Merhabalar Sevgili Okurlarım,
Sizlere bugün ‘burun konkaları’ndan bahsetmek istiyorum.
 
Burun, vücudumuzun hava trafiğini sağlayan organıdır. Havayı filtre eder, tozlardan korur, solunan havayı nemlendirir. Burun içinde konka adı verilen, solunan havayı akciğere yönlendiren ve içleri damar ağıyla kaplı olan etler bulunmaktadır. Halk arasında burun eti olarak bilinen konkalar, kaliteli nefes alabilmemizi sağlar.
 
Konkaların Birçok Görevi Var
Burun etlerinin büyümesinin, akciğere giden temiz havanın kalitesinin düşmesine neden olabilir. Çok fazla görevi bulunan burun etleri, aynı zamanda nefes döngüsünü de sağlayarak akciğerlere temiz havanın gitmesine yardımcı olur. Halk arasında burun eti olarak bilinen konkaların içleri, kan damarı ağı ile kaplıdır. Bulunan ortamın sıcaklığına göre etler şişerler ya da küçülürler. Soğuk havalarda kan damarlarının içi kanla dolar ve solunan soğuk havayı ısıtır. Burun etlerinin şişmesi, kaliteli nefes döngüsünü olumsuz etkiler ve tedavi edilmesi gerekir.
 
Burun Etleri Neden Şişer?
Burun etleri, burnun sağ ve sol olmak üzere her iki tarafında genel olarak 3’er adet bulunmaktadır. Burun içerisindeki konumlarına göre üst konka, orta konka ve alt konka olarak ifade edilmektedir.
 
Alt burun etleri (alt konkalar) normal işleyişleri gereği küçülür ya da büyürler. Ancak fazla büyüyerek şişmesi, sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Burun etlerinin şişmesinin, en belirgin etkisi burun tıkanıklıklarıdır. Kısa süreli burun tıkanıklıkları, bir sorun teşkil etmez. Ancak uzun süreli bir burun tıkanıklığı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.
 
Burun etlerinin şişmesinin birçok nedeni olabilir. Sigara dumanı, alerjiler, sinüzitler, sıcaklık değişiklikleri, çevre kirliliği gibi nedenlerden dolayı burun etleri şişebilir. Bunun yanı sıra; sinüzit, burun iltihapları, burun kemik eğriliği gibi nedenler de burun etlerinin şişmesi neden olabilmektedir. Burun eti şişmeleri olan hastalar tedavi edilmezse hayat kaliteleri düşebilir, farklı sağlık sorunlarına neden olabilir. 
 
İlaç Tedavisi ve Konka Cerrahisi 
En sık görülen burun eti rahatsızlığı ‘alt konka hipertrofisi’dir. Alt konkadaki büyüme, çoğunlukla doku kaynaklı büyüme ya da kemik büyümesi şeklinde gerçekleşmektedir. Hangi yapıda bir büyümenin gerçekleştiği, tedavi seçimi sürecinde önemlidir. 
 
Burun etlerinin şişmesi neticesinde ilaçlı tedavi uygulanabilmektedir. Ancak ilaçlı tedavi uzun bir süreye yayılmaktadır. Uzun süren ilaç kullanımı birtakım yan etkiler oluşturmaktadır. 
İlaç tedavilerinin etkili olmadığı durumlarda cerrahi müdahale tercih edilmektedir. Yapılan müdahalelerle normalden fazla büyüyen burun eti küçültülmektedir.
 
Konka cerrahisinde başvurulan en etkili yöntemler, radyofrekans, mikrodebrider ve konka plastik teknikleriyle yapılan küçültmedir. Radyofrekans, lokal anestezi ile yapılan günübirlik bir işlemdir. Burun içi uyuşturularak yapılan işlemler kısa sürede ve ağrısız olarak gerçekleşmektedir. Bu uygulamada, tampon kullanılmaz ve hasta sosyal hayatına hızlıca dönebilir. Yapılan müdahale sonucunda burun eti şişer ve burun tıkanıklığı hemen düzelmez. İkinci haftadan itibaren burun içinde kabuklanma görülebilir. Kabuklanma 2-3 hafta sonra düzeldiğinde, burun tıkanıklığı oldukça rahatlar.
 
