Buse, benim hayatımda tanıdığım en cesur kadınlardan biri. Bir çok insanın çalışmak için can attığı bir kurumda,düzenli bir gelirde, kendini emniyette hissedeceği bir ortamda çalışırken birden şaşırttı beni. Evden işe gidip gelen, sakinliğine ve güler yüzüne hayran olduğum kadının yerine motosikletlerle dolanıp, dövmeler yaptıran, eskiden kahvaltıya buluşalım diye sözleştiğimizde  yakın yer planlarken, şimdi çantası sırtında taaa Afrika'ya giden bir kadın var artık. İtiraf etmeliyim ki bu haline daha fazla hayranım!

Size onun hikayesini anlatmak istemiştim ama sonra dedim ki, ben sorayım o anlatsın. Kendi kelimelerinden okuyun Buse'nin yeni hayatını ve "Buse'ce"nin hikayesini. Umarım Buse'nin hikayesi size de ilham verir....

 

 

Busecim, ben seni ilk tanıdığımda ayağında topuklu ayakkabıların, üstünde takım elbisenle tam bir kurumsal plaza profiliydin. Neler oldu sana? Nereden çıktı bu radikal değişimler?

Yeşimcim haklısın... Kurumsal hayata veda edip edip tekrar başladım. İlk istifam öncesi gece yarıları ofisten çıkabiliyordum ve o işyerinden son mailimi attıktan sonra dışarı çıktım, plazaya sırtımı dönüp saatimi çıkarttım. Artık saate bağlı yaşamak istemiyordum ve işte o günden beri saat kullanmıyorum. Ne yazık ki zaman içinde şartlar beni yine oralara çekti ve son özgürlüğümü bundan 4 sene kadar önce buldum...

Hepimiz üniversiteyi tamamlar tamamlamaz bir girdabın içinde buluyoruz kendimizi. Aslında biraz da Türkiye gerçekliği... Aman iyi bir işim olsun, arabam olsun, hadi bir de evim olsun, evleneyim, bir de çocuğum olsun ohh tamam... Tamam da kime göre, neye göre tamam... Dışarıdan bakılınca evet... Ama benim iç dünyama dönülünce, hayat akıp geçiyor. İnsanlar nedense kendilerinde bir hastalık teşhis edildiğinde ya da yaş kemale erdiğinde silkeleniyorlar. Ben şanslıyım ki kendim bunları yaşamadan “Ben bu hayatta ne yapmak istiyorum?” diye kendime soranlardanım. Aslında tek isteğim anı yaşamak... Hayat istesen de istemesen de akıp gidiyor. Ve ben arkasından bakakalmak istemiyorum.

Peki hayatında neleri değiştirdin? Şimdi neler yapıyorsun?

Kurumsal hayatta iyi bir görevim ve iyi bir maaşım vardı. Önce onlarla vedalaşarak hayallerimin peşinde koşmaya başladım. Az param ama daha çok zamanım var şimdi... Motorsiklete biniyorum, yazıyorum, bütçem ve zamanım yettiğince geziyorum. Kızımla vakit geçiriyorum. Huzurun ve keyfin peşinden koşuyorum sevdiklerimle...

Kurumsal hayatın griliğine ve şimdi yaptığın işlerin renkliliğine bakarsak, tamamen farklı bir ruh gerektiriyor gibi? Kendinle ilişkin nasıl? Daha önce sahip olmadığın bir ruh hali bu,  sakladın mı bunca zaman?

Çok doğru... İçimdeki heyecanlar son yıllarda su yüzüne çıktı sanırım... Kurumsal hayatta plazadan öğlen vakit bulup yemeğe çıkabilirsem eğer gözlerim kamaşırdı güneşin ışığından. Güneş daha gökyüzünde yerini bulmadan ofise girip, akşamın ilerleyen saatlerinde çıkmaya öyle alışmışız ki... O günler sanki çok geride kalmış gibi geliyor şimdi. Öncelikle yaşam tarzımı değiştirdim. Yapılacaklar listem var ve bir bir üzerlerini çiziyorum maddelerimin. Sonra... Düşünce yapımı tamamen değiştirdim. “Kim ne demiş, o ne düşünür” bunlara kafamı yormuyorum. Standartlardan farklı yaşıyorum hayatı. Beni “ben” olarak kabul edenleri memnuniyetle hayatıma alıyorum. Düşünmeyenler “zaten benim yakınım değilmiş” diye bakabiliyorum. An ne getirirse onu yaşıyorum. Üzülmeyi, üzülmem gereken ana bırakmaya çalışıyorum.  Kurumsal griliğin bıraktığı hala “planlamacılık” gibi “anı yaşamak” a ters bir yetkinliğim var sürdürdüğüm... Bunu da umarım yakında aşacağım...

