Kısa bir aranın ardından!

25 Ekim 2020

İlkler özeldir, ilkler unutulmazdır. Benim için de gazetecilikle tanıştığım, meslek hayatına merhaba dediğim Milliyet Gazetesi ve Milliyet.com.tr unutulmaz ve çok kıymetli. İlk göz ağrım olan Milliyet'le gazeteciliğe başlamış olmam bu uzun yolculukta benim için her zaman büyük bir şans ve farklı bir vizyon oldu...

Daha yolun başında olduğum gazeteclik hayatımda yaptığım ilk haberde, deşifre ettiğim ilk röportajda, editörlüğünü yaptığım dergilerde, yer aldığım organizasyonlarda ve daha fazlasında Milliyet'in başlangıç noktam olması ve bana kattığı disiplinle harmanlanan tecrübenin önemi büyüktür.

*****

Ben başlangıç noktasına dönüp Milliyet.com.tr'nin en keyifli köşesi Pembenar'da geçtiğimiz yıldan bu yana yazılarımı sizlerle paylaşıyorum.

Bu köşede hayattan olan, farklı olan, yeni olan, merak edilen, izlenmesi gereken, mutlaka gidilip görülmesi gereken, hayata renk katan her şey var! Kültür sanattan, eğlence sektörüne, en mekanlardan gizli kalmış köşelere, bu köşelerdeki dedikodulardan, yeni açılan sergilere, vizyona yeni girecek filmlerden, gala dedikodularına, tiyatro oyunlarından en keyifli eventlere... Beraber gezip, beraber gördüğümüz Begdiyorki kısa bir aranın ardından artık her hafta burada olacak.

*****

Hayatımıza doğrudan etki eden pandemi sürecinde, gezmeye, görmeye olduğu kadar yazmaya da ara verdim. Her birimizde farklı farklı değişimlere sebep olan bu süreç, bende de içe dönüş olarak kendini gösterdi. İçime döndükçe de paylaşmak yerine, bir şeyleri kendi içimde yaşamak farklı bir haz doğurdu. Yalnız kaldık. Yalnızlığı sevdik. Soyutlandık. Bireyselleştik.

"Bir toplumda bireysel çıkışlar, birliği etkiler."

Yazının devamı...

Covid-19 salgını sürecinde diş hekimleri çalışmalarını nasıl sürdürüyor?

13 Mayıs 2020

Hepimiz biliyoruz ki yaşadığımız süreç her konuda daha fazla özen ve dikkat gerektiriyor. Konu sağlık olduğunda da işin şakası olmuyor. Bende siz sevgili okurlarım için diş hekimi arkadaşım Dr. Aydan Gürcan ile konuştum. Diş hekimleri salgın sürecinde çalışmalarını ne şekilde devam ettiriyorlar, nasıl önlemler alıyorlar teker teker dinledim.

"Diş hekimliği işlemleri sırasında ortaya çıkan aerosol, damlacık ile bulaşan bu virüsün yayılımını kolaylaştırmaktadır. Bu sebeple, ülkemizde ilk vaka göründüğü günden itibaren ilgili otoritelerin uyarısı ile ağız ve diş sağlığı kliniği ve muayenehanelerinin bir çoğu çalışmalarını kısıtladı. Geçici süre ile sadece acil tedaviler için hizmet vermekteyiz. Yavaş yavaş normale dönüşün başladığı bu dönemde, muhtemelen en geç rutinine geçecek meslek gruplarından birisi olacağız. Bu süreci toplum sağlığını riske etmeyecek şekilde artırılmış önlemler alarak atlatmaya çalışmaktayız."

NE TİP ÖNLEMLER ALINMAKTA?

-Hastalarateş ölçümü, el yıkama, elantiseptiği kullanımı ve virüsün etkinliğini azalttığı belirtilen ağız gargarasıkullanımı sonrasında kliniğe alınmaktadır.

-Hastalardan Covid19 belirtilerine yönelik ayrıntılı anamnez almaktayız.

-Hastalarımız maskeli olarak bekleme salonuna alınmaktadır.

-Bekleme salonunda yığılmayı önlemek amacı ile randevular aralıklı verilmektedir.

-Bu süreçte hastalarımızdan refakatçisiz gelmelerini rica etmekteyiz.

Yazının devamı...

Bana bu tarzı sevdiren...

14 Aralık 2019

Geçtiğimiz hafta İstanbul'un ikonik mekanlarından birine, uzun zamandır adını sık sık duyduğum Dj Big G'yi dinlemeye gittim. Big G Türkiye’de Hip Hop R&B denince akla ilk gelen en başarılı isim şüphesiz.