Mikrodebrider cerrahisinde genel anestezi gerekebilir. İşlem sonrası burunu tam kapatmayan 2 günlük hafif tamponlar kullanılır. Uygulanan cerrahi müdahaleler sonrasında, burun etlerinde büyümeler, küçültülerek burnun sağlıklı işleyişi tekrar kazandırılmış olur. Konka plastide, konkaya yapılan bir kesi ile içindeki kemik bir miktar küçültülür ve bununla birlikte bir miktar doku da alınır.
 
Radyofrekans ve mikrodebrider yöntemleri, daha çok burun eti dokusunun çok büyüdüğü durumlarda sonuç alabildiğimiz yöntemlerdir. Eğer konkanın kemiği çok büyükse konka plasti daha etkili olabilir. Ancak kemik büyümesi çok görülen bir problem olmadığından konkaplastiye nadiren gerek duyulur.
 
Tüm bu uygulamalarda bir hafta süren burun tıkanıklığı ve sonrasında 1 ay süren burun içi kabuklanma olağandır. Tüm cerrahiler sonrasında konkalarda yeniden büyüme oranı çok düşüktür. Genel olarak bahsetmek gerekirse bu oran %5’ten daha azdır. Ancak hastanın konkalarını büyüten; alerji, sigara, çevre kirliliği gibi etkenler devam ettiğinden, zaman zaman tekrar ilaç tedavileriyle bu soruna çözüm getirilebilir.
 
Radyofrekans tek başına yapılacaksa lokal anestezi ile yapılabilen günübirlik bir işlemdir. Burun içi uyuşturulduktan sonra yapılan işlemler kısa sürede ve ağrısı olarak gerçekleştirilir. Tampon uygulanmaz ve hasta günlük hayatına aynı gün dönebilir.
 
Bir hafta süren burun tıkanıklığı ve sonrasında bir ay süren burun içi kabuklanma olağandır. Mikrodebrider cerrahisi ise genel anestezi gerektirebilir ve işlem sonrası burunu tam kapatmayan 2 günlük hafif tamponlar uygulanabilir.
 
Her iki cerrahi sonrasında da konkalarda yeniden büyüme oranı çok düşüktür (%5’den daha az ). Ancak hastanın konkalarını büyüten ana etken (alerji, sigara, çevre kirliliği vs.) Devam ettiğinden zaman zaman tekrar ilaç tedavisi gerekebilir.
 
Ameliyat Risk Taşıyor mu?
Ameliyat riski yapılan cerrahi yönteme göre değişir. Tamamen uyutularak yapılan işlemde anestezi riski çok nadiren olabilir. Bu risk yaşa ve eşlik eden hastalık olup olmamasına göre değişir. Ameliyat sonrası nadiren kanama olabilir. İyileşme döneminde burun içinde kabuklanma ve kuruluk görülür.
 
Soğuk Cerrahi ve Radyofrekans
Ameliyat yöntemleri yukarıda sayıldığı gibi soğuk cerrahi ve radyofrekans şeklindedir. Soğuk cerrahide, şişen etler kesilerek çıkarılır ve bununla birlikte bir miktar kemik alınabilir. Bu durum çok sık gözlenmediğinden, bu yöntem de çok sık kullanılmamaktadır. Et büyümesinin çok fazla olduğu burun arka kısmına taşarak büyüdüğü durumlarda, kısmi olarak çıkarma da yapılabilir. Radyofrekans yönteminde büyüyen etin içine yerleştirilen bir elektrotla radyo dalgaları ile ısı verilir. Yaklaşık 70-80 dereceye kadar ısıtılan doku küçültülür. 
 
Ameliyat Sonrası Sprey Kullanımı Önemli
Ameliyattan sonra 4-8 hafta sonunda iyileşme tamamlanır. Bu süre zarfında şiddetli sümkürme yapma kanamaya yol açabilir. Burunda kuruma ve kabuklanma olduğu için nemlendirici spreyler, deniz suyu spreyler iyileşmeye yardımcı olur.
 
Hepinize sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dilerim…
 
KBB Hastalıkları Uzmanı
Doç. Dr. Ozan Seymen Sezen