“Busece” nin amacı ne? Neler anlatıyor ve neleri anlatacak bize?

Adı adında gizli diyebilirim.... “Ben”i “Busece” anlatıyorum... Geziden eğlenceye, spordan sanata Busece kareleri paylaşıyorum. Önceliğim gezi yazıları olmakla birlikte beni ben yapan, hayatıma dokunan her ne ise; o anı, o anıları yazıya dökmeyi seviyorum. Çünkü hepsi birbirinden kıymetli, birbirinden eşsiz benim için...Bu bazen gittiğim bir sergi de oluyor, gördüğüm bir fotoğrafın bana hissettirdiklerinin yansıması da... Ya da sosyal sorumluluk kapsamında yapılabilecek en ufak bir girişim ya da ilk defa bir dergide görüp mutlaka denemeliyim deyip koşa koşa gittiğim bir spor da... Kimseye dokunmuyorum, kimseye atıfta bulunmuyorum. Ne hissedersem, Busece onu kaleme alıyorum blogumda...

 

Senin yolculuğunun Everest’i neresi, büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Aslında geleceği düşünmüyorum desem pek de yalan söylemiş olmam... Elbette çizdiğim bir çerçeve var zihnimde ama bunlar geleceği garanti almaktan ziyade kurguyu doğru yaşamak adına atılan adımlar... Şu an gerçekleştireceğim projeler için sponsor arayışındayım. Ve insan isterse ve emek sarf ederse herşeyi başarabileceğine inanıyorum. Tıpkı benim de bir sponsor bulacağım gibi!

Bütün bu renklerin arasında bir de kızın var. Annelik seni nasıl besliyor? Kızınla ilgili hayalin ne?

Ah evet, olmazsa olmazım Berenim. Her annenin çocuğu kendine özeldir. Beren de benim için öyle... O benim neşe kaynağım... Bazen benden büyük bir abla gibi, acıtmadan düşündüren sözler bulabiliyor... Çok küçük yaşlardan beri empati kuruyor. Sürekli isteyen de bir çocuk olmayınca insanın hep veresi geliyor. Anneliğe gelince bu da hayatımın bir rolü ve sanırım ben bunu o “birçok” anne gibi oynamıyorum. Daha dün akşam Beren “sen farklısın işte, bunun için seviyorum seni. Sanırım benim çılgınlıklarım da senden” diyordu. “Hangi anne paraşütle atlıyor, hangi anne dünyayı geziyor. Hadi geziyorlar desek de sen gide gide Tanzanya’ya gidiyorsun” dedi gülümseyerek...

Kendimle ilgili kurmadığım gibi kızımla ilgili de gelecek hayalleri kurmuyorum. Hani derler ya “Gelinlikler içinde göreceğim günü iple çekiyorum” diye. Ona gelecekle ilgili söylediğim tek şey, “Sen nerede olmamı istersen ben orada olacağım. Seni korumamı istersen önünde, yoldaş ararsan yanında, düşürken tut beni dersen arkanda... Hayat senin hayatın... Neyin iyi neyin kötü olduğunu zaten biliyorsun. Oyunun kurallarını, oyuncuları ve hayatının rollerini belirlemek sana düşünüyor. Bu sahnede benim nerede durmamı istiyorsan ben orada olacağım.”    

Seni takip etmek isteyenler nerelerden sana ulaşabilirler?

Web                 : www.busece.net

Facebook         : www.facebook.com/busecekareler

Instagram         : www.instagram.com/busecekareler

Twitter              : www.twitter.com/busecekareler

Tumblr             : www.busecekareler.tumblr.com

Linkedin            : www.tr.linkedin.com/in/busecekareler

Google+           : www.plus.google.com/113034547957385582201/posts

YouTube           : www.youtube.com/channel/UC6F61eBIdvY0sjqChYQdSzQBusece Kareler