Hayatınızda bolluk ve bereket bilincini nasıl artırabilirsiniz ? (2)

“Konuşarak yaratıyoruz” başlıklı yazımı okuduysanız eğer, ağzımızdan çıkan sözlerin yaşantımızı olumlu / olumsuz şekilde ne kadar etkilediğini artık biliyorsunuz demektir.

Bilinçaltımızı doğru bir şekilde programlamak için konuştuklarımıza fazlasıyla dikkat etmeliyiz.

Yani bilinçaltımızı hangi sözler ile programlıyorsak hayatımıza onu çekiyor ve yaşıyoruz.

Bazı insanlar paranın kirli olduğuna inanmışlardır veya çok parası olan zengin insanların haram yediklerini düşünürler. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

Haberin Devamı

Siz de para ile ilgili düşüncelerinize dikkat edin ve böyle kalıplaşmış bir düşünceniz olup olmadığına bakın.

Evrendeki her şey gibi para da bir enerjidir. Paraya anlamı sizin düşünceleriniz yükler.

Eğer zihninizde bu tip negatif olumsuz düşünceler barındırıyorsanız, bu önermeleri, olumlu olanları ile değiştirin, örneğin ;

“Her geçen gün bolluk ve bereket bana bildiğim ve bilmediğim kaynaklardan akar.”

“Ben her geçen çok daha bolluk ve bereket içinde yaşıyorum.”

“İhtiyacım olanı kolaylıkla ve zahmetsizce elde ederim.”

Bu önermeleri söylerken başta inanmakta zorluk çekebilirsiniz.

Zira bilinçaltınız ve mantıklı zihniniz yıllarca bunun tam tersini düşünmeye alışmış. İnanmasınız bile tekrarlamaya devam edin.

Bir süre sonra isteseniz de, istemesiniz de inanmaya başladığınızı göreceksiniz !

Evinizden eskiyen veya kullanmadığınız tüm eşyalarınızı yardıma ihtiyacı olan birilerine verin.

Mesela giymediğiniz bir kazak, pantolon, kullanmadığınız tabaklar, tencereler, süs eşyaları bunların hepsini toplayın ve ihtiyacı olan birilerine sevgiyle verin.

Bu eşyaları vermek kolay oldu mu sizin için?

Nasıl hissettiniz, duygularınıza odaklanın. Eğer kendinize ait – kullanmadığınız, eski eşyalar bile olsa - vermekte zorlandınızsa, sizin vermekle ilgili sıkıntınız var demektir.

Merak etmeyin bunu egzersizle yeneceksiniz.

Mesela kocaman bir tencere alın ve içinde miktarı az olsa dahi bir yemek pişirin.

Özel bir yemek olmasına hiç gerek yok, mercimek çorbası bile olabilir. Ama lütfen sevginizi katarak yapın. Bu yemeği yaparken sık sık “Bu yemeği sevgiyle yapıyorum ve sevgiyle paylaşacağım, bana çoğalarak, artarak gelmesine niyet ediyorum” diye tekrarlayın.

Haberin Devamı

Sonra birkaç komşunuza birer tabak bu yemekten ikram edin.

Her ay kazandığınız paranın bir bölümünü – mesela % 10’unu mutlaka ihtiyacı olanlarla paylaşın.

Paylaştıklarınız artarak size geri döndüğünü hayretle göreceksiniz.

Size gelen her şeyi sevgiyle, mutlulukla ve şükranla kabul edin. Gelen her ne ise (büyük küçük fark etmeksizin) kabul ederken, yüzünüzden gülümsemeyi, kalbinizden sevgiyi, size bunları veren kişiye mutlaka hissettirin.

Bazı insanlar sadece almak isterler, bazıları de vermek.

Oysa alma verme dengesi evrensel enerji için çok önemlidir, olmazsa olmazdır.

Almak istiyorsanız, vermeyi mutlaka bilmelisiniz. Denge ancak bu şekilde sağlanır ve korunur.

Yaşamınızda paranın gelişine de, gidişine de izin verin. Evren boşlukları fazlasıyla ve hızlı bir şekilde doldurur, bunu unutmayın.

Size gelen paradan fazla harcama yapmak da dengeyi bozacaktır.

Haberin Devamı

Malum kredi kartları elimizdeyken istediğimiz gibi limitsizce harcayabiliyoruz. Gelen paradan çok daha fazlasını harcadığımızda borç, iflas enerjilerini hayatımıza çekeriz.

Sürekli borçla yaşama mantığı, ödemeyi hep ileri tarihlere attığı için, bizi sürekli an’dan uzağa düşürür. Bu da bolluk ve bereket bilincini sürekli bir sonraki zamana erteler. Oysa evrende her şey “şimdi” de, şu “an” dadır.

Almak da, vermek de an’da gerçekleşir.

Daima an’da yaşayalım, evrenin dingin ve huzurlu akışına teslim olalım.

Paranın huzurlu bir şekilde gelişine ve gidişine izin verelim.

Parayı hayatımızın en önemli unsurlarından biri haline getirmeyelim. Özellikle de parayı bir güç unsuru olarak görmekten acele vazgeçelim.

Devam edecek…

Sevgi ve saygılarımla,

A.Nilgün Aktaş

NLP Uzmanı & Profesyonel Yaşam ve İlişki Koçu

www.aysenilgunaktas.com

http://www.facebook.com/a.n.aktas

nilgunaktas@hotmail.com