Duvara “Sanat” İşlemek
 
İlk insanlar ile başlayan hayat döngüsü, hızlı bir ivme kaydederek bugünlere gelmiştir. Atlarla mevsimsel olarak, mekân değiştiren göçebe insanlar, tarımın gelişmesi ve hayvancılık ile yerleşik hayata geçmiş ve bugün ki yaşam düzeninin temelini oluşturmuştur. 
 
Mağara duvarlarına resim yaparak başlayan sanat ise, topraktan elde edilen çamuru kullanıp, çanak, çömlek yaparak gelişmiş, akabinde toprak ve çeşitli materyaller kullanarak yapılan duvar ile sanatta ve onun kolu olan mimaride bir devir başlamıştır. Konuyu uzatmadan ilk insanlar sanata ve görselliğe en az bizler kadar önem vermişler, yaşam alanlarına resimler, tablolar yapmış ve asmışlardır. 
İşte bugün ki konumuzun doğuşu “duvara sanat işlemek”  mağaralarda, duvarlara şekiller, bizonlar, atlar yaparak başlamış değişen yaşam alanlarıyla duvarlara resim, tablo, minyatür asarak, camları boyayarak gelişmiştir. 
 
Mağaralardan çamurdan evlere, saraylardan yalılara derken, değişen mekân döngümüzde çoğumuz apartman dairelerine tıkalı kaldık bu değişimde. Hiç düşündünüz mü gününüzün kaç saati nerede geçiyor diye? Yaklaşık sekiz-on saati iş yerlerimizde, iki saati yollarda, kalan oniki saati de evimizde geçiyor. Yani ömrümüzün yarısı…
Bu sonuçlar gösteriyor ki ömrümüzün yarısının daha yaşanılası olması için evimizi, yaşam alanlarımızı güzelleştirmeliyiz. 
 
Nasıl mı?
Yukarıda bahsi geçen şekiller de, duvarımıza sanatı işleyerek…
 
1-Orijinal veya Kopya (Reprodüksiyon) Yağlı Boya Tablo;
Mekânınıza uygun tabloyu yapabiliyorsanız, kendiniz yapıp çerçeveletip asabilirsiniz. Her gelen misafire “işte bunu ben yaptım”ın havası da bonus olarak keyfinize eklenecektir. 
Yapamıyorsanız, birçok yerden temin edebileceğiniz, mekânınızın tasarımına uygun ve ekonomik tablolar ile duvarınızı zenginleştirmeniz mümkün. Klasik dizayn edilmiş bir mekânı canlı hale getirmek için ünlü oryantalist ressamların eserlerini kullanmanız ortamın havasını anında değiştirecektir. Ahşap ve dore çerçeveler kullanarak ta tablonuz orijinal görünecektir. 
 
Reprodüksiyonlarına rahatlıkla ulaşabileceğiniz bazı tablolar; kırmızı renk koltuklarınız var ise, Osman Hamdi Bey'in / Kaplumbağa Terbiyecisi, mor renk hâkimliğinde bir mekân ise yine Osman Hamdi Bey'in / Leylak Toplayan Kız tabloları ortamı çok güzel tamamlayacaktır. Sarı ve pastel tonlarda ki bir mekân için yine oryantalist bir ressam olan, Fabius Brest’in / İstanbul Tablosu, her renkle uyum sağlayabilen Alberto Pasini’nin / At Pazarı adlı eserini kullanabilirsiniz.
 
Daha soft renklere sahip koltuklar, perdeler beyaz tonları duvarlar ile tasarlanmış keskin çizgili modern bir yaşam alanında geçiriyorsak ömrümüzün yarısını ki modern çağın ağırlıklı yaşam alanları bu şeklide. Evimizin tasarımını bozmadan, yani çizgimizden çıkmadan modern tablolar tercih etmeliyiz.
Müziğe ilginiz varsa başköşeye konduracağınız tablo kesinlikle, Pablo Picasso’nun / The Old Guitarist’i
olmalı. Biraz klasik olsun ama modern çizgimizden de ödün vermeyelim derseniz Leonardo da Vinci’nin / Erminli Kadın tablosunu öneririm.
 
2-Kanvas Tablo;
 
Kanvas tablolar; tuval bezine dijital baskı yöntemi ile aktarılan resmin kasnaklanmasıyla elde edilir. Estetik olarak daha çok modern ve keskin çizgili mekânlarda kullanılması taraftarıyım, mesela barok çizgilerle tasarlanmış bir salonda kötü duracağına eminim.
 
