Zeki Sayın Merkez Bankası'na mı gidiyor?

Paha biçilemeyen hazine varlığı




Bu yazıyı okuduğunuzda yerel seçimler için oy verme işlemi başlamış olacak. Sonraki gün Türkiye nasıl bir siyasi tabloya uyanır bilemiyoruz. Yanıtını aradığımız soru şöyle: "Yerel seçimler sonrası AKP hükümetinin yönetme tarzında ne tür değişiklikler olacak?" Bu sorunun erken yanıtlarını bulmak gayreti içinde iki genel kurula dikkatinizi çekiyoruz.

1 Nisan şakası
Merkez Bankası, 1 Nisan'da olağan hissedarlar genel kurulunu toplayacak ve banka meclisi ile denetleme kurulunda ikişer üye değişecek. Banka meclisi en üst organ konumunda bulunduğu için önemlidir. Üye atamaları çoğunluk hisseyi elinde tutan Hazine adına bakan tarafından yapılır.
Merkez Bankası yönetimine kadar ulaşan söylentilere göre Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın görevinden alınarak banka meclis üyeliğine getirilecek. Değiştirilecek ikinci üyenin de yine kamu bankaları yönetiminden geleceği belirtiliyor.
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan göreve geldikten sonra İlker Parasız ve Durmuş Yılmaz'ı meclis üyeliğine atamıştı. Yeni iki atamayla birlikte Babacan'ın meclis üyeliğine getirdiği isim sayısı 4'e çıkacak. Merkez Bankası başkanı dahil 7 üyeden oluşan mecliste çoğunluk üye sayısı Babacan tarafından belirlenmiş olacak.
Ziraat ve Halk bankalarının genel kurulları nisan ayının ikinci yarısında, (kuvvetle ihtimal 19 Nisan'da) toplanacak. Genel kurullarda Ziraat ve Halk bankaları yönetimlerinin ayrılıp ayrılmayacağı, mevcut yönetimin göreve devam edip etmeyeceği belli olacak.

Bakanla konuşulacak
Kamu bankaları genel kurullar tarihi, ana sözleşmeye aykırılık gösteriyor. Ziraat ve Halk Bankası'nın virgülüne kadar aynı olan ana sözleşmelerine göre genel kurulların en geç mart ayı sonuna kadar toplanması gerekiyordu. Ana sözleşmede genel kurul tarihinin belirleyen hükümler şöyle:
Madde 8: Banka olağan genel kurulu hesap döneminin bitimini takip eden 3 ay içinde yapılır.
Madde 28: Banka hesap dönemi ocak ayının birinci günü başlar, aralık ayının son günü sona erer.
Edindiğimiz bilgilere göre genel kurulları için belirlenen ilk tarih 31 Mart oldu. Ancak sonradan bu tarih "Bakanla yapılması gereken" konuşmalar nedeniyle ertelendi.

IMF: Yönetim değişsin
IMF, mevcut banka yönetimlerinin özelleştirmeyi engelleyen nitelikte işler yaptığından şikâyet ederek Bakan Babacan'dan yönetimleri değiştirmesini istemişti. Genel kurullar Babacan'nın IMF isteğine uyup uymayacağı konusunda gösterge olacak.
Siyasi kulislere yansıyan ve IMF'den gelen talepten daha da önemli başka bir bilgi daha var. İddia şöyle: Babacan ekonomi yönetimindeki hakimiyetini perçinlemek adına banka yönetimlerinde değişiklik yapacak. Çünkü mevcut yönetimin atanmasında Babacan'ın ciddi hiç bir rolü olmamıştı. Geçen yıl mart ayında yeni yönetim atanırken öne çıkan isim AKP Genel Başkan yardımcısı Nazım Ekren oldu; nihai onayı Başbakan Tayyip Erdoğan verdi. Gelinen noktada yönetime girecek isimler yine Erdoğan'ın önüne gidecek, ama yeni isimler konusunda Babacan ağırlık koyacak.
Yerel seçim sonuçları AKP hükümetinin iktidar hakimiyeti bakımından turnusol işlevi görecek. Önümüzdeki yılbaşından itibaren ekonomi yönetimi üzerindeki IMF icazeti büyük ölçüde esneyerek mali uyum döneminden siyasi projeksiyonlara dayalı icraat dönemine geçilecek.
Bu konjonktürde bakanlar kurulunda ciddi değişiklikler olabileceği ve yeni döneme uygun bir kabine oluşturulabileceği konuşuluyor. Değişim sürecinde acaba Babacan'ın konumu ne olur?

