriyor. Psikolojik sorunlar ise cabası.

Sarkma ameliyatlarına hangi bölgeden başlanır, hepsi bir operasyonda yapılabilir mi?

Burada önemli olan hastanın iyileşme sürecindeki konforudur. Bu sebeple en konforlu şekilde nasıl iyileşecekse, ona göre planlama yapılır. Söz gelimi sıklıkla 3 cerrahiden fazlasını aynı operasyonda yapmamaya çalışırız. Göğüs, kol germe ve karın germe bir arada yapılabilir. Bacak germe ve liposuction bir seansta yapılabilir. Buna hastanın mevcut sarkması ve öncelikli olarak hangi alanın düzeltilmesini istediği yol çizer. Bireysel planlama yapılmalıdır. Zira iyileşme süreci çok önemlidir.

İyileşme süreci nasıldır?

Yapılan cerrahilere göre değişir. 2-3 gün kadar misafirimiz olmasını isteriz ve ortalama 10 gün kadar titizlikle bakım yapılması şarttır. 2-3 hafta içinde toparlanma yaşanır.

Ağrılı operasyonlar mıdır?

Bu tamamen hastanın ağrı eşiğine bağlıdır ama kolay cerrahiler değildir. Bu yine bedenden uzaklaştırılan derinin fazlalığına ve yapılan kesilere göre değişkenlik gösterir. Ağrı kesicilerle süreç son derece kolay atlatılıyor.

Obezite cerrahisi sonrası estetiklerde ne kadar iz kalır?

Öncelikle şuna karar vermek gerekiyor. Sarkmış, pörsümüş bir balon gibi duran estetik dışı bir görüntü mü? Yoksa izleri olan ama fit bir görüntü mü? İsiliklerle uğraşmak, şort veya askılı bluz giyememek mi? Yoksa izli ama zayıflamış olmanın ve üstüne estetik görüntüyle hayatın tadını çıkarmak mı? Eğer hayır, iz istemiyorum diyorsanız, o zaman bir kez daha düşünmelisiniz. Zira bu operasyonların tamamında kesi yapılır fakat kesiler zaman içinde silikleşir ip gibi kalacaktır.

Kesiler nerelere yapılıyor?

Çoğu kesi kör noktalara yanı görünmeyen alanlara gizlenmeye çalışılır misal kol germede tam iç tarafa, bacak germede ise tam iki bacağın arasına kesi yapılır. Karın germede ve sırt germede bikini altında kalacak şekilde kesi yapılır. Yüz ve boyun germede ise saçlı doku içerisine ve kulak arkasına yapılır.

Zayıflama sonrası estetik cerrahi konusunda kimden yardım alabilirim?

Adı üzerinde bir estetik cerrahi operasyonu olduğu için Estetik Plastik Cerrahi Uzmanından yardım alabilirsiniz. Konunun uzmanı, daha evvel bu cerrahiler konusunda deneyimi olan, hasta bakım sürecinde oldukça iyi merkezler son derece iyi bir seçim olacaktır.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı
Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.drb.com.tr

Yazının devamı...

Cildiniz İçin Yaz Hazırlığına Bugün Başlayın!

Kısa, soğuk ve kuru kış günleri yerini uzun, sıcak bahar günlerine bırakmaya başladı. Elbette daha ince ve cildimizi daha fazla ortaya çıkaran kıyafetleri de tercih etmeye başladık. Hatta bugünden tatil planlamaları yapmaya başlayan, plaj kıyafetlerini gözden geçirenlerin sayısı oldukça fazla. Peki cildiniz ne durumda? Muhteşem, pürüzsüz bir cilt için hazır mısınız? Birkaç basit adımla cildinizi yaza hazırlamaya başlamanın tam zamanı. Hadi başlayalım!

