Son dönemde kiminle konuşursam bir şeyler yapmak istediğinden ama bazı sebeplerden (zaman, çocuk, kariyer, mesafe, trafik, para, sağlık…) ötürü bunları yapamadığından şikayetçi. Peki gerçekten bunlar haklı sebepler mi yoksa sadece mazeret mi? Haklı sebeplerse ve eğer ulaşmayı istediğin hedefi gerçekten istiyorsan, çeşitli hamlelerle ki büyük veya küçük fark etmez, o hedefe doğru ilerlersin; ama sürekli kaynağı sen olmayan şeylerden dolayı bazı başarısızlıklar, mutsuzluklar yaşıyorsan acaba mazeretlerinin kurbanı mı oluyorsun? Bu arada sürekli mazeretlere sığınmak zamanla seni hayal ve hedeflerinden uzaklaştıran ciddi bir alışkanlığa dönüşebilir.

“İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür.”   B.Franklin

Mazeret üretmeyi bir düşünce hastalığı olarak kabul edebilirsin. Her bir yeni mazeret üretimi zihinsel bir engel gibi zamanla düşünce sistemini ele geçirir. Peki nasıl kurtulacağım bu mazeret üretme alışkanlığımdan?

Gülümse. Pek televizyon seyrettiğim söylenemez ama bu ara bir dondurma reklam dönüyor ki bayıldım. Diyor ki ‘Bir gülümseme dünyanızı değiştirebilir, mesela Mert’in içten bir  gülümsemesi Ali Bey’in ruh halini değiştirebilir, bir an için bile olsa Mehmet’e günün gerginliğini unutturabilir ve o gün Ayşe’nin şanslı günü olabilir’ evet gerçekten olabilir.

Hedef belirle. Gözlerini kapat ve düşün.. ne yapmak istiyorsun? Hayal et ve bir hedef koy. Bu hedef 5 yıl sonrası için bir yatırım olabileceği gibi, bir hafta sonu şehir dışı kaçamağı da olabilir. Şimdi bu hayal veya hedef için ne yapman gerekiyor belirle. Gününü veya haftanı organize etmek mi, bilet almak mı, birikim yapmak mı, spor salonunu aramak mı, diyetisyenden randevu almak mı, dışarı çıkmak mı.. her ne yapman gerekiyorsa hayal et ve hedefin için bir şeyler yap.

Başaracağına inan. Hayat senin hayatın, senden tecrübeli, başarılı, bir aile büyüğü olan birilerinin senin için uygun gördüğü veya takdir ettiği değil de kendi hayal ve ideallerinden gelen, senin mantık süzgecinden geçmiş bir hayalin ve hedefin olursa ancak ona inanabilirsin. Hatta inanmakla kalma, bunu bir tutkuya dönüştür. Emek ver, unutma bir başkasının başarısı için şans dediğin şey eminim o kişiyi uyurken değil, çalışırken bulmuştur. Kendine inan, tutkuna, gücüne, sezgine…

‘Başarılı insanların hayatlarını incelediğinizde şunu keşfedeceksiniz: Sıradan bir insanın öne sürdüğü tüm bahaneler, başarılı insanlar tarafından da ileri sürülebilecekken sürülmemiştir.’

David J. Schwartz

Kişisel motivasyonumu nasıl arttırabilirim diyorsan malzemelerimizi hazırla lütfen:

Bir adet farkındalık düzeyi yüksek sen, altı adet A4 kağıt, sevdiğin renklerde kalem

Bi dene bakalım belki bir şeyler değişir:

1.Yapamayacağına inandığın ama başardığın eski bir hedefini hatırla

2.Bu hedefi kağıda büyük harflerle yaz

3.Bir diğer kağıda ise en başında neden başaramayacağını düşündüğünü yaz

4.Bir diğer kağıda ise süreci yaz neler oldu?

5.Bir diğer kağıda ise başardığında neler olduğunu yaz, ne hissettin, başarı sana ne kattı?

6.Bir diğer kağıda ise başarmak istediğin yeni bir hedefini yaz

7.Son kağıdı dörde böl

8.İlk bölüme başarılı bulduğun bazı isimleri yaz, sanatçı, sporcu, iş insanı, bilim insanı, aile ferdi olabilir

9.İkinci bölüme seni motive edecek bir söz yaz

10.Üçüncü bölüme bir kural yazıyoruz, 1 hafta boyunca ‘yapamam, mümkün değil, sonra başlarım, asla’ kelimelerini kullanmıyoruz

11.Dördüncü bölüme ise daha önceden asla yapmam dediğin 2 şey yazıyorsun ve bu hafta boyunca ikisini de deniyorsun. Örneğin ‘asla sushi yemem’ veya ‘Kesinlikle sabah yürüyüş yapamam’ gibi bu sayede yenilikleri açık olmayı deneyimleyeceksin

Ne dersin? Bence denemeye değer. Lütfen benimle de tecrübelerini paylaşmayı unutma.

Sevgiyle..

Psk. Dan. Gizem KOLÇAK

www.gizemkolcak.com

@pskdangizemkolcak

@gizemkolcak

pskdangizemkolcak@gmail.com