Dünya için güzel bir şeyler yapmak istediğiniz halde beceremediğinizi düşündüğünüz anlar oldu mu? Benim pek çok kez oldu. İşte bu anlarımdan birinde, barış hareketinin aktif temsilcilerinden olan Vietnamlı zen ustası Thich Nhat Hanh’ya inziva sırasında sorulan soruyla Thich Nhat Hanh'ın bu soruya verdiği yanıtın yer aldığı bir yazı karşıma çıktı. Zen ustasına sorulan soru şöyleydi; 

“”- Sevgili hocam, çok acı çekiyorum. Fiziksel acıya sebep olan kronik bir hastalığım var. Dünyada olanları aşırı şekilde önemserim.  Ben bir aktivistim. (Aktivist: Toplumsal değişme ya da politik değişiklik yapmak amacıyla kasıtlı bir biçimde eylem yapan kişi) Dünyadaki şiddet, yoksulluk ve çevresel tahribat konusunda umutsuzluk hissediyorum. Fiziksel acıyla yaşayanlara ve dünyada yaşananlarla ilgili çaresizlik hissedenlere ne tür uygulamalar yapmalarını önerirsiniz?

Thich Nhat Hanh’da şu şekilde yanıtlamış; 

Evet, Aktivistler olarak dünyanın daha az acı çekmesine yardımcı olacak bir şeyler yapmak istiyoruz. Ancak olaylara barışçıl yaklaşamadığımızda, içimizde yeterli seviyede şefkat olmadığında dünyaya yardım etme konusunda fazla bir şey yapmamış oluyoruz. Aslında tam merkezdeyiz. Dünya için bir şeyler yapmak isteyenler olarak her birimiz dünyayı temsil ediyoruz. Daha barışçıl olmalı ve öncelikle kendi acımızı azaltmalıyız. Barış, sevgi ve mutluluk kendimizle başlamalı. İçimizdeki acı, korku ve öfkeyle ilgilendiğimizde dünyayla da ilgilenmiş oluruz. 

Bir çam ağacı düşünün. Bu çam ağacı, dünyaya yardım etmek için neler yapabileceğini sormuş olsa, vereceğimiz yanıt şöyle olurdu; “Dünya için elinden gelenin en iyisini yapmak istiyorsan, güzel ve sağlıklı bir çam ağacı olmalısın”

Çam ağacının yanıtı, insanlar içinde geçerlidir. Dünyaya yardım etmek için yapabilecek temel şey, sağlıklı, sağlam, sevgi dolu ve kendimize karşı nazik olmaktır. Bu konuda ustalaştıkça diğer insanlar bize bakarak “o, bunu yapabilirse, ben de yapabilirim!” diyecek ve bu şekilde daha barışçıl olmak için özgüvene sahip olacaklar. 

Kendinizi ve dünyayı iki ayrı şey olarak düşünmeyin. Kendin için ne yapıyorsan dünya için de aynısını yapmış olursun. Odaklı ve nazikçe nefes aldığınızda, hayatta olmanın muhteşemliğini hissedin ve bunu dünya için yaptığınızı düşünün. Bu tür bir anlayışla pratik yaptığınızda, dünyaya yardım etmeyi başarabilirsiniz. Bu yapmak için yarına kadar beklemeye gerek yok. Bugün, hemen şimdi yapabilirsiniz.

Buddha bedeniniz ve duygularınızdaki acıyı azaltmak ve kendinizle uzlaşabilmeniz için pek çok yöntem önerdi. Bu inzivada da bedeninizdeki gerilimi serbest bırakma uygulamasıyla fiziksel ağrıyı azaltabileceğinizi öğrendiniz. Ağrı, gerilimin bir fonksiyonu olarak artar, gerilimi serbest bırakırsak azalır. Yatarak ya da oturma pozisyonunda gevşeme pratiği yapabilirsiniz. Ayrıca yürürken de rahatlama pratiği yapabilirsiniz. Her adımda gerginliği gidermeye yardımcı olabilirsiniz. Özgür biri gibi yürüyün. Bir şeyleri bırakın, hiçbir şey taşımayın ki daha hafif hissedin. Yanımızda hep bir yük taşıyoruz. İhtiyacımız olan hafif olabilmek için yükümüzü nasıl azaltacağımızı becerebilmektir. Oturduğunuzda, yürüdüğünüzde ya da uzatıp yattığınızda, gerginliği bırakmak ve ağrıyı azaltmak daha kolaydır. 

Buddha, acı veren durum abartıldığında acının da arttığını söyleyerek acıyı bir oka benzetmiştir. Acı çeken insanın bir ok tarafından vurulmuş gibi olduğunu, birkaç dakika sonra ikinci bir ok aynı noktayı geldiğinde acının iki katına çıktığını söylemiştir. İkinci ok, daha fazla acı verici ve yoğundur. Bu yüzden, acı ister fiziksel ister zihinsel olsun, onu olduğu gibi kabul etmeli, abartılmamalıdır. Kendinize şöyle diyebilirsiniz: “Nefes alıyorum, bunun sadece küçük bir fiziksel acı olduğunu biliyorum. Onunla arkadaş olabilir ve barış ilan edebilirim. Arkadaşlar edinebilir ve onlarla barış yapabilir ve hala gülümseyebilirim.” Acıyı olduğu gibi algılar ve abartmazsanız, onunla barış yapmak kolaylaşır ve bu kadar çok, acı çekmemiş olursunuz. Sinirlenip isyan ederseniz daha fazla endişe duyarsanız. Belki de öleceğinizi dahi hayal edebilirsiniz. İşte o zaman acı yüzlercesiyle çarpılır. Bu, ikinci ok, abartmaktan kaynaklanan ekstra acıdır. Ekstra acının ortaya çıkmasına izin verilmemelidir. Buddha “Abartmayın ki acı artmasın” demiştir. “”

Sizi bilmem ama bu açıklama bana ilaç gibi geldi. Bir süre bu bilgiye takılı kalmayı planlıyorum. Daha barışçıl bir dünya için böyle bir takıntıyı herkes deneyimlemeli. 

Her Daim Sevgi ve Işıkla

Sibel KAVUNOĞLU

 

 

Kaynak: Lion’s Roar.com