Matlaşmış ciltler için
Şu an hangimiz aynaya baksak, mat, canlılığını kaybetmiş, sanki kışın karanlığı ile parlaklığından eser kalmamış bir cilt ile karşılaşırız. İlk adım cilt bakımı. Bu matlığı yok etmenin ve cildin altında bizi bekleyen tazeliğe ulaşmanın en iyi yolu HyraFacial. Bu FDA onaylı sistem pul pul dökülen cildinizin yerine parlak, genç sağlıklı ve parlak görünen bir cilde ulaşmanıza yardımcı olabilir. “Ama dikkatle yapılmalı”. Çünkü “Amaç, deriyi soymadan soyulmaya hazır olan deri hücrelerinin dış katmanını kaldırmaktır.” Hydrafacial sisteminin içinde var olan her aşamanın, konu hakkında eğitim almış ve bu sistemi sıklıkla kullanan bir uzman tarafından yapılması en doğrusu olacaktır. Yaza kadar birkaç seans son derece uygun ve farkı anında göreceksiniz

Saç bakımını unutmayın
Aslına bakarsanız, kışın saçların dinlendiği bir dönemdir diyebiliriz. Eğer soğuk havadan korunmuş ve tahriş olmadan temizlenmiş bir saçınız varsa, bu dönemde yaza hazırlık için saç mezoterapisi son derece etkili olacaktır. Saç mezoterapisi ile saçlarınızı deri altından besleyerek, tüm yaz dönemi boyunca saç derinizin karşılaşacağı klorlu havuz suyu, tuzlu deniz suyu ve güneşin zararlı etkilerinden de koruyabilirsiniz.

Selülit savar Bamboo masajı
Bu aralar hemen herkesin yakındığı konuların başında selülitler geliyor. Bamboo masajı ise, tam bir selülit savar. Üstelik ortalama yarım saat süren bu işlemle, bedeninizi dinlendirmeniz, biraz kendinizi şımartmanız da mümkün. Brezilya’dan özel getirttiğimiz bamboo çubukları ile yapılan bu özel teknik, orta deri tabakasında gerilmiş lif haznelerini gevşeterek selülit oluşumunu gideriyor. Masajla birlikte sürülen yağ ise, yine derinizi besleyerek canlı ve parlak gözükmesine de fayda sağlıyor.

Kırışıklıklar için Secret- Altın İğne
Dediğim gibi cildi kış uykusundan uyarmak için en uygun mevsimdeyiz ve eğer bir an evvel ama ameliyatsız bir şekilde bir değişim istiyorsanız, Secret- Altın İğne uygulaması tam size göre. Radofrekans enerjisinin cildin derin katmanlarına iğnelerle aktarılması yoluyla yapılan bu uygulama cilt altında kolajen ve elastin üretimini tetikleyerek, cildi gençleştirir, ince çizgileri yok eder. Cide ve cilt altı dokusuna zarar vermeden birkaç seansta canlı ve genç bir cilde sahip olmanızı sağlar.

Bol su ve sebze tüketin
Tüm bunlara ek olarak, günde yeteri kadar alacağınız su ve mevsim sebzeleri ağırlıklı bir beslenme programı ile 2 ay içerisinde yaza muhteşem bir cilt, saç ve bedenle başlamanız mümkün

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!


Op. Dr. Bülent Cihantimur

www.drb.com.tr

Yazının devamı...

Yaşlanma Karşıtı Kozmetiklerle Yaza Hazırlık

Biliyorum hepinizin kafası karışık zira bugün market raflarında binlerce yaşlanma karşıtı ürün sizlere sunuluyor. Hangisi, ne zaman, nasıl ve ne amaçla kullanılmalı ve aslında tam sorulması gereken soru ise, yaşlanma karşıtı kremler, serumlar, maskeler gerçekten işe yarıyorlar mı? Sorunuza hemen cevap vereyim. Elbette işe yarıyorlar! Cildinizin bir asistana ihtiyacı var. İşte bu asistanlar ise, yaşlanma karşıtı içerikleriyle size gerçek anlamda, özellikle kışın bittiği, baharın geldiği ve yaza hazırlığın yapıldığı şu dönemde yardımcı olacaklar.

