Geçmişe Yolculuk ve Sinema

-GELECEĞİN SİNEMACILARI ÇOCUKLAR-

Sizlere Çocuk Sinemacıları Festivali ve Çocuk Sinema Okulu'ndan bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz haftalarda "Dünya Sinemacılar Günü" etkinlikleri kapsamında 1 Hafta süresince beyaz perdede çocuklar vardı. Hepimiz için unutulmaz olan filmleri büyük emekler vererek çektiler ve bu filmler izleyicilerle buluştu. Özel gösterimde izleyici ile buluşan 4 filmin galasına ünlü isimler de destek vererek çocuklarla birlikte filmlerini izledi.

*****

Bu duyarlılık gerçekten çok önemli. Çocuklar geleceğimizin de Türk sinemasının da mimarları olacak. Daha küçük yaşlarda yapılan bu yatırımlar ileride Türk sinemasında büyük farklındalıklar yaratacak buna eminim. Bizlerin de farklı bakış açısı ve vizyonlara ihtiyacımız var. Bunları çocuklara daha yolun başındayken aşılamak, tecrübe ve yeni bir bakış açısı kazandırmak gerçejten takdire şayan bir proje...

Haberin Devamı

Bahsettiğim festivalde Çocukların Gözünden Vizontele ile başlayan festival Hababam Sınıfı, Akran Zorbalığı Filmleri ve Yumurcağın Tatlı Rüyaları ile devam etti.

Emre Turan’lı, Esra Özge Aktürk ve Varol Yaşaroğlu’nun yapımcılığını yürüttüğü Çocuk Sinema Okulu’nda: Çocuklar 7 ay süresince Kendi okullarında kamera, montaj, yönetmenlik, oyunculuk, dublaj, sanat yönetmenliği, senaryo, afiş tasarım, ışık ve ses eğitimlerini tamamladıktan sonra kendi filmlerini çekerek izleyici ile buluşturuyor... Dijitalleşen dünyada eğitimlerin de tablet ve cep telefonu ile destekleniyor oluşu çocukların ve ailelerin Çocuk Sinema Okulu’na olan ilgisini arttırıyor.

Çocuk Sinemacılar Festivali 2019 Kapsamında çocuk sinemacıların çektiği 4 film İstanbul ve Ankara’da izleyici ile buluştuğu Galalara Müslüm Filmi Yapımcısı Nuri Yıldırım, Yılmaz Erdoğan’ın mesajı, Karikatürist ve çizer Varol Yaşaroğlu, Yeşilçam Oyuncuları, bürokratlar ve İlker İnanoğlu katılarak çocuklara ödüllerini dağıttı.

****

Çocuk Sinema Okulu Yapımcıları Esra Özge Aktürk- Emre Turanlı ve Varol Yaşaroğlu 2020 Çocuk Sinemacılar Festivali’ne Türkiye’nin her yerinden çocukların çektiği filmlerinde katılacağını, ilerleyen süreçte meslek eğitimlerine devam etmek isteyen çocuklar ile profesyonel projelerde planlandıklarını söylediler.

Haberin Devamı

Umuyorumki Çocuk Sinema Okulları'nı Türkiye'nin her yerinde görür, ödül törenlerine ve festivallere daha çok önem veririz.

Çocukların bizlerin geleceği olduğunu unutmayan ve bu projelere büyük emek veren başta Emre Turan'lı ve ekibini tebrik ediyorum...

------------

-PERA MÜZESİ VE ÇİN GÜNCEL SANATINDAN YORUMLAMALAR-

Çocuklar'dan, sinemadan sanattan bahsettik. Çocukların hayal gücü için sanatın tüm dalları oldukça önemli değil mi? Geçen gün bir yerde gözüme çarpıp okuduğum “Mürekkepten: Çin Güncel Sanatından Yorumlamalar” sergisinden bahsedeceğim sizlere.

Bu sergi kapsamında 4-12 yaş grubu çocuklara yönelik yaz atölyeleri düzenliyor. 2 Temmuz’da başlayan atölyelere katılan çocukların birbirinden yaratıcı üretimlerinden bir seçki de, 8 Ağustos’ta “Yaz Yaz Yaz’” sergisinin üçüncüsünde izleyicilerle buluşuyor.

Şahane değil mi?

Haberin Devamı

Çocuklar bir ay boyunca hazırladıkları eserlerini, sonrasında sergileme imkanı da buluyor. Ve bunu bilerek o süreç boyunca hayal güçlerini sonuna kadar kullanıyorlar...

Bu atölyede her yaş grubu için de farklı bir dal bulunuyor. 4-6 yaş grubu hayallerini kumaşa aktarıyor.

7-12 yaş grubu stop-motion tekniği ile animasyon filmi çekiyor. Çok ilginç değil mi sizce de?

