Metabolik sendrom günümüzde modern kent yaşamı hastalığı olarak ortaya çıkıyor. Metabolik sendromdan en çok etkilenen grubu, masa başında oturan, düzensiz beslenen ve yoğun stres altında çalışanlar oluşturuyor. Metabolik sendrom, insanın yaşı ilerledikçe kalp veya şeker hastalığına yakalanma riskini artırıyor. Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, Hindistan'ın tropik ormanlarından bir sarmaşık türü olan Gurmar (Gymnemasylvestre) yaprağıekstresinin, şekeri dengelemesi sayesinde metabolik sendromun tedavisine de katkı sağlayabileceği belirtiyor.



Hareketsiz olarak çalışanları tehdit eden metaboliksendromun görülme sıklığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artıyor. Türkiye Metabolik Sendrom Araştırma Grubu’nun (METSAR) yaptığı çalışmaya göre ülkemizde  kentsel yerleşimlerde  metabolik sendrom sıklığı ortalama yüzde 33,82’ye ulaşıyor. METSAR’ın verilerine göre Türkiye’de 20 yaş üstü nüfusun üçte birine yakın bir kısmının metabolik sendromsorunu ile baş etmek zorunda. Bu açıdan, Avrupa ve ABD verileriyle paralel bir sonuç ortaya çıkıyor. Türkiye genelinde, metabolik sendroma yakalanma sıklığı oranı, erkeklerde yüzde 28,8 iken, kadınlarda yüzde 41,1’e çıkıyor.

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada’nın verdiği bilgiye göre, metabolik sendrom (MS), obezite, hipertansiyon, hiperglisemi, hipertrigliseridemi ve düşük HDL dahil olmak üzere çeşitli kardiyo-metabolik risk faktörlerini kapsıyor. Yapılan çalışmalar, GymnemaSylvestre yaprağı ekstresinin, hayvanlar üzerinde yapılan testlerde şekeri düşürücü etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Orta ve güney Hindistan'ın tropik ormanlarında yetişen bir orman sarmaşığı geleneksel olarak yaklaşık 2000 yıldır Hindistan ve güney Asya' da Tip1 ve Tip2 diyabet (şeker hastalığı) için doğal bir terapi olarak kullanılıyor.

Yapısında yer alan “gymnemikasit”ten ötürü şeker metabolizmasının düzenlenmesinde olumlu etkileri bulunan Gymnema bitkisindeki gymnemik asit, yüksek derecede şeker tadını yok edici özelliğe sahip bulunuyor. Bir başka deyişle, şeker tadının alınmasını engelliyor. Prof. Dr. Erdem Yeşilada, “Bu sayede,obezite, hiperglisemi, anemi, kemik erimesi gibi aşırı şeker tüketiminin neden olduğu hastalıkların tedavisine, bu özelliğiyle yardımcı oluyor.Bu nedenle MS rahatsızlığı üzerinde de olumlu etkisi bulunuyor. İnce bağırsakta şeker moleküllerinin emilimini azalttığından, şekerin metaboliketkisini azaltmaya da yardımcı oluyor. Gymnemasylvestre, idrar söktürücü, ateş düşürücü olarak da kullanılıyor, ayrıca bazı mide rahatsızlıklarına da iyi geldiği biliniyor” şeklinde konuşuyor.

Etkisini doğal süreç içinde, aşama aşama gösteriyor…

Gurmar yaprakları; klorofil, reçine, tartarik asit, formik asit, bütirik asit, müsilaj, inositol, gimnemik asit (gymnemicacid), alkaloitler, betain ve kolin içeriyor. Bitki yapraklarının hipoglisemik (kan şekerini düşürücü) ve kan şekerini dengeleyici etkisi ilk olarak 1920'lerin sonuna doğru yayınlanan araştırmalara kadar uzanıyor.  Ancak bu etki çoğu hipoglisemik ilacın aksine, ani değil doğal olarak aşamalı biçimde sağlanıyor. Bitkidekihipoglisemik etkili etken madde olan gimnemik asit bitkinin ham yapraklarının çiğnenmesi ile değil, modern kullanımında yapraklarından ekstre elde edilerek, etken maddesi standart hale getirilmiş kapsüller halinde kullanılıyor.

Sağlıklı bir Diyet ve egzersiz programı eşliğinde Gurmar bitkisi kilo kontrol uygulamalarında da yardımcı olabiliyor. Gymnema yapraklarının pankreas üzerindeki etkisi ilk kez 1920’lerin sonunda belgelenmiş olmakla beraber, 2004 yılında yayınlanmış.Washington DC’deki Georgetown Üniversitesi Medical Center’dakibilim adamları tarafından yapılançalışmada, Gymnema’nın, normal vücut ağırlığı ve normal kan lipit seviyelerinin sağlanmasında yardımcı olabileceği gösteriliyor.