Kışın cildimiz matlaşır. Rengi solar, özellikle yapılan makyaj, gün ışığının az olması, daha fazla tüketilen karbonhidratlı besinler, terlemenin az olması gibi faktörlere bağlı olarak, bu duruma girer. Sadece evde yapacağınız ufak tefek uygulamalarla, bu matlaşmış cilt dokusunu yaza hazırlamanız mümkün. Neden cildi yaza hazırlamak bu kadar önemli, çünkü şu an mevcut cildin, deniz, su, güneş, bol oksijen gibi faydalı içeriklerden beslenebilmesi için, öncelikle silkelenmesi gerekiyor.

Doctor B Aktif Kozmetikleri içerisinde yer alan, Örümcek Ağı kremi, serumu, maskesi ve Kuka Peeling, bu derinlemesine temizlik ve beslenmeyi yaza kadar cildinize armağan edebilir.

Örümcek Ağı kremi, serumu ve maskesi
Örümcek Ağı kremi artık herkes tarafından bilinen yoğun bir yaşlanma karşıtı nemlendirici. İçeriğinde ödüllü ajanlar bulunuyor. Ödüllü bitkisel kök hücre cilt altına tıpkı örümcek ağı gibi işleyerek, cilt altının onarılmasına ve canlanmasına yardımcı oluyor. Cildi güçlü bir şekilde nemlendiriyor.

Örümcek Ağı serumu ise yine yaşlanma karşıtı peptidlerle formülize edilmiş bir ürün. Özellikle serumun başlığı yüz ovaline uygun şekilde tasarlanmış olup, kan dolaşımının da artmasına yardımcı oluyor. Serum aynı zamanda Örümcek Ağı maskesi ile kullanılan bir ürün. Kuru kolajen formunda bulunan Örümcek Ağı maskesi, serumla birlikte etkileşime geçer, cilt altına kolajenin girmesine olanak sağlar. Örümcek Ağı maskesi ayrıca, gıdı bölgesini çevreleyen tasarımıyla, bu bölgenin de sıkılaşmasını sağlar.

Cildinize ipeksi bir dokunuş
Son olarak Kuka Peeling. Kullandığınızda bayılacağınızı düşündüğüm bir ürün bu. İpek böceği kozması. Üstelik %100 Türk Malı ve doğal bir ürün. Bu bir Çin’den ithal edilen, ipek üretsin diye yapay şekilde beslenen ipekböceklerinden elde edilen bir koza değil. Bu da cildinize ayrıca dost olduğunu gösteriyor. İpek kumaş fabrikalarında ipek iplerle uğraşan kadınların, akşam evlerine gittiklerinde el derilerinde yaşadıkları yumuşaklık ve pürüzsüzlük dikkat çeker ve sonrasında bu ürünün, cilde faydaları araştırılır. İçeriğinde bulunan proteinlerin cilde faydası araştırılır ve bilimsel olarak kanıtlanır. Kuka peeling ılık içme suyunda bekletilerek direk cilde peeling olarak kullanılır. Peeling sırasında hem siyah noktalar, hem güneş lekeleri, hem ince çizgiler, hem de ölü deri uzaklaştırılması sağlanır.

1 haftalık güzellik rutininizi düşündüğümüzde, öncelikle haftada 2 defa Kuka peeling ile cildinizi temizlemenizi, 1 ya da 2 kere Örümcek Ağı maskesi uygulamanızı ve her gün sabah akşam, önce serum ardında Örümcek Ağı kremi uygulamanızı tavsiye ediyorum. 2 ay içerisinde cildinizdeki değişime şahit olacaksınız. Cildiniz şimdi yaza hazır!

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı
Op. Dr. Bülent Cihantimur

instagram: @bulentcihantimur

Yazının devamı...

Total Vücut Şekillendirme ve Kök Hücrenin Etkisi

Son zamanların yükselen trendleri arasında Total Vücut Şekillendirme uygulaması yer alıyor. Total Vücut Şekillendirme benim en fazla uyguladığım ve gerçekten yaparken de en fazla zevk aldığım ve sanatımı sergileyebildiğim bir cerrahi olduğunu söyleyebilirim.