7-12 yaş grubu için tasarlanan “Stop-Motion Animasyon: Mürekkeple Lavi” atölyesinde katılımcılar, fırçayla lavi resmi yapıyor, ardından, kâğıt üzerine adım adım eklenen çizgi ve lekeleri fotoğraflayarak kendi animasyon filmlerini oluşturuyor. Benim çok ilgimi çekti, çocuk olmak ve çocuklarla beraber tüm yazımı bu atölyelerde geçirmek istedim doğrusu.

“Sebze ve Meyvelerden Renkli Boyalar” atölyesi, Çin çağdaş sanatında mürekkebin nasıl kullanıldığının incelenmesi ile başlıyor. Ardından katılımcılar, limon, çilek, Malta eriği ve dutlardan kendi doğal mürekkeplerini elde ederek, resimlerini oluşturuyor.

Bir diğer ilgimi çeken atölyeyse “Işıkla Resim: Fotoğraf” atölyesi ise, resim ile fotoğrafın benzerliklerine ve farklarına odaklanıyor. Katılımcılar atölyede fotoğrafçılığın en temel konusu olan ışığı öğreniyor, ışık ile resim yapmayı deneyimliyor.

27 Temmuz’da tamamlanan atölyelerde hayata geçirilen tüm üretimler, dijital sergiyle izleyiciye sunulurken, eserlerden bir seçki 8 Ağustos - 22 Eylül 2019 tarihleri arasında Pera Öğrenme atölyesinde sergilenecek.

Ben notumu aldım. Belki sizler de geleceğimiz olan çocuklarımızın hayal dünyalarına dokunmak istersiniz...

----------

-NAZIM’A YOLCULUK, TARİHTE YOLCULUK-

Türk şiirinin büyük ismi Nâzım Hikmet’in 63 yıllık yaşamından kesitler taşıyan “Nâzım’a Yolculuk” sergisini gördüğü ilgi üzerine 14 Temmuz 2019, Pazar gününe kadar sanatseverleri ağırlamaya devam edecekmiş. Bu harika bir haber olmalı!

Peki sergide ne var? Ve bizi nereye götürüyor?

Cevap veriyim… Zamanda yolculuğa çıkıyorsunuz…Şairin Selanik’ten Moskova’ya kadar uzanan büyük yolculuğuna eşlik etme çabası olan sergide, genç yaşından itibaren hayallerinin peşinden giden, şiirler yazan Nâzım Hikmet’in hayatı ile ilgili şimdiye kadar bilinmeyen yönlerine dair izler buluyorsunuz.

Şairin büyük ailesi Celile, Samiye, Yahya Kemal, Piraye, Memet, İpekçi, Serteller, Naci Sadullah, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Sedat Simavi, Ahmet Emin, Münevver, Mehmet, Ekber, Vera gibi birçok isimden ve daha pek çok başka duraktan geriye kalan değerli mektup, fotoğraf, belge, yayın Nâzım’a Yolculuk sergisi için bir araya getirimiş…

“Nâzım’a Yolculuk”ta;

Şairin anneannesinin babası Müşir Mehmet Ali Paşa’nın 1878’de Almanya’da Berlin Kongresi’nde Osmanlı heyetinde bulunurken bir Alman gazetesinde yayımlanan şiiri ve Türkçe çevirisi ile Alman besteci Reinhold Stöckhardt tarafından bestelenen ve Türkiye’de hiç icra edilmeyen bestenin notaları,

Berlin Kongresi zamanında yapılmışkartpostallar,

Nâzım Hikmet’in Heybeliada Bahriye Mektebi öğrenciliği sırasında yazdığı mektup ve fotoğraflar,

Kurtuluş Savaşı’na katılmak üzere Anadolu’ya geçen, ancak cephe yerine O’na ve yol arkadaşı Vâla Nureddin’e Bolu’da öğretmenlik görevinin verilmesiyle Zonguldak, İnebolu, Ankara, Bolu’yu kapsayan yolculuğu sırasında annesine yazdığı mektuplardan örnekler.

Nâzım Hikmet’in İstanbul’dan Paris’te yaşayan ressam annesi Celile Hanım’a yazdığı ve menekşe ile süslediği mektup,

Nâzım Hikmet’in, yurtdışına gittiği için ancak ölümünden sonra basılabilen ve en önemli eserlerinden biri olan Kuvayı Milliye Destanı’nın İnkilâp yayınlarına basılması için kendi el daktilosunda yazıp verdiği nüshası,

Şairin yakın dostu Kemal Tahir ile karşılıklı ithaflarına konu olan ve Kemal Tahir’in ikinci basım için üzerinde düzeltme yaptığı Sağırdere romanı görülebiliyor. Yani dokunuyorsunuz.

Biraz geçmişe biraz Nazım'a biraz da yaşanmışlıklara...

******