Hangi davranışınız hangi psikolojik bozukluğa işaret ediyor?

Neden bu tanı açlığı? Yani psikolojik bir rahatsızlığa sahip olduğumuzda ne oluyor? Bir ortama girdiğimizde “Of bugün ben çok borderline’ım" dediğimizde çok mu cool oluyoruz ya da “Ay ben dün çok mutluydum, havalara uçuyordum akşam, şimdi çok mutsuzum. Kesin bipolarım" dediğimizde gerçekten öyle mi oluyoruz? 

Hangi davranışınız hangi psikolojik bozukluğa işaret ediyor?

Cumartesi gecesi eğlencelerini bilirsiniz. Çeşme senin Bodrum benim; çılgın İstanbul geceleri, mekanlar, insanlar, yetmeyenler için 'after'lar falan filan derken, bir bakmışsınız pazar akşamı olmuş. Ben de geceyi boş geçmeyeyim, ne yapsam kendimi nasıl eğlendirsem diye düşünürken, inanılmaz bir şey buldum. Gittim Onedio'ya girdim. Önce, “Mürekkep testine göre sen hangi rahatsızlığa sahipsin?" testini çözdüm ve “Tamamen normalsin" sonucunu aldım. Çok sağlam bir ruh yapım varmış, kendimi çok iyi tanıyormuşum, hayatı ve sınırları çok iyi biliyormuşum. Kısaca her şey muhteşem görünüyormuş. Vay anasını ya! Eylül ayından beri gittiğim psikoloğumun neredeyse 1 yılda söyleyemediğini, Onedio bana 2 dakikalık zaman diliminde söyledi. Ee 1 yıldır seansa giden kişiye “Harikasın, yürü ya danışanım!" diyemeyen terapistin ayıbıdır herhalde, Onedio yanılacak değil ya(!) 

 

 

Sonra aldım tabii gazı, "Bir test daha çözeyim, benden pehlivanı yok nasıl olsa!" dedim ve “Bu kelime tamamlama testine göre bilinçaltın ne kadar kirli?" testini çözdüm. Yine vay anasını ya! Az önce beni göklere çıkaran Onedio hekimleri(!), şimdi tutup lağıma yuvarladı. Bilinçaltım yüzde 90 kirli çıktı. Neden öyle oldu acaba… "Po.."yu 'popo' diye tamamladım diye mi oldu, yoksa "por.."u "porno" diye tamamladım diye mi? Bilemiyorum. Hekimler bilir.

Ayrıca o bilinçaltı değil, 'bilinçdışı'dır. Bilinç sınıflamasında alt-üst kavramı yoktur. Normal şartlarda Onedio’yu çok seviyorum. Çok gülüyorum, eğleniyorum, ilgiyle takip ediyorum. Ama söz konusu mesleki ve tıbbi bir şey olunca, maalesef çok eğlenemiyorum. İlk bahsettiğim test olan mürekkep lekesi testi, yani 'Rorschach testi', projektif ve psikanalitik bir kişilik testidir. Düşünce bozukluklarının tetkikini yapmak için icat edilmişti. Bugünlerde ise bize kişilik, kişiliğin dinamikleri gibi konularda bilgi veriyor. Testörün eğitimi, bilgisi, yorumlama gücü, etikliği çok önemli. Zaten eğitimi de yıllar sürüyor. Yani Psikolog Hermann Rorschahch bu testi siz Recep İvedik izleyip, “Kan görüyorum hocam, vahşet görüyorum, şakak kemiğinden girmiş levye görüyorum hocam” deyip, komikmiş gibi kakara kikiri gülün diye ya da sosyal içerik platformlarında can sıkıntısı eğlenceleriniz haline getirin diye bulmamıştır diye düşünüyorum. Çünkü tahmin edersiniz ki insanlara 'tanı ve teşhis' koymak bu kadar kolay bir şey değil. 

 

 

Peki neden bu tanı açlığı? Yani psikolojik bir rahatsızlığa sahip olduğumuzda ne oluyor? Bir ortama girdiğimizde “Of bugün ben çok borderline’ım" dediğimizde çok mu cool oluyoruz ya da “Ay ben dün çok mutluydum, havalara uçuyordum akşam, şimdi çok mutsuzum. Kesin bipolarım" dediğimizde gerçekten öyle mi oluyoruz? Hepimizde ufak tefek bir şeyler mutlaka vardır. Yaşam alanımız, büyürken yaşadıklarımız, ailemiz, çevremiz; şu an aklıma gelmeyen bir sürü şey, kişiliğimizin oluşmasında etkilidir. Ama bu demek değildir ki, hepimizin kişilik bozukluğu var. 

Belki de günümüzde bilgiye çok kolay ulaşabildiğimiz için ve bu bilgileri öğrenip sindirmek yerine, altında ezilmeyi tercih ettiğimizden, daha güçlü ve farklı görünmek için kendimize bir zırh olarak bunları kullanıyoruz. Bulunduğumuz çağda her şey o kadar fazla ki, artık farklı olmak neredeyse imkansız ve biz bu farklılığı psikolojik rahatsızlıklarda arıyoruz. Utanmasak birbirimizi “Seni katatonik şizofren seni!” diye seveceğiz.

İnsanların çoğu ruhsal rahatsızlıkların yetenek ve yaratıcılıkla doğru orantılı olduğunu düşünüyor. 1998 yılı öncesi ve sonrası yapılan araştırmalar, bu düşünceyi destekleyen kesin bir bağ bulamadı. Belki bu düşünce tarzı, kişiyi rahatlatıyordur. Yani "Bu tarz bir rahatsızlığa sahipsen yeteneklisin. Değilsen daha iyi. Yeteneksiz olduğun için üzülme, en azından hasta değilsin. Onlar yetenekli olduğu için hasta zaten" kapısına çıkıyor. Kendi fikrime gelecek olursam; bence bu kadar basit düşünerek ve davranarak yaşamayın. Çünkü başta bahsettiğim garip içeriklere, gerçekten bu rahatsızlığa sahip olan ve bu duruma tahammül edemeyen insanlar da denk gelebilir. Eğlenmek için hazırlandıklarının ben de farkındayım ama söz konusu ruh sağlığı olunca bence kişilerin hassasiyetlerine saygı göstermek gerekiyor. Kendimizi yalan yanlış tanılarla farklı  göstermek istemek ve bu durumu popülerleştirmek, gerçekten bu tanıyı almış insanlara ve yine gerçekten sadece yetenekleriyle farklı olanlara çok büyük haksızlık. Belki de kabul edemeseniz bile hem ruhsal bir rahatsızlığınız yoktur, hem de bir yeteneğiniz...

Ebru Nisa Gürbüz [ebrunisagrbz@hotmail.com]

Bu makaleye ifade bırak