Şimdi size Total Vücut Şekillendirmenin ne olduğunu, nasıl yapıldığını anlatacak ve özellikle instagram hesabımda sorulan sorulardan derlediğim bir yazı yazmaya gayret edeceğim.

İlk soru şu olsun:

Total Vücut Şekillendirme nedir?

Total Vücut Şekillendirme bedendeki yağların yer değiştirilmesi suretiyle yapılan, özellikle bel, kalça, göbek ve bacak bölgesini kapsayan bir cerrahi uygulamadır. Aslında özetle fazla olan yağları alıp, hacim kazanmasını istediğimiz diğer alana transfer ediyoruz. Olan yerden, olmayana taşıyoruz diyebilirim.

Söz gelimi karnınızdaki yağlardan mutsuzsunuz, belinizi kalın buluyorsunuz fakat aynı zamanda kalçalarınızın da ufak ve sönük olduğunu düşünüyorsunuz diyelim. Tüm bu fazlalıkları toparlayıp, kalçalarınıza, yağın transferini gerçekleştirebiliyoruz.

Total Vücut Şekillendirme nasıl yapılır?

Liposculpture uygulaması ile bunu yapıyoruz. İnce uçlu kanüllerle yağ fazlalıklarınız öncelikle çekiliyor. Cihazın ucundaki titreşimli mekanizma, bedendeki yağı toplarken, aynı zamanda şekil vermemizi de sağlıyor. Belinizi inceltirken ya da göbeğinizi alırken, bu cihaz sayesinde karın kası kontürü yapma şansını elde ediyoruz. Kısaca dümdüz şekli olmayan bir bel ve karın yerine, kıvrımları olan, girintisi çıkıntısı olan, muazzam bir görüntü elde ediliyor.

Toparlanan bu yağların hepsi hava almayan bir cihazın içine düşüyor, amacı yağların içindeki kök hücrelerin yaşamına olanak sağlamak. Ardından bu yağlar ameliyathaneden hiç çıkarılmadan, anında santrifüje girerek su ve gereksiz içeriğinden ayrıştırılır ve saf kök hücre kolonisi elde edilir. İşte bu noktada hacim verilmesi istenen bölge neresiyse, oraya transfer sağlanır.

Teknoloji ne düzeyde?

Yağ transferi yaklaşık 10 seneden fazla bir süredir yapılıyor ancak son yıllarda popülerliği arttı zira kullandığımız kök hücreden zengin hale getirme, ameliyathaneden çıkarılmadan hemen oracıkta saflaştırma işleminin yapılabiliyor olması yağ transferlerinin geçmişte olduğundan daha sorunsuz ve dayanıklı bir şekilde nakledilmesini sağlıyor. Bu teknikler kullanılarak elde edilen yağ transferi içeriği, kök hücrelerin hayatta kalmasını sağlar ve ömrünü uzatır ve daha pürüzsüz bir sonuç verir. Kısaca bu oldukça saflaştırılmış kök hücreler ve dahası az miktarda yüksek yoğunluklu kök hücre demektir. Bu rejeneratif tip hücreler sadece dokuları doldurmakla kalmaz, aynı zamanda dolaşımı da arttırırlar.

Kök hücrenin faydası nedir?

Bu denli dikkat ediyoruz, tıpkı bir bebeğe bakıyormuşçasına, hassasiyet içinde yağları ayrıştırıyoruz. Sebebi ise aslında çok basit:

1- Yaşayan kök hücre, yeni transfer edildiği alanda yaşamına devam eder yani ömür boyu size eşlik eder. Yani erimez, kaybolmaz, sizinle yaşlanır.

2- Nakledildiği alanda kan dolaşımını artırdığı için, cilt tonunda muazzam bir gençleşme olur. Cilt eskisine nazaran daha canlı ve parlak olur.