Hazine'nin ülke toprakları hariç fiyatlandırılamayan varlığı olabilir mi? Bizzat Hazine personeli tarafından ve dünyadaki örneklerine göre çok küçük bir bütçeyle imal edilen bir bilgisayar sistemi var. Bu sistemin dünya da emsali olmadığı için değerde biçilemiyor. Diğer taraftan bu sistemi satın almak isteyen ülkeler bile (örneğin Moğolistan) ortaya çıktı. Hazine'nin de borçlanma kanununa göre - eğer isterse - bu programı satma yetkisi bulunuyor.
Mayıs - haziran ayında devreye sokulması planlanan bilgisayar programı "Kamu Finansmanı Bilgi Sistemi" adını taşıyor. Sayıştay'ın güvenilir bulmadığı için geçen beş yılda ibra etmediği dış borç, iç borç ve alacak sisteminin yerini ekonomi yönetimiyle ilgili "tüm verileri" tek çatı altında toplayan bu bilgisayar sistemi alacak. Borcun alınmasından, ödenmesine, muhasebeleştirilmesine kadar her aşama aynı bilgisayar ortamında yapılacak.
Hazine yetkililerinin "tek tuşa dokunarak bütün işlem ve akımları izleyebileceğiz" dediği bilgisayar sisteminde veri tabanı istemlisunucu mimarisinden çok katmanlı mimariye taşınacak.
Örneğin borç verenlere göre (Asya Kalkınma Bankası, IMF, Dünya Bankası vb.) değişen faiz tanımı yüzünden ayrı ayrı yapılan muhasebeleştirme işlemi ortadan kalkacak. İç ve dış faizi ya da anapara ödemeleri tek bir modül içinde kayıtlanabilecek. Yani eğer parayı Asya Kakınma Bankası'ndan aldıysanız faiz hesaplamaları farklı, IMF'den aldıysanız daha farklı hesaplanıyor ve buna göre kayıt yapılıyordu. Yeni sistem sayesinde iç ve dış borç faizleri aynı biçimde muhasebeleştirilerek, Türk Hazinesi'nin alacağı vereceği sarih hale gelecek.



BUSINESS


Başekonomistler, 'kriz ve kaos kapıda' diyor!
Felaketin reçetesini yazabilir misin?
'Bu kaça' diye soranı atölyeden kovuyor
'Yerli Malı Haftası'nı 70 yıl sonra Almanya'ya ihraç ettik
23 firma yer aldı, 90 yatırımcı sırada
İlk parasını deve güreşinden kazandı
Antepfıstığı hâlâ Asur'dan kalma teknolojiyle kurutuluyor
Türk sinemasına yatırım yapmanın tam zamanı
Hâlâ neşeli, hâlâ muzır
Fakir şirketlerin zengin patronları 'etik'ten söz edemez
Serbest bölgelere stopaj şoku
Sualtı ona ilaç gibi geliyor
Zeki Sayın Merkez Bankası'na mı gidiyor?
'Gölgelerin Gücü' İngilizler'in elinde
Bill Gates'in ortağı 'uzaylı' peşinde
Bu dizeller çevre dostu
Aşkolsun!
Bu telefonlar kıvır kıvır...
Şampanya değil çikolata

14 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber