“Prison Break”, efsanevi kaçış sezonundan sonra giderek irtifa kaybetti ve görkemine gölge düşürdü adeta. Yine de bana göre izlenmesi gereken ilk 10 dizi arasına girmiştir

Bu ay “Nasıl Bilirdiniz”de hapishaneden kaçış dizisi olan “Prison Break”le anılarımızı tazelemek istedim. 2009 yılında ekranlara veda eden yapım, kısa sürede fenomen olmuş başrol oyuncusu Wentworth Miller da fanlarını yaratmıştı. Dizinin kurgusu ve o kurgunun akıllıca planlanması sonucu oldukça heyecanlı bir ilk sezon izletti bize. İçine bir tutam aşk ve psikopat mahkumlar eklenince yapım tadından yenmez bir hale geldi.

Büyük plan dövmede gizli
Başkan Yardımcısı’nın kardeşini öldürmek suçundan idama mahkum edilen Lincoln Burrows, derin bir kumpasın içinde belli olan sonunu beklemektedir. Kardeşi Michael Scofield tüm yasal yolları kullanmış ama abisini aklamayı başaramamıştır. Öyle ki “şirket” adı verilen oluşumun kurguladığı bu oyun devletin içine kadar işlemiştir. Fakat zeka küpü inşaat mühendisi Michael’ın abisinden vazgeçmeye niyeti yoktur. Önce düzmece bir soygun yapıp hüküm giyer ardından sağlık sorunlarını bahane gösterip abisinin yattığı Fox River Hapishanesi’ne girer. Tek çaresi kalmıştır, suçsuz olduğuna inandığı abisini kaçırmak...
Kas yığını abi bu çılgınlığa çok kızar ama gözden kaçırdığı birçok nokta vardır. Michael, Fox River’ı inşaa etmiş ve hepsinden önemlisi planları vücuduna dövme yaptırmıştır. Kaçış planı, gelecekleri hatta binanın imar durumuna (!) kadar tenindedir artık.

İki farklı dizi
“Prison Break”, özellikle kaçış sahnesiyle heyecandan hop oturup hop kalkmamıza sebep oldu. Aklıma geldikçe yaşadığım stresi, karnıma giren ağrıları hatırlıyorum. Ufak tefek mantık hatalarına rağmen dizinin iki sezonu efsanedir onu söyleyeyim. Akıllı kurgusu ve senaryosu yanında o hataları da görmezden geliverin artık.
Dizi bu temposuyla kült sınıfına girecekken gereğinden fazla uzatılması sebebiyle açıkçası tadının kaçmasına sebep oldu. Heyecanlı kaçış başarıyla sonuçlanıp dizi hapishane dışına taşınınca aynı tempo kalmadı maalesef. Yapımcılar da çareyi çok tutan numarayı yeniden denemekte buldular. Ve Michael’ı bu defa Panama’da bir hapishaneye soktular. Ama aynı yemek üst üste ikinci kez yenmez, özellikle dizi dünyasında... Beklenen o ki aynı lezzeti, aynı heyecanı vermedi ve
“Prison Break” fanatikleri kızacak belki ama son iki sezon basit bir Amerikan macera filmi koşuşturmasından öteye gidemedi. Dizi bu haliyle iki ayrı hikaye gibi duruyor. Elimizdeyse Michael Scofield ve Sarah Tancredi aşkı kaldı. O da “finalde fazla mutlu son vermeyelim” endişesiyle gözyaşı eklenerek eski Türk filmlerinden hallice bir şekilde noktalandı.

Wentworth Miller yanılgısı
Dizide Michael Scofield’i canlandıran Wentworth Miller, kısa sürede hatırı sayılır bir hayran kitlesine kavuştu. Açıkçası kendisini yeni dizilerin sağlam rollerinde göreceğimden oldukça emindim. Fakat “Resident Evil” film serisi ve çeşitli dizilere konuk oyuncu olmasının dışında başka bir yapımda onu göremedik. Asıl çıkışı sevgilisi rolündeki Sarah Wayne Callies’in yaptığını hatırlatmalıyım. Aktrist, “The Walking Dead”in önemli rollerinden birinde yer bulmayı başardı.
Hâlâ izlemediyseniz “Prison Break”i düşen temposuna rağmen ve ilk sezonunun hatırına pas geçmemenizi öneririm. Belki bir “OZ” değil ama Michael’la birlikte Fox River’a girin, acımasız ve kaypak mahkum T-Bag’le tanışın, gardiyan Bellick’i oyuna getirin.

KAÇIŞTAN SONRASI YALAN

DİZİNİN KÜNYESİ
Wentworth Miller (Michael Scofield)
Dominic Purcell (Lincoln Burrows)
Sarah Wayne Callies (Sara Tancredi)
Robert Knepper (T-Bag)

KISA KISA...
- ”Doctor Who”nun 12. doktoru Peter Capaldi oldu.
-“Sons Of Anarchy”nin 7. sezonunun final olacağı açıklandı.
- Fox, “Broadchurch”ün Amerikan versiyonunu çekecek.