3- Herhangi bir dolgu maddesi yerine kendi yağınız ve kök hücreniz kullanıldığı için dolguların oluşturabileceği kompikasyon ya da alerji gibi bir durum söz konusu değildir. Kısaca kendi yağınız olduğu için, alerjik reaksiyon veya vücudunuz tarafından dokunun reddedilmesi gibi bir endişeye gerek yoktur

Unutmayın yaşlanmaya ve normalde olduğu gibi hacim kaybetmeye devam edecektir ancak işlem temelde kalıcı olacaktır.

Yağ transferi pahalı mı?

Yağ transferi evet, dolgu maddelerine kıyasla daha pahalıdır. Bununla birlikte, eğer hesap yaparsanız, uzun vadede yağın dermal dolgulardan daha maliyetli olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca zaten burada yaptığımız işlem az evvelde değim gibi sadece hacim kazandırmak değil. Hem kontür, hem hacim, hem de istenilmeyen yağdan uzaklaşma işlemidir.

En önemlisi, kalıcı bir şeyle uğraştığınızı unutmayın. Sonuçlar cerrahın yeteneklerine, yani sanatsal bakış açısına, bedeninize nasıl şekil verdiğine göre değişir. Tabii ki ayrıca kök hücreleri toplaması, ayrıştırması, nakli ve en önemlisi hastanın çıkan sonuçtan son derece memnun ve uzun süreli memnuniyet yaşaması birincil kuraldır.

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

Hollywood yanak estetiğine yakın plan

Başlık için yine çok düşündüm zira bu operasyonun adının ne zaman Hollywood yanak estetiği olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Bizim yıllardır yaptığımız Bichektomy bir bakıyorum Hollywood estetiği olmuş. Aslında konunun temelinde şu var:

Yüzü genç, taze göstermek.

Bu da ancak çıkık elmacık kemikleri, ince bir çene yani kısaca yıllarca dilde tüy bitse de söylediğim V şekli…

Bir surata bakarsınız, nedense diğerlerinden daha çekici ve güzel gözükür size. Bakın dikkat edin o yüz, mutlaka bu az evvel saydığım özelliğe sahiptir. U şeklini almış bir yüzden daha çok ilgi çeker V şeklindeki yüz.

Şimdi olayın burada farklılaştığı nokta şu: Eğer yanaklarınızda çok fazla yağ varsa, yüzünüzü bu istediğimiz V şekline sokmamız güç olacaktır. İşte bu sebeple öncelikle yanaklarda bulunan Bichat yağ yastıkçıklarını çıkartıyoruz. İşte bu sebeple ismi yanak estetiği olarak geçiyor ama hala Hollywood nereden geldi bilmiyorum.

Yanak estetiği nedir?

Hollywood yanak estetiği yani yanak estetik ameliyatı, anestezi veya sedasyon ile yapılır. Geleneksel yöntemle operasyon sadece ağızdan yapılır ve dışardan iz yoktur. Dış tarafta, yanağın içindeki yağ miktarının azaltılması nedeniyle yanlarda düzleşme olur. Ağızda uygulanan kesi uygun anatomik planlardan geçirilirse, yağ kütlesine kolayca ulaşılır ve yanakta dolguya neden olan bu fazla yağ kütlesi çıkarılır. Bu iri yağ kütlesine az evvelde dediğim gibi Bichat yağ yastığı denir ve insanlarda anatomik konumu önceden yani genetik olarak belirlenmiştir. Bichat yağ yastığı, ana kitle ve üç, dört uzantıya sahiptir. İşte bu sebeple ne kadar ve ne hangi doğrultuda alınacağına, estetik cerrahınız, yüz totalinizi inceledikten sonra karar verecektir. Kişiye özel bir planlama yapacaktır.

Ve Örümcek Ağı estetiği…

Evet yağ yastıklarını aldık. Şimdi sıra geldi yüzü iyice V haline sokmaya, işte bu noktada Örümcek Ağı estetiğini devreye sokuyoruz. Her iki yanağa da Örümcek Ağı estetiğini yaptığımızda, küçük çene, çıkık elmacık kemikleri formu yakalanmış oluyor.

