Jim Carrey yıllar sonra depresyonu yendiğini söyledi

Jim Carrey gibi bir adamın mutsuz olma ihtimali bile bizi şaşırtmıştı. Çocukluğumuza damga vuran Jim Carrey'nin aslında o kadar da mutlu olmadığını duymuş ve afallamıştık. 'Mimiklerini bu kadar iyi kullanan bir adam nasıl olur da psikolojik sorunlar yaşayabilir?' diye anlam verememiştik bu duruma. Sanki eğlenceli rollerde izlediğimiz herkes musmutlu olmak zorundaymış gibi. Jim Carrey'den yeni haberler var...

Jim Carrey yıllar sonra depresyonu yendiğini söyledi

'Mutsuzluklarım daha geçici'

'Mutsuzluklarım daha geçici'

Uzun bir zamandır depresyonla boğuşan 57 yaşındaki Jim Carrey, artık bazen mutlu olabildiğini söylemiş. Yaşadığı mutsuzlukların daha geçici olduğunu ve hayati bir etki yaratmadığını paylaşmış bizlerle.

'Etkisi uzun sürmüyor'

'Etkisi uzun sürmüyor'

Röportajda samimi açıklamalarda bulunan Jim Carrey, yağmur benzetmesi yaparak, 'Yağmur yağıyor ama etkisi çok uzun sürmüyor' demiş. İntihar eden eski sevgilisi Cathriona White'tan tutun da kariyerindeki önlenemez düşüşe kadar pek çok sorun yaşadı bu adam.

'Kafayı mı yedi?' dedirtti

'Kafayı mı yedi?' dedirtti

Hatta New York Moda Haftası'nı troll'ledi. 'Jim Carrey kafayı mı yedi?' sorularını aklımıza getirdi. Jim Carrey kafayı yemiş bile olabilir. Hâlâ ihtimal dahilinde.

Başından savıyor olabilir

Başından savıyor olabilir

Depresyonunun üzerine fazla gitmeyelim diye "Yeter artık, yendim" açıklaması yapıp bizi başından savma demeçleri de vermiş olabilir. Önemi yok.

Sıradanlığın sıra dışılığı

Sıradanlığın sıra dışılığı

Jim Carrey deliliğiyle başa çıkmaya çalışan bir isim. Sıra dışılığı, sıradanlığını sık sık vurgulamasında.

Kabullenme safhasında

Kabullenme safhasında

90'larda yüksek yüksek tepelere ev kuran, bütün manyaklığıyla, zıpırlığıyla bizleri harekete geçiren, içimizi şöyle bi' kıpır kıpır yapan adamın düşüşleri de elbette sert oluyor, oldu ve olacak da. Ama bana göre Jim Carrey artık kabulleniş safhasında. İnsanların ondan beklentisini karşılamak için kendini zorlamak yerine daha olgun hareket ediyor gibi. Özellikle son röportajlarında sık sık 'Delirdi mi bu?' dememizin sebebi de bu.

Olması gerektiği gibi

Olması gerektiği gibi

Jim Carrey eskisi gibi 'vitrin'sel tavırlar içinde ama bir o kadar da durgun ve trollük sınırında rahat. Yani olması gerektiği gibi. Jim Carrey, bipolar hastalığıyla uzun yıllar boğuşan bir isim olarak kabulleniş aşamasıyla beraber belki de hayatındaki yepyeni dönemine geçti. Ve bunu ilan etmek istedi.

Sıradanlık beklenmemeli

Sıradanlık beklenmemeli

Sıra dışı isimlerden sıradan tavırlar beklenmemeli. Jim Carrey'nin yakın arkadaşı olsanız belki de diyeceksiniz ki "Adam zırdeli, kaç abi..." Ama işte belgeselini izlemek, röportajını izlemek, onu uzaktan sevmek kolay.

Uzaktan değil yakından sevin

Uzaktan değil yakından sevin

Jim Carrey özelinde hayatınızdaki mimlenmiş delileri düşünün. Onları gerçekten seviyorsanız şayet uzaktan sevmeyin. Adam öldürmediği sürece kimsenin kötülüğü ispatlanmış değil. Jim Carrey gibi uçlarda yaşayan arkadaşlarınızı uzaktan değil yakından sevin.

Hiç vazgeçmeyin

Hiç vazgeçmeyin

"Sana ihtiyacım yok" cevabını alsanız bile siz yine de vazgeçmeyin. Tıpkı Jim Carrey'den hiçbir zaman vazgeçmediğimiz gibi.

 

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak