Ceren Saltoğlu 1,5 yıl gibi bir sürede 130 kilodan, 58 kiloya düşerek kendini baştan yaratan ve yeniden doğanlardan biri. Kilo verme sürecini ve yaşadıklarını anlatan Saltoğlu şimdilerde kilo vermek isteyenlere Rebirth koçluğu yapmaya hazırlanıyor. 

 
Kilo problemi olanların ilk tercihi ve son yılların en popüler uygulamalarından biri olan obezite cerrahisi her geçen gün başarı oranını yükseltmeye devam ediyor. Özellikle Türkiye’de yapılan bu operasyonların sayısı başarı oranlarıyla beraber yılda 17 bine kadar çıktı. 31 yaşındaki marka sorumlusu Ceren Saltoğlu da yaptığı diyetlerden sonuç alamayınca bu yöntemi deneyen ve tüp mide ameliyatıyla hedefine ulaşanlardan. 
 
Ceren duygusal yeme bozukluğu sebebiyle uzun süreden beri kilolarıyla savaşan biri. Diyet yaparak 50 kilo verdikten sonra, daha fazlasını geri alınca son çare olarak mide küçültme ameliyatı olmaya karar veriyor. Ceren’in yeniden doğuş hikayesi de bu noktada başlıyor. 1,5 yılda üzerindeki ve hayatındaki 72 kilo gibi bir fazlalığı hayatından atmayı başarıyor. Ve deyim yerindeyse Ceren 130 kiloyla başladığı bu macerayı, 58 kiloyla başarıyla tamamlayarak yeniden doğuyor. Onun bu değişim ve dönüşüm sürecini izleyen, görenlerden biri olarak istikrarı, disiplini ve kararlılığı hem ilham verici, hem de hayranlık uyandırıcı diyebilirim.   

 
Ceren verdiği kilolardan ve hedeflediği kiloya ulaşmaktan çok mutlu ama asıl hikayenin ise zayıfladıktan sonra başladığını söylüyor. Kilo kaybına bağlı deri sarkmalarının, kilolu olmaktan daha rahatsız edici olduğunu anlatan Ceren bunun için de bir dizi estetik operasyon geçirmeye devam ediyor. Bu yeni fiziğiyle kendini yeniden doğmuş gibi hissettiğini anlatan Ceren, “Hafızamdan eski halimi tamamen sildim. Eski fotoğraflarım bana hiç benmişim gibi gelmiyor. Sanki hep böyleymişim gibi. Bazen arkadaşlarım eski fotoğraflarımı atıyor, önce algılayamıyorum ve bu kim diyorum. Kendimle gurur duyuyorum. Benim için bu bir başarı ve yeniden doğuş gibi” diyor. 
 
Yaşadığı bu 1,5 yıllık süre içinde kazandığı tecrübeleri aynı yoldan gidecek olanlarla paylaşmak isteyen Ceren Saltoğlu, bu durumu şöyle anlatıyor; ““Kilo verdikten sonra yakın arkadaşlarım bana “Rebirth”sün sen, yeniden doğdun dediler.  Yeniden doğuş elçisiyim, tüm yeniden doğmak isteyenlere de bu uğurda şifa vermek, yoldaşlık etmek ve bu değişimi onlarla birlikte yaşamak istiyorum. Kilosunu verip vücut germe operasyonuna karar verenlerin bu yolda tüm evrelerinde yanında olacağım, onlara koçluk yapacağım.” Ceren yeniden doğuş ve kedini baştan yaratma hikayesini ise bütün detaylarını şöyle anlatıyor…. 

Ceren yeniden doğuş hikâyen ben dâhil herkese ilham veriyor. Değişim ve dönüşümün harika! Seni tanıyanlar için bile gurur verici. Sen ne diyorsun bu duruma?

Öncelikle çok teşekkür ederim bunları duydukça çok mutlu oluyorum. Ben de kendimle gurur duyuyorum. Bu sebeple buna Rebirth diyorum aslında. İstikrar ve sabır başarının anahtarı. Çok kolay bir yol değildi, zorlandığım çok zaman oldu ama hep sonunu düşündüm ve o günü bekledim.

Bu değişime, tüp mide operasyonuna ne zaman karar verdin? Bu zamana kadar neden bekledin? 

Aslında bu değişimi hep çok istiyordum. Tüp mide öncesi diyet ve sporla 50 kg verdim ama ben duygusal yeme bozukluğu olan biriydim. Hayatımda bir şeyler istediğim gibi gitmeyince kendimi abur cubur havuzuna atıyordum. Verdiğim kiloları geri alınca kendime çok kızdım. Ama tekrar bu yolu tek başıma yürüyecek gücü bulamadım kendimde ve mide küçültme operasyonuna karar verdim.

Şimdi keşke daha önce yapsaydım diyor musun?

Bazen bunu ben de düşünüyorum. Bu değişimi daha önce yaşasaydım şuan hayatımda ne farklı olurdu diye sorguluyorum. Bazen de doğru zaman bu zamanmış demek ki diyorum yani kaderci yönüm ağır basıyor. Doğru zamanda doğru yerde oldum çünkü bunu gerçekleştirene kadar birçok konuda birikimim, deneyimim oldu. Eğer daha önce yapsaydım belki şuan sahip olduğum bakış açısına sahip olmazdım.

