Öfke temel duygularımızdan biri olduğu için tamamen yok olması hem sağlıksızdır hem de mümkün değildir. Ancak öfkenin yıkıcı sonuçlar doğurmasını engellemek mümkündür.
    Öfke kontrolü kişinin öfkeyi sağlıklı sınırlarda yaşantılaması ve öfke sonucu oluşan davranışların kişinin kontrolünde olması durumudur. 
    Öfke sanıldığı gibi bir anda ortaya çıkmaz. Öfkenin oluşum aşamaları vardır. Bu süreç iyi tanınırsa yönetilebilir.
     Öfke anında mevcut uyarıcı ile yaşananlar önceki olumsuz deneyimlerle ilişkilendirilir. Kişi o sırada engellenme, incinme ya da tehdit hissediyor olabilir. Burada tuzak düşünceler devreye girer. Kendisine haksızlık yapıldığını, insanlara haklılığını ispatlaması gerektiğini, değerlerine saldırıldığını, aşağılandığını, karşısındakini sindirerek kendisini koruyacağını düşünebilir. Dolayısıyla mevcut durumu abartılmış, çarpıtılmış algılar ve gerçeği temsil etmeyen yanına odaklanır. Böylece öfke duygusu daha da beslenir. Durum kontrolden çıkar ve öfke patlaması yaşanır. Bu da demek oluyor ki öfke kontrolü sağlayabilmek için öfkeyi sorgulamak gerekir. 
    Kişiler olaylara yüklediği anlamlara, olaylarla ilgili beklentilerine, olayları yorumlama biçimine dikkat ederse öfkenin kaynağını bulabilir. Öfke kontrol problemleri olanların, öfke hissettiği anda kendine sorabileceği sorular şunlar olabilir; ben şimdi neye ve kime öfkeliyim? Öfkemin ne kadarı şu anda yaşadığım mevcut durum ile ilgili? Aslında ihtiyacım olan ne? Öfke anında yaşananları anlamak kişinin, kontrolün kendi elinde olduğu hissini yakalamasına ve öfkeyi daha da artmadan durdurabilmesine imkan tanır.  
    Öfkeli davranmak alışkanlık biçimidir. Mutlaka kişinin işine yaradığı durumlar vardır ve bu nedenle devam ettirmektedir. Kişinin öfkeyi ne amaçla, kime ve hangi durumlarda kullandığını belirleyebilmesi, bu sağlıksız alışkanlığı tersine çevirmesini ve öfkeyi kontrol edebilme alışkanlığına doğru dönüşmesini sağlar. 
    Öfke kontrolünde bireylere önerileri şu şekilde özetleyebiliriz; önce öfkenizin sebebini anlamaya çalışın ve bunu yaparken öfkenin sebebini her zaman dışarıda aramayın. Öfkenin sizin kuşkulu, endişeli kişilik özelliğinizin yarattığı bir duygu hali olabileceğini bilin. Tehdit altında olmadığınızı düşünün. Her meseleyi üzerinize alınmayın. Durumun sizin kişiliğinize yapılan bir saldırı olduğunu düşünmeyin. Bazen üzüntüyle baş edemeyişinizin öfkeye dönüşeceğini bilin. Gevşemenize yardım edecek doğru nefes alma tekniklerini öğrenin. Mümkünse öfke hissinizi artıran kişi ya da durumdan o anda uzaklaşın ve sorunu erteleyin. Düşüncelerinizi, size kendinizi daha iyi hissettirecek başka bir alana kaydırın ve odaklanın. Kendinizi sakinleştirecek şekilde iç sesinizle konuşun. Öfkeyi bir yaşam biçimi haline getirmeyin. Eğer öyle olduysa da bu döngünün kırılabileceğini bilin. Öfke karşısında çaresiz hissetmeyin. Öfkenin ruh ve beden sağlığınıza, ilişkilerinize ve çalışma hayatınıza verdiği zararları kavrayın. 
    Ancak tüm bu yöntemler yeterli gelmiyorsa, psikolojik yardım alma zamanınızın geldiğini kabul edin.