Ani bir hareket ya da yanlış pozisyonda uzun süre kalma gibi hareket yanlışlarında boyun tutulması çok sık rastlanılan bir durumdur. Kas ağrısı olarak ortaya çıkan boyun tutulması yarattığı etkilerle boyun fıtığı ile karıştırılabilmektedir. 
 
Bunun önüne geçilebilmesi için hastaların yaşadıkları ağrıları sorgulaması gerekmektedir. Boyun fıtığı ile boyun tutulması her ne kadar ilk başta benzer belirtilere sahip gibi gözükse de aslında kolay bir şekilde birbirinden ayrılabilmektedir. 
 
Özellikle bu belirtilerin süresi de birbirinden ayrılması konusunda belirleyici bir rol oynamaktadır. Uzun süre geçmeyen şikayetlerde muhtemelen boyun fıtığı ortaya çıkmaktadır. Boyun tutulması ise birkaç gün içerisinde kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. 
 
Boyun Fıtığı Belirtileri
Omurlar arasında yer alan disklerin yaşlanma ya da deformasyon sonucu elastikiyetini yitirmesi veya omurlar arasından dışarı doğru büyümesi ile fıtık ortaya çıkmaktadır. Boyun fıtığında en çok rastlanılan şikayet boyun ağrıları ile beraber kol ağrılarıdır. 
 
Fıtıklaşan diskler sinir uçlarına baskı yapar ve şiddetli bir ağrıya neden olmaktadır. Bunun yanı sıra kol veya el bölgesinde meydana gelen his ve kuvvet kaybı da boyun fıtığının belirtileri arasında yer almaktadır. Kas ağrıları ise genel olarak ellere kadar yayılmamaktadır. 
 
Ağrıların gece şiddetlenmesi hatta hastayı uyutmayacak hale getirmesi de boyun fıtığının belirtilerini boyun tutulmasının belirtilerinden ayıran bir başka etmendir. Ancak sadece bu belirtilere bakılarak hastada boyun fıtığının olduğunu düşünmek son derece yanlıştır. 
 
Tedavi Süreci
Boyun fıtıklarında tedavi, fıtıklaşmanın durumuna ve verdiği etkilere göre değişiklik göstermektedir. Omurilik ya da sinir üzerine herhangi bir şekilde baskı olmadığı durumlarda cerrahi yöntemlere başvurulmamaktadır. 
 
Bunun yerine bölgenin dinlendirilmesi, boyunluk kullanılması ya da ilaç tedavisi genellikle yeterli olmaktadır. Bu gibi uygulamaların hasta şikayetini gidermediği durumlarda ise fizik tedavi gibi yardımcı tedavi yöntemleri tercih edilmektedir. 
 
Bu uygulamaların hepsi fıtığın ilerlemesini önleyici ve hastanın yaşam kalitesini arttırıcı tedavi yöntemleridir. Bu yöntemlerin işe yaramadığı ya da fıtıklaşmanın ileri seviyede olduğu ve kuvvet kaybı veya his kaybı gibi ileri seviye şikayetlerin görüldüğü durumlarda ise tek çare cerrahi müdahalelerdir. 
 
Op. Dr. Çağatay Kemerli
Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı