Son dönemde psikoloji bilimi herkesin ilgisini çeker oldu ve popüler bir hale geldi. Fakat popüler kültüre malzeme olmayacağından biz lisanslı ruh sağlığı meslektaşları olarak emin olsak da bir grup yeni ismi lazım değil meslekler türedi. Hayır yani senin bir psikolojin olması bu konu üzerinde söz sahibi olduğun anlamına gelmez. Bak yine çok sinirlendim, stres oldum durduk yerde ya… Neden şimdi bu kadar gerildim ben? ‘Sanırım mevsim geçişinden’ diyorsanız çok doğru yazıdasınız.

Havanın soğuması, çabucak kararması, yağış ve günlerin kısalması ile birlikte iyice kış mevsimini hisseder olduğumuz şu dönemde kendini mutsuz, umutsuz, alıngan ve öfkeli hissediyor olabilirsin. Halbuki sabah erkenden uyanıp, işe veya okula gitmek yerine tüm gün miskin miskin pijamalarınla, bir elinde tv kumandası, bir elinde akıllı telefonun instagram sayfalarında saatlerce sınırsız wifi bağlantısıyla takılmak, abur cubur yemek, boş boş zaman geçirmek istiyor olabilirsin. Tüm bu ruh hali, özellikle mevsim geçişlerinde oluyorsa mevsimsel depresyon hakkında biraz bilgi birikimi ile bu süreci daha kolay atlatabilir, atlatamıyorsan da destek almak gerektiğini fark edebilirsin.

Psikoloji biliminin çok cool ve en popüler hormonu: Serotonin !

Beynin önemli ruh hali düzenleyici nörotransmitterlerinden olan serotonin, kış döneminde azalarak zihni ve bedeni depresyona sürükleyebilir, modunuzu düşürebilir. Serotonin düzeyindeki dalgalanmalar doğrudan depresyon, saldırgan davranışlar, anksiyete ve ağrıya duyarlılığı arttırabilir.

Mutluluk Hormonu: Serotonin

Mutluluk hormonları bir arkadaş grubu gibidir aslında endorfin, oksitosin, dopamin ve tabi ki grubun herkes tarafından sevilen ve popüleri serotonin. Duygu durumlarından, sosyal ve cinsel davranışlara, öğrenme, hafıza, uyku, iştah, kas faaliyetleri gibi etki alanı yüksek bir hormon. Yani çok önemli. Özellikle depresyonla arasında güçlü bir ilişki olduğu yapılan çalışmalarca kanıtlanmış durumda. Depresyonun medikal tedavisinde antidepresan ilaçlarla kullanılıyor.

Peki mevsim geçişlerinden olumsuz etkilenmemek için neler yapabilirim?

Olabildiğince gün ışığından faydalanmak gerekiyor. Eğer ofis ortamında çalışıyorsan bile bir ara 1-2 dakika muhakkak dışarıya çıkmayı dene iyi gelecek. Eğer dışarıya çıkamıyorsan çalışma ortamını olabildiğince aydınlık tut.

Serotoninin yapı taşı olan triptofan düzeyi ezgersizle artıyor. 30 dakikalık bir yürüyüş bile serotonin seviyen üzerinde oldukça etkili. Düzenli egzersiz alışkanlığın veya imkanın yoksa ki imkanım yok düşüncesi bir bahane, işe veya okula bazı günler yürüyerek gidebilir, uzak mesafeyse ve toplu taşıma kullanıyorsan bazı günler 1 – 2 durak erken inerek yine yürüyebilirsin. Düzenli egzersiz alışkanlığı olanlar spor sonrası o mutluluk varya işta tam da o serotonin.

Ay ne iyi olurdu dediğinizi duyduğum masaj çok önemli bir etken. Stres hormonu olan kortizol seviyesi masajla düşerken yerini mutluluk hormonu olan serotonin alıyor.

Düzenli uyku kesinlikle serotonin seviyeniz üzerinde olumlu bir etki yaratıyor.

Bir instagram paylaşımımda bahsetmiştim güzel anılar, eski fotoğraflar, size yazılmış biriktirilmiş bazı notlar ve bunları hatırlamak o anı defterini ya da kutusunu açmak, bir arkadaşla paylaşmak, en basiti akıllı telefonlar hayatımızı şöyle güzelleştirsin anı kutusundan çıkan ve sana tebessüm ettiren o notu veya fotoğrafı o arkadaşınla paylaş hadi, iyi hissettiriyor.

Fazla kafein, şeker ve alkol tüketimi serotonin seviyesini düşürüyor. Baklagil, peynir, yumurta, kuruyemişler, somon ve ton balığı, tavuk ve hindi eti, tam tahıllı gıdalar ve tabi ki serotonin kelimesini gördüğün andan itibaren zihninde zil çaldıran ‘bitter çikolata’ gibi sağlıklı bir beslenme stilin olmalı. Bunun için kulaktan dolma bilgilerle değil de bir beslenme ve diyet uzmanı ile görüşebilirsin.

Ve en az bitter çikolata kadar sevdiğim, sanat. Yaratıcılığınızı ortaya koyduğunuz herhangi bir uğraş, fotoğraf çekmek, resim yapmak, mandala boyamak, yemek yapmak, tatlı yapmak, şiir yazmak gibi herhangi bir şey serotonin seviyenizi oldukça yükseltecektir. Sanat demişken kış aylarında özellikle İstanbul’da yaşıyorsan eğer sanatsal faaliyetler için imkanlar daha fazla. Kışa kötü bir şeymiş gibi bakma, bakış açını değiştirip olumlamaya başla.

Sevgiyle…

Psk. Dan. Gizem KOLÇAK

www.gizemkolcak.com

@pskdangizemkolcak

pskdangizemkolcak@gmail.com