Sahne aldığı mekanları tıka basa dolduran DJ Big G, dünya standartlarında tercih ettiği müzik listesiyle istisnasız herkese keyifli saatler yaşatmayı başarıyor. Hip Hop ve R&B müzik severlerin yakından takip ettiği Big G, sahne tarzıyla da farkını ortaya koyuyor bence.

******

Öyle ki müdavimleri çok kendisinin. Ben Rnb müziğe çok yakın olmayan biri olarak bir hafta kendisini dinledikten sonra ikinci hafta tekrar orada olmak istedim. Mekanda yaptığı müzik, sergilediği duruş ve oluşturduğu enerjiyle müdavimlerini oluşturuyor şüphesiz. Bir gelen bir daha gelmek istiyor. Samimi bi ortam, iyi bir müzik...

Kendisiyle biraz sohbet ettiğimde ve bir kaç sahnesine gittiğimde de gördüm ki Yurtdışından Türkiye’ye seyahat eden Hip Hop ve R&B müzik severler de Dj Big G’yi yakından tanıyor. Ülke sınırlarına girdikleri gibi DJ Big G'i sahnesinde dinlemek için çaldığı mekanları ziyaret ediyor.

*****

Dikkatimi çeken bir diğer noktaysa bir çok yerli ve yabancı sanatçının kendisini yakından takip ediyor olması oldu. Big G'nin sahnesine gittiğinizde etrafta bir çok sanatçıyı, televizyoncuyu, iş adamını görüyorsunuz. Her yer tanıdık simalarla dolu oluyor.

****

Yazının devamı...

Çağımızın Hastaaşığı Love Buddy

14 Aralık 2019

Belki de ilk defa günümüz ilişkileri üzerine düşüncelerimi kaleme dökerek sizlerle paylaşıyor ve tartışmak istiyorum. İlişkiler uzmanlık alanıma oldukça uzak olmakla beraber son yıllarda çevremde o kadar çok gözlemler ve hatta bazen karşılaşır oldum ki bir kaç düşüncemi kaleme dökmeden duramayacağım...

Nedir bu Love Buddy? 

En basit tanımıyla sevgilinin bir altı yatak arkadaşının bir üstü. Öyle ortalarda, aralarda, biraz ondan, biraz da bundan bir ilişki ve duygu durumu.

Yani bir araya gelmenin amacı seks dışında duygusal bir bağ ile birleşiyor. Bu bağın getirisi olarak çiftler arasında birbiriyle yoğun duygu paylaşımları, bir ilişkide yer alan beraber çokca vakit geçirme, yemek yapma, kahve içme, bol bol sohbet etme, birbirinin hayatı hakkında oldukça fazla bilgi sahibi olma gibi durumlar yer alıyor. Hatta öyle ki çiftler el ele dışarıda dolaşıyor. Eeee bir ilişkide yer alan çoğu özellik bu "Love Buddy"de yer alıyor. Peki bir ilişkiden farkı nedir diye soruyorsunuz değil mi?

En büyük fark şu ki Love Buddy tarzı ilişkilerde sadakat sözü verilmiyor. Yani çiftler birbirleyiyle duygusal ve cinsel anlamda alışverişte bulunuyor. Fakat aradaki bağ pamuk ipliğine bağlı oluyor. Sorumluluk, aidiyet, sadakat gibi duygular bu ilişki tarzında biraz daha zayıf oluyor.

*****

Bir çoğumuz için bu ilişki türü ideal aslında. Belli normlara bürünmeden, ilişkinin çiftlerin sırtına yüklediği misyonlarla içli dışlı olmadan, daha iyisiyle karşılaşana kadar karşılıklı bir anlaşma tarzı. Saygı duyuyorum...

Fakaaat, ben hala nerede o eski aşklar modunda 2020'ye yalnız girmeyi yeğlemiş biri olarak alternatifler dünyasında, atıştırmalık, aç bitir ilişkileri kendime yakın bulmuyor, bulamıyorum. Pek tabii bir ilişki yaşarken safi sadakatin garantisini kimse kimseye vermez, veremez. Ama bahsettiğim bu pamuk ipliğine bağlı ilişki tarzı da sarsıntıya çok müsait olduğu için ve zaman içerisinde bu ilişki tarzında sahiplenme, kıskanma gibi duygular devreye girdiği için enerjiyi fazlaca sömürüyor.

Yazının devamı...

#OnaKulakVer

25 Kasım 2019

Bu yıl 14’üncüsü gerçekleştirilen Felis Ödülleri geçtiğimiz haftalarda gerçekleşti. Gündem yoğunluğundan sizlerle paylaşma fırsatını ancak bulabildim.

Zorlu PSM’de gerçekleşen tören benim her sene kaçırmadığım etkinliklerde ilk sırayı alıyor. Bu sene Ödül Töreni’nin ilk gecesindeki