Anne/babalar için çok hassas iki konu varsa, biri uyku biri de yemek. Çocuğumuzun ne yediği ve ne kadar yediği bizler için çok önemli şüphesiz. Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada raflar, hazır/paketli gıdalar, hormonlu tohumlar, ilaçlı besinlerle dolu. Bu konuya kafayı fazlaca taktığınızda insanın psikolojisinin bozulmaması çok zor. Bence asıl olan çocukların ne kadar yedikleri değil. Ne yedikleri ve yedikleri gıdaların besin değerleri. Çünkü besin değeri düşük gıdalar çocukları beslemediği gibi, sağlıklarını da bozuyor.

Yedikleri çocuğumu besliyor mu?
Son dönemde çıkan şarbon haberleri, tavukla ilgili yıllardır söylenenler, her tarafımızı saran ve çocuklarımızın aklını çelen paketli gıdalar derken, eve ne alacağımızı, çocuklara ne yedireceğimizi şaşırdık. Elbette konuyu sorun haline getirip, çocuğumuzda beslenme konusunda bir takıntı yaratmamak gerek ama ebeveynler olarak çocuklarımızın ne yediğinden sorumluyuz. İyi beslenmek bir lüks haline geldi maalesef. Ama bu konuda hala yapabileceklerimiz var. Elimiz her zaman çocukların yediklerinin üstünde olmalı, ulaşabildiğimiz kadar doğru ürünlere ulaşmalı ve çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlıkları oluşturmalıyız. Ve yanlış gördüğümüz her şeyi avazımız çıktığı kadar bağırmalıyız. Uzun vadede sağlıklı bir beden/zihin bütünlüğü ve hayat yaşamaları için buna mecburuz.  

Bu konuda çok güvendiğim insanlardan biri olan, kurduğu İpek Hanım’ın Çiftliği ile binlerce çocuk büyüten sevgili Pınar Kaftancıoğlu ile beslenme üzerine konuştum.

Beslenme konusunda ebeveynlere neler önerirsiniz?
Hazır olan hiçbir şeyi evlerine almasınlar. Ketçap, mayonez, çikolata sosu, dondurma, meyveli yoğurt gibi şeyleri evde yapmayı deneyebilirler. Bunlar çocuklar için çok tehlikeli. Paketli olan her şeyden korkun. Çocukları uzak tutun. Çocuklar onu yemez, bunu yemez diyoruz ama asıl biz engelliyoruz. Biz ne koyarsak önlerine onu yerler. Bu konuda katı olmalıyız.

Mevsim meyvesi, mevsim sebzesi yedirin. Donduruculara gıda doldurmayın. Mevsim geçişleri insan bedeni içindir. Çocuğunuz kışın bezelye yemesin, kış sebzeleri yesin. Mesela kışın salatalık yiyen beden üşür. Beden onu istemiyor ve sonra hastalanıyor.

Çocuğa acıya acıya acınacak hale getiriyoruz.
Anne babaların insiyatifi çok önemli. Gıda konusunda her zaman kuralları biz koymalıyız. Biz nasıl alıştırırsak öyle gider. Yedikleri her gıdanın besin değerini istedikleri laboratuvarda yaptırabilirler. Kimsenin analizine güvenmesinler. Benim tavsiyem yumurta, süt, tereyağ gibi temel ürünleri yaptırsınlar. Gıdaların protein değeri, yağ oranı çok önemli. Mesela yumurtanın proteini yüksek ve yağı düşük olmalı. Endüstriyel yumurtalarda ise yağ yüksek, protein düşük çıkıyor.

Kavramlar çok kafa karıştırıyor. İyi tarım/doğal tarım/organik ayrımı nedir?
İyi tarımda ilaç kontrollü yapılır. Keşke herkes iyi tarım yapsa. Doğal tarım ise hiç ilaçsız yapılır. İlaçsız tarım mümkün. Ama sadece domates üreticisi olsam doğal tarım yapamam. Ama ben yapıyorum çünkü ziyan olan domateslerden, kuşbaşı, salça, sos falan yapıyorum. Yaşayan salyangoz, yaşayan kurt doğal tarımın olmazsa olmazıdır. Organik kısmına gelince, Türkiye’de organik tarım yapabilmek mümkün değil. Çünkü o kriterleri karşılayacak alan yok. O nedenle organik ürünlere inanmıyorum.

Sizce doğru beslenme nasıl olmalı?
Beslenme gelenekseldir. Dedeniz, babaanneniz sizi nasıl beslediyse, çocukluktaki sofranızla devam edin. Bizim ülkemizde, ne ithal edilecekse o popüler oluyor. Sonra da modası geçince kötüleniyor. Gıda şifadır ama bozuk tohum, bozuk toprak, üstüne yanlış ilaçlama, ortaya zehir çıkıyor.

İyi beslenmiş, gıdasını tam almış çocuk, hem fiziksel açıdan hem zihinsel açıdan sağlıklı olur. İyi beslenmeyen inekler mesela birbirlerine saldırırlar. GDO’ların psikolojik anomalileri var. 2 yaşından sonra inekler hep hastalanıyor. Çocuklar da tıpkı böyle. Beslenme sandığımızdan çok daha önemli. Çocukların beslenmesinin yüzde 40’ı karbonhidrat olmalı. Tabii buğday, doğru buğday ise.

Çocuklar tüm gün okulda yiyip, içiyor. Okullardaki menüler hakkında ne diyeceksiniz?
İyi bir okul, çocuğa besleyici bir yemek menüsü sunmak zorunda. Veli olarak, hangi ürünü nereden aldığını öğrenmelisiniz. Gerektiğinde haftalık menülere müdahale edebilmelisiniz. Hazır gıdalar verip, vermediklerini sorgulamalısınız.

Israr ve isyan ederek bir yol alabileceğimize inanıyorum. Böceği öldüren ilaç, uzun vadede bizi de öldürür. O yüzden umudum annelerde. Toplanıp karşılaştırmalı analizler yapsınlar, isyan etsinler, bağırsınlar.