Yanak estetiği ameliyatından sonra ağız içinde küçük dikişler olacaktır. Bu nedenle, operasyondan sonraki ilk gün boyunca sıvı besinler tercih edilmelidir. Günün ilerleyen saatlerinde, normal gıdalar yemeye devam edebilirsiniz ve yavaş yavaş çiğnemede herhangi bir zorluk yaşamazsınız. Yanak estetik ameliyattan sonra ağız gargarası ilk üç gün boyunca yapılmalıdır. Çünkü ağız içindeki dikişleri mümkün olduğunca steril tutmak gereklidir. Dikişlerin bir kısmı genelde yumuşak bir dokuya sahip olduğundan ağrı hissedilemez, bazen hastalar ağızlarında dikişleri olduğunu dahi unuturlar. Yanak estetik ameliyattan sonra ağızdaki dikişler birkaç gün içinde çözülür, bu nedenle yanak kısmında yaşadıkları çok hafif hassasiyet birkaç gün içinde kaybolur. Ameliyattan sonra hastaların çoğu sosyal hayatlarına döner.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın !

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

http://www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

Lip lift : Burun ile dudak arası mesafeye estetik dokunuş

Üst dudağın kısalması olarak da bilinen lip lift yani dudak kaldırma yöntemi, üst dudaklarının uzunluğu ile mutsuz olan hastaları hedef alır. Aslına bakarsanız üst dudaktan kastımız, üst dudak ile, burun ucu arasındaki bölgenin mesafesinden bahsediyorum.

Biraz daha tıbbi şekilde ifade edecek olursam, kolumnella tabanı (burun aşağısında bulunan orta sütunu) ile dudağın kırmızımsı pembesi arasındaki alanı söylüyoruz. Çoğunlukla, bu alanın ideal uzunluğunun 12-15 milimetre olduğu söylenir. Fakat tabii ki bu aralık, kişilerin yüz özelliklerine göre ve hatta yüzünün büyüklüğüne bağlı olarak da değişir. Lip Lift bu ölçümlerin çok ötesinde ve hatta anormal derecede uzun olduğu zamanlarda hastalarımızın talep ettiği bir operasyondur.

Lip lift nedir?

İngilizce çevirisini birebir yaparsak üst dudak kaldırma diyebileceğimiz veya üst dudak kısaltılması olarak da ifade edilebilecek bu işlemle ilgilenen birçok hasta, dinlenme halindeyken yani dudak hareketi yapmadıkları zaman, düzgünce bakıldığında aşırı uzun üst dudağı ile apaçık belli olurlar. Üst dudaklarının dikey yöndeki uzunluğu neredeyse alt dudak-çene uzunluğu kadardır ve bu haliyle bile yüzde daha fazla uyum ve denge oluşturmak için lip lift operasyonu düşünülebilir. Bu durumdan şikayetçi olan hastalarımın çoğu, bu uzun mesafenin kendilerini üzgün, hatta yorgun ve hatta biraz aptal gösterdiğini ifade ediyorlar. Ne kadar doğru bilemiyorum tabii…

Ayrıca dudak üstleri bu denli uzun olan hastalarda gülümsedikleri zaman dişlerin görünmeme durumu da vardır ve son derece estetik bir duruş olan gülümseyen yüzden çıkan diş görüntüsünden mahrum kalmış olurlar.

Aslında lip liftin uygulaması son derece basittir.

Üst dudak bölgesiyle burnun buluştuğu yere, tam burun altında bir kesi yapılır. Fazlalık kabul edeceğimiz uzunluk çıkarılır.

Fazla cilt çıkarıldıktan sonra, birleştirme yapılarak dikilir. Kesiyi katlar halinde kapatmak önemlidir çünkü dudağın şeklini korumak için ve yeterli kuvvet sağlamak için dikişlerin cildin altına yerleştirilmesi hayati önem taşır. Derin dikiş yerleştirildikten sonra, kesiyi mümkün olduğunca az görünür kılmak için, cilt kenarları titizlikle hizalanır.