Bu işin püf noktası mekânınızın ağırlık rengine uygun tonlarda kanvaslar tercih etmekte, kanvaslar biraz daha soft renkler ile daha hoş durmakta. Tabi renk kadar üzerindeki objeler, şekiller ve resim önemli.
Mutfağa koyacaksanız kahve temalı mükemmel kanvaslar var, salon duvarına asacaksanız daha soyut çalışmaları öneriyorum.
Manzara ve meyve gibi somut kanvaslardan kaçmanınız salonunuza yapacağınız en büyük iyilik olur.
 
3-Ayna;
 
4 bin yıl önceye dayanan aynanın hikâyesi, İtal¬ya’nın kuzey kesimlerinde, yanardağ lavları¬nın parlak artıklarının cilalanmasıyla başlıyor. 1835 yılında, Alman kimyageri Justus von Liebig tarafından geliştirilip bugünlere geliyor. 
 
Ayna ile sanatın ne alakası var diyeceksiniz. Evet, aynanın birebir sanatla alakası yok, kimyayla daha alakalı diyebiliriz. Ortamda yaşattığı ferahlık ve tazelik duygusu, küçük alanları olduğundan büyük göstermek gibi sihirleri de olduğuna şahit olacaksınız, kullanılan muazzam çerçeveler ile de kendini sanatın içine nasıl aldığını göreceksiniz.
 
Tablolarda bahsettiğim gibi mekânınızın tasarımına uygun çerçeveler tercih etmelisiniz. Gümüş ağırlıklı bir salonunuz varsa gri ve metalik tonlarda gümüş efektli çerçeveleri kullanmanız tamamlayıcı olacaktır. Sarılar, altınlar, yaldızlar varsa tabi ki dore çerçeveler seçeceksiniz. Bembeyaz duvarlar, mavi koltuklar bodrum havasında bir salondan bahsediyorsak, mavi camgöbeği çerçevelerle bodrum büyüsünde olacağınız tartışılmaz son. 
 
3-Duvar Saati;
 
Saat, ilk defa MÖ 4000'lerde Mısır'da kullanılmaya başlanmıştır. Güneş saati, kum saati derken günümüze kadar değişip gelişerek gelmiştir. Artık ihtiyaçtan çok aksesuar gibi kullanılan saat, duvarlarda da aynı görevi görmektedir. 
 
Duvar saati de tablo ve ayna gibi mekân tasarımınıza uygun seçilmelidir. Modern bir salonda guguk kuşu saat ne kadar kötü olacaksa, victorian tarzda tasarlanmış bir mekânda, elektronik duvar saati, milyarlar harcanan tasarımı, anında fiyaskoya çevirecektir.
Dolayısıyla duvar saati tercih ederken mekânınızı iyice analiz etmenizde yarar var.
 
4-Duvar Stickerları;
 
Stickerlar, arkası yapıştırıcı bir malzeme ile sıvanarak korumayla kapatılmış, modern mekânlarda rahatlıkla kullanılacak bir üründür. Uygulaması çok kolaydır ve ekonomiktir.
Özellikle çocuk odalarında, evin minik kahramanları için Superman, Spiderman, Barbie gibi karakterleri barındıran stickerlar kullanmak, çocuğunuzun odasının havasını çizgi film setine dönüştürecektir. 
 
5-Raflar;
 
Kitapları, fotoğraf çerçevelerini, biblolarınızı, raflarda şık bir şekilde sergileyebilirsiniz. Raflar, boş kalan duvarınızı hem canlandırır hem de toparlayıcı bir eleman olduğundan dağınıklığı önler. Modern mekânlarda, daha sade asimetrik raflar kullanabilirsiniz. 
 
İpucu 1: Yağlı boya tablolarınızın üzerine, aplik aydınlatma ürünleri kullanabilirsiniz. 
İpucu 2: Kanvas tabloların içine yerleştireceğiniz gizli led ile hem tablo hem de aydınlatma ürünü elde etmiş olacaksınız. 
İpucu 3: Rafların alt yüzünden geçireceğiniz gizli led ile sergilediğiniz ürünlerin daha dikkat çekici olmasını sağlayabilirsiniz.
 
                                   Herkese sağlıklı, mutlu ve bol “boya kokulu” günler diliyorum.
 
Süleyman Fatih KURUÇ / İnşaat Mühendisi / Tasarım Uygulama Uzmanı
İnstagram : /sf_kuruc, /limondekor
Facebook : /suleymankuruc / limondekor