Mobbing son yıllarda iş hayatında gündemde olan bir olgu. Türkçe karşılığı psikolojik baskı olan mobing uygulamaları karşısında neler yapılması gerektiği insan kaynakları departmanı tarafından eğitim organize edilerek çalışanlara anlatılıyor.

Peki psikolojik baskı sadece karşımızdaki kişilerden mi geliyor?  Biz kendimize mobbing, yani psikolojik baskı yapmıyor muyuz?  Kilo aldım, kilo vermeliyim, canım baklava yemek istiyor, ama yememeliyim. Spor yapmalıyım, canım istemiyor derken zorla istemediklerimizi yapmaya çalışıyoruz. Canın istediği için yediğin tatlı sende suçluluk hissi yaratıyor, neredeyse kendinden nefret noktasında dönüş yapıyor. Sizce buna hakkımız var mı? Burada psikolojik baskıdan öte bir şiddet söz konusu.

Şiddet ve psikolojik baskının kendimizi sevmemiz, değerli bulmamızla ilgili olduğunu biliyor musunuz? Kendimizi iyi hissetmenin bir yolu ise yemek, burada duygusal bir açlık söz konusu olabilir.

Mobbing uygulayanların ortak özellikleri:
    Aşırı denetleyici,
    Korkak ve nevrotik,
    Daima güçlü olma isteği içinde olan,
    Can sıkıntısı içinde zevk arayışında olan,
    Kendine güveni tam olmayan,


Yoksa bu özellikler bizde var mı?

Sevgilim beni terk etti, o halde ben beğenilecek, sevilecek biri değilim düşüncesi size yabancı gelmedi değil mi?
İşte mobbing… Kendinize mobbing. Sonunda depresyonla baş başa kalıyoruz.

 Mevlana “Herkes dışını süslerken, sen içini, kalbini süsle. Herkes başkasının ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarınla meşgul ol!” diyor. Biz de içimizi, kalbimizi süsleyelim önce.

İşimizi sevmiyoruz, işe gitmek zorundayız. Her sabah kendimize psikolojik şiddet uyguluyoruz. Neden olanı sevmeyi denemiyorsunuz. Ya sevdiğin işi yap, ya da işini sev… Deneyin…

Bir görüşmeye gidiyorsunuz, sizin için çok önemli bir görüşme. Başarılı olamamki bu görüşmede, konu ile ilgili bilgim yetersiz diyorsunuz. Sonuç başarısızlık tabii ki… Aslında sizin uzmanlık konunuz. Ama kendinizin farkında değilsiniz. Mükemmel olmak öğretildi ya size… Bu da kendinize şiddet değil mi?

Kendinizi onaylayın, başkalarının onayına ihtiyacınız yok. Kendinizi olduğu gibi kabul ediyor musunuz? Mümkün değil, diyenler… Güzel olmak için uğraşıp duruyorum, çok çalışıyorum, en güzel kıyafetleri alıyorum, en iyi makyajı yapıyorum. Sonuç değişmiyor. Güzel ve şık olmak yetmiyor, değil mi? İçinize dönün ve sorun. Siz değerlisiniz, kabul edin.

Şems’ in söylediği gibi kalbinize ayna tutun… İçten değişim dışa yansıyacak… Kendinize değer verdiğiniz için şiddetten vazgeçeceksiniz.