Yazarlar
02.07.2014 - 02:30

Erdoğan 2. tura kalır mı?

Sitene Ekle
asli.aydintasbas@milliyet.com.tr  |  Aslı Aydıntaşbaş asli.aydintasbas@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Cumhurbaşkanlığı adayları, bir bir döküldü er meydanına. Dün Başbakan’ın da adaylığını açıklamasıyla, yarış resmen başladı. İşte an itibariyle Çankaya yarışından gözlemler:

ERDOĞAN’IN KAMPANYASI PROFESYONEL: Kim ne derse desin; siyaset sadece ideoloji ve vaat değil, biraz da teknik bir altyapı ve profesyonel bir reklam kampanyası demektir. Adayınız kim? Hangi logo, hangi sloganla tanıtıyorsunuz? Adayın etrafında nasıl bir ‘hikâye’ örerek siyaset yapacaksınız? Bunlar, dünyanın her yerinde seçmen davranışlarını etkiler. Bu anlamda Tayyip Erdoğan, dün itibariyle yarışa hayli görkemli bir kampanyayla ve rakiplerinden birkaç adım önde başladı. Erdoğan’ın ekibindeki Erol Olçak ve Ertan Aydın gibi isimlerin yıllardır Amerikan başkanlık yarışlarını yakından takip ettiğini biliyoruz. Dün de logo, ses düzeni, salondaki sembolizm ve müzik (‘Dombra‘) gibi unsurlar, ABD ve İngiltere’deki gibi ihtişamlı başlayan seçim kampanyalarına örnekti.

HER KAMPANYA BİR ‘HİKÂYE’ DEMEK: Dünkü tanıtımdan anlıyoruz ki, Ak Parti’nin kampanyası, yine ABD başkanlık yarışlarında olduğu gibi, ideoloji ya da proje değil lider figürü etrafında şekillenecek. Burada önemli olan, liderin kolay anlatılabilir ve inandırıcılığı olan bir ‘hikâyesi‘ (story) olması. Dünkü sunum ve Erdoğan’ın konuşmasında aktarılan tema, hep sistemle boğuşmuş, engellemelerle karşılaşmış, eski düzen tarafından ezilmiş ve buna rağmen yükselebilmiş bir savaşçı profili. Erdoğan konuşmasında kendisini, 12 yıldır Türkiye’yi yöneten güçlü bir lider olarak değil, her daim ‘vesayetle’, sistemle, muktedirlerle mücadele eden biri olarak resmetti. Kendini ‘200 yıldır’ ezilen bir kitlenin temsilcisi, 8 Ağustos’u da ‘vesayetin sonu‘ olarak tanımladı. Arada konuşmasında aktardığı ‘bilezik’ hikâyesi gibi yan unsurlar ya da kullandığı dini sembolizm bile, bu ana hikâyeyi güçlendirmeye yönelikti. Bu mağduriyet teması, geçmiş seçimlerde de olduğu gibi, bu sefer de Erdoğan’a bir avantaj sağlıyor. (12 yıldır iktidarda olsa da) Geniş halk kitlelerinin Erdoğan’a ‘içimizden biri’ diye bakmasına neden oluyor.

1.TUR MU 2. TUR MU? Sadece kampanyasının profesyonelliği ve maddi imkânlardan dolayı değil, seçmen aritmetiği açısından da Erdoğan avantajlı bir konumda. Katılım düşük olursa 1. turda seçilmesi bile mümkün. Burada belirleyici olan, CHP-MHP seçmeninin sandığa gidip gitmeyeceği. Çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, 30 Mart’ta Ak Parti’ye oy vermeyen farklı kesimleri sandığa gitmeye motive ettiği ölçüde başarılı olabilir. Bu yüzden de İhsanoğlu’nun attığı her adım, yaptığı her konuşma kritik öneme sahip. Çatı aday, kendini nasıl anlatacak? Nasıl bir ‘hikâye’ kuracak? Seçime 1 ay kala zaman daralıyor. İhsanoğlu’nun 2. tura kalmak için yapması gereken, Cem Uzan’ın yaptığı gibi sıra dışı ve yaratıcı bir kampanya olacaktır.

DEMİRTAŞ ÇOKTAN KAZANDI: Adaylığını Tayyip Erdoğan’dan bir gün önce açıklayan Selahattin Demirtaş, kazanma ihtimali olmasa da en iddialı konuşan aday. ”Halkların ve Değişimin Adayı” sloganıyla çıktı, diğer adayların ‘devlet ve statükonun‘ adayları olduğunu, değişimin gerçek adresinin HDP olduğunu söyledi. Bu anlamda HDP, Kürt seçmen ve BDP tabanı ötesinde, daha geniş bir bloktan oy almayı hedefliyor. Belirgin bir biçimde Alevi, Gezi’ci ve CHP’de hayal kırıklığı yaşayan kesimlerin oylarına göz dikmiş durumda. Kürt meselesine sıkışmamaya özen gösteriyor. Genç oluşu ve hitabet yeteneği sayesinde Demirtaş’ın başarılı bir kampanyayla yüzde 8-9 oy alma ihtimali yüksek. Bu durum da, hem 2. tur ihtimalini arttıracak, hem Kürt hareketine Ankara’yla süregelen müzakerelerde ciddi bir siyasi ağırlık kazandıracaktır.


Yazarlarda Ara
Bul
Osmanlı Devleti'nin ilk hükümdarı kimdir?
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.