Ortalama 1 hafta içinde iyileşme kaydedilir.

İlk birkaç gün ödem olması olasıdır.

Sadece kadınlar değil, bu konudan erkeklerin de muzdarip olduğunu ve salak bıyık bırakarak bu alandaki genişliği kamufle etmeye çabaladıklarını görüyorum. Eğer isterseniz, estetik cerrahiden bu konuda da yardım alabileceğinizi belirtmek isterim.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

Yazının devamı...

Obezite Cerrahisi Sonrası Estetik

Çağımızın en büyük sorunlarından birisi obezite. Yandaş hastalıklarıyla birlikte, hem yaşam kalitesini azaltıyor, hem de özgüven duygusunu son derece zedeliyor. Son zamanlarda çok fazla yapılan Obezite Cerrahisinden ise, doğru ve işini takip eden bir ekip tarafından yapıldığında, gerçekten son derece başarılı ve kalıcı sonuçlar elde ediliyor.

Fakat bir de işin estetik boyutu var. Aşırı vücut ağırlığının % 50 veya daha fazlasının veren, büyük kilo kaybına uğramış birçok hasta, gevşek, sarkmış ve artık gereksiz olarak tanımlayabileceğimiz bir cilt yığını ile ve kontur düzensizlikleri ile baş başa kalır. Sarkma, ciltteki değişim, kontürün bozulması, kilo kaybı operasyonlarının bilinen birincil komplikasyonudur diyebiliriz. Hızlı kilo kaybından sonra vücut kütle indeksindeki (BKİ) ani değişim, aşırı yumuşak dokunun sönmesine ve dolayısıyla gereksiz cildin oluşmasına neden olur. Fazla cilt genellikle karında bulunur, üst kollar, uylukların içi ve sırt üstü de sıklıkla sarkan yerlerdir.

İşte bu noktada biz estetik cerrahlar devreye giriyoruz. Kontur düzensizliklerini ve sarkan fazlalık, gereksiz deriyi bedenden uzaklaştırmak için estetik cerrahi son derece yüz güldürücü sonuçlar almamıza fayda sağlıyor. Amacı yandaş hastalıklarından kurtulmak ve tabii ki özgüvenini tekrar kazanmak isteyen, 50-60 kilo vermiş bir hastanın, bu sefer de bu sarkan deri yığını ile baş başa kalması bile, belli başlı psikolojik sorunları da beraberinde getirdiği bir gerçek. Kısaca çoğu hastanın, kilo kaybından sonraki görüntülerinden memnuniyetsizlik yaşadıklarını söylemek mümkün. Bu sorunların en fazla görülen bölgeleri ise; üst kollar ve karın. Vücut kontür cerrahisi yapılan hastaların en dikkat çeken beklentisi ise kozmetik görünümün ve kendine güvenin iyileştirilmesi oluyor.

Neler yapılabilir?

Öncelikle Bariatrik ameliyatlardan sonra vücut şekillendirme cerrahisinin bu sürecin yönetimine dahil edilmesi bana göre zorunluktur. Çünkü her 5 hastadan 4’ü bu süreci yaşamaktadır.

Sarkmanın yaşandığı bölgeleri baz alarak düşündüğümüzde, şu prosedürler uygulanabilir:

Karın germe, abdominoplasti

Sırt germe

Meme estetiği, mastopeksi ve diğer meme estetikleri

Boyun veya yüz germe

Bacak germe

Kol germe brakioplasti

Peki ya izler?

Yapılan estetik müdahaleler sarkan cildin bedenden uzaklaştırılması üzerinedir. Bu sebeple bu işlem kesi yapılarak uygulanır. Operasyon sırasında kullandığımız farklı tekniklerle, kesi civarına yaptığımız kök hücre enjeksiyonlarıyla ve sonrası uygulanabilecek lazer tedavileriyle, kesi izleri oldukça fazla silikleştirilebilir.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Bülent Cihantimur

www.bulentcihantimur.com

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.