Her şey tüp mide olmanla mı başladı? Nasıl bir zayıflama süreci geçirdin? 

Tüp mideye karar verdiğim gün tamamen değişmeye karar vermiştim. Bu yüzden zayıflama sürecim çok rahat ve heyecan dolu geçti. Sabırsızlıkla hedefime kavuşacağım günü bekliyordum ve tamamen bugüne konsantreydim. Bu yüzden bu sürecin her anının zevkini aldım. Bu bir eğitim süreciydi benim için…

Tüp mideyle ne kadar sürede, kaç kilo verdin? Kaç kiloyla başladın ve şimdi kaç kilodasın?

2017’nin şubat ayında tüp mideli oldum ve 130 kiloyla operasyona girdim. Şuan 58 kiloyum. Ama operasyondan bir buçuk sene sonra hedef kiloma ulaşmıştım. Şimdi de keyfe keder kilo verme ve koruma sürecindeyim. Toplamda 72 kilo gibi bir fazlalığı hayatımdan çıkardım.

Kilo verdikten sonra toparlanma ameliyatları da oldun. Obezite cerrahisi sonrası estetik operasyonlardan hangisini oldun ve başka olacak mısın?

İşte bu soru çok iyi oldu. Benim hikâyem esas kilo verdikten sonra başladı. 50 kilo verdiğimde hiç sarkmamıştım ama bu operasyondan sonra hızlı kilo verimine bağlı olarak çok sarktım ve bu durumdan hiç hoşnut değildim. Bu yüzden sarkıklarımı toparlatmak için obezite cerrahisi sonrası estetik, 360 lifting denilen bir dizi operasyona karar verdim. Operasyonum doktorum Dr. Selçuk Aytaç tarafından ikiye bölündü. İlk operasyonumda kol germe, karın germe, yüze yağ enjeksiyonu ve meme dikleştirme yapılarak protez eklendi. Sırada bacak germe ve revizyonlarım var.

"Eski halimi hafızamdan sildim"

Şimdi eski fotoğraflarına baktığında neler düşünüyorsun? Nasıl bir hisse kapılıyorsun?

Hafızamdan eski halimi tamamen sildim sanırım. Eski fotoğraflarım bana hiç benmişim gibi gelmiyor. Sanki hep böyleymişim gibi. Bazen arkadaşlarım eski fotoğarlarımı atıyor, önce algılayamıyorum ve bu kim diyorum. Şaka yapıyorum. Bir kez daha kendimle gurur duyuyorum. Benim için bu bir başarı ve yeniden doğuş gibi…

Daha fit bir vücuda sahipsin. Peki bu fitlik kendini daha seksi ve daha öz güvenli hissettiriyor mu? Normalde her bedende bu hissedilebilir tabii ki ama sende durum neydi? Bu konuda en çok hoşuna giden şey ne oldu?

Kilo verdiğimde hayalini kurduğum bir ben vardı ve şu an hayalimin bile ötesindeymişim gibi hissediyorum. Ben kiloluyken de özgüvenliydim çünkü kilomu kabul etmiştim. En obez halimle Bodrum’da maykoniyle pareosuz dolaştığımı biliyorum. Türkiye’de kaç kadın buna cesaret edebilir? Ben de esas özgüvensizlik kilo verimi sonrası deri sarkmalarıyla oldu. Bu yaz 36 bedenle özgürce bikini giyemedim. İlk defa vücudumu saklama gereği hissettim. Kısa kollu t-shirt giyemedim. Vücut germe operasyonlarından sonra kilo verdiğimi ve fit olduğumu hissediyorum. Vücudumla inanılmaz barışığım, aynanın karşısında saatlerim geçiyor. Narsistliğe doğru giden bir durumum olabilir, eyvah! Şaka bu yana eskiden yüzümü çok beğenirdim şu an kendimi çok beğeniyorum ama eskiden de kendimi seksi buluyordum…

"Bugüne kadar giyim zevkimi hep başkaları için kullandım"

En çok ne giymeyi, ne yapmayı, ne yemeyi hayal ederdin ve elde ettin? 

Kiloluyken yapmak isteyip yapamadığım iki şey vardı. Biri yamaç paraşütü biri de dalış. Bu yaz inşallah ikisini de gerçekleştireceğim. Giyime gelince bugüne kadar giyim zevkimi hep başkaları üzerinde kullandım. Artık kendime çalışıyorum. Bikini, kısa etek, düşük bel pantolon, renkli dar taytlar. Hepsine kavuştum. Yeme konusunda da ben artık yemek için yaşamıyorum, yaşamak için yiyorum. Şu an bir beslenme danışmanım var. Dengeli beslenmeyi öğrendim. Bu konuda da takipteyim.

Yüzüne de bu kilo kaybından sonra müdahale ettirmen gerekti mi?

