Öfke doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen duygusal tepkidir.

İlişkilerde aşık olduğumuz, birlikte yola çıktığımız, birbirimizin bir adım ileriye gitmesi için gerekeni yapmak kararlılığında olduğumuz kişiye neden öfkeleniyoruz? Kuşlar bile kendi cinsiyle uçar sadece. Siz de aynı frekansta olduğunuz için eşinizi seçtiniz. Seçimi kendiniz yaptınız, onunla her anı mutlu, huzurlu yaşamak istiyorsunuz. Ama sizi rahatsız eden bir noktada öfke, hiddet çıkıyor ortaya.

Öfkelendiğiniz an, karşınızdakinin haklarını engellediğinizi biliyor musunuz?

Eşinizle bir akşam yemeği planınız var ancak son anda eşiniz keyfi olmadığını, sizi de keyifsizliği ile üzmek istemediğini söylerse ne yaparsınız?

Eğer kişisel algılayıp, sizinle dışarı çıkmak istemediğini, birlikte vakit geçirmek istemediğini düşündüyseniz sesiniz yükselecek, öfkeli davranışlar sergileyeceksiniz. Halbuki o sadece keyifsiz. Sizinle ilgili bir konu değil olan.

Hz Mevlana “ hiddet ve asabiyette ölü gibi ol” der.

Siz de öfkelenmeden, kızgınlığın sebebini ilk 15 saniyede fark ederseniz, onun da hakları olduğunu düşünürseniz, bunların hiç biri olmayacak.

Mevlana “ Öfke rüzgar gibidir. Bir süre sonra diner. Ama bir dal kırılmıştır bile.” der.

Öfkenin size hiç yararı olmadığını biliyor musunuz? Öfkenizin üstünü örterseniz tekrar ortaya çıkacak. Bu nedenle kendinize sorun, kızgınlığın nedenini bulun.

Öfke hem bir tercih hem bir alışkanlıktır. Gerginliğe verilen öğrenilmiş bir tepkidir. Davranışlarınızı kontrol edemezsiniz. Ne yapacağını bilmez halde geçici bir çıldırma halidir. Öfke anında beyin yeterince beslenemediği için rasyonel düşünce mümkün değildir. Kalp ritmi normale dönene kadar bu devam eder. Bize bu kadar zarar veren bir duyguyu yaşamayı seçmenin nedenini düşünmek gerek.

Öfke sevgi iletişimini keser, suçluluk ve depresyona götürür, genelde size engel olur. Siz ilişkinize böyle mi başlamıştınız?

Öfkelenmemeyi seçmemin mümkün olduğunu bilseydiniz ne yapardınız?

Kendini seven, kendine değer veren bir kişinin öfkelenmeyeceğini, sadece kızıp geçeceğini bilseydiniz sevgi enerjisini içinize alıp, bu enerjiyi yayan olmayı seçer miydiniz?