Evet. Yüzümde yorgun bir görüntü oluştu. Operasyon sırasında yağlarım liposuction ile alındı ve yanaklarıma transfer edildi, kısaca kendi yağımdan yanaklarıma yağ dolgusu yapıldı. Şahane bir şey bu.

Aynaya baktığında gördüğün bu şahane kadın, bu yeniden doğuşundan sonra neler yapacak?

Melis bugün sayende yeterince şımardım. Çok teşekkürler güzel düşüncelerin için. Kilo verdikten sonra yakın arkadaşlarım bana “Rebirth” sün sen, yeniden doğdun dediler.  Yeniden doğuş elçisiyim, tüm yeniden doğmak isteyenlere de bu uğurda şifa vermek, yoldaşlık etmek ve bu değişimi onlarla birlikte yaşamak istiyorum. Yeniden doğmak demek yanlış anlaşılmasın, bu geçmişi unutmak veya eski benden vazgeçmek değil. Bir kere midem bile yeniden doğdu. Düşünsene yeni doğan bir bebek bir süre sıvıyla beslenmiyor mu? Aynı şey. Bu değişim sadece beden değişimi olmamalı. Yeni bir ben diyorsak kilo aldıran psikolojik sebep neyse onu bulmalı ve düşünce olarak yenilenmeliyiz. Bu yüzden bu yolda ben yaptım siz de yaparsınız demek ve göstermek istiyorum. Kilosunu verip vücut germe operasyonuna karar verenlerin bu yolda tüm evrelerinde yanında olacağım, onlara koçluk yapacağım. Onun dışında da çok sevdiğim ve yapmaktan mutluluk duyduğum bir mesleğim var. Hayat sürprizlerle dolu ama bundan sonrası için düşüncem; bana huzur veren, duygusal yeme bağımlılığımı devreye sokmama neden olmayan çatılar altında yer almaya kararlıyım.

"Hedefini tamamla, yaşadığını hisset"

Kilosundan şikâyetçi kişiler için önerilerin, yaşadıklarından yola çıkarak tavsiye edeceğin şeyler neler olur?

Öncelikle şişmanlık psikolojik bir hastalık. Bunu kabul etmeleri gerekiyor. Ben operasyon geçirdim diye herkes mutlaka geçirsin diyemem. Sağlıklı beslenerek kilo vermeyi denesinler, hayatlarına mutlaka sporu soksunlar. Yapamıyorlarsa cerrahi operasyona başvursunlar. Bu konuda da kendilerine gerçekten iyi bir ekip bulsunlar. Artık birçok kişi bu işi ticarileştirdi. İyi araştırsınlar. Her ne yaparlarsa yapsınlar önce kendileri için yapsınlar. Unutmasınlar ki; kilo vermek bu yolun ilk aşaması, çok fazla verilen kilolarda deri sarkması kaçınılmaz. Vücut germe operasyonları bu yolun ikinci aşaması. Zira tüp mide olmakla iş bitmiyor.

Peki sonra?

Sonrası çok önemli! Hedefini tamamla, yaşadığını hisset. Başlamak için asla geç değildir. Hedef eğer iyi görünmek ise, estetik cerrahiden yardım almak çoğu zaman şart olabiliyor ancak bu şekilde hedefe ulaşılabildiğini ben bizzat yaşayanlardanım. Spor ve sağlıklı beslenmek ise bu yolun vazgeçilmezi. Yorucu ve kolay olmayan bir yol ama başarmak imkânsız değil.

Sosyal medyada rebirth bileklikleri görüyorum bunun hikâyesi ne diye?

Kilo verme sürecinde bir bileklik aldım ve takarken hedef kiloma ulaştığımda bu bilekliği uğur getirmesi için bir başka uğura ihtiyacı olana hediye edeceğim diye içimden geçirdim. Gün geldi ve bileklik bana olan görevini tamamladı. Artık benden çıkıp diğer sahibine ulaşma zamanı gelmişti ki; sosyal medyadan hedeflerinizi, hayallerinizi ve bu uğurda neler yaptığınızı bana yazın dedim. Aralarından biri beni çok etkiledi. Kocasına aşık, işinde yükselmiş başarılı bir kadın, anne olmak istiyor ve tedaviler oluyordu. Bir yeniden doğuş bilekliğinin anne olmak isteyen bir kadına verilmesinden daha anlamlısı olamazdı. Bilekliği yolladım ve kısa sonra güzel haberi geldi. Şu an dünya tatlısı ikizleri var. Ben de vücut germe operasyonlarına girerken bir sürü rebirth yıldız bileklik yaptırttım ve tüm sevdiklerime, uğura ihtiyacı olanlara hediye ettim, hala da ediyorum.

Bu röportajı okuyup hayallerini ve hayalleri için neler yaptıklarını yazan bir kişiye de bu bilekliklerden gönderelim mi?

Tabii ki çok sevinirim. Sosyal medyadan sana veya bana ulaşsınlar. Direk mesaj atsınlar. Haydi iki kişi de benden olsun. Aralarından çekiliş yapıp üç kişi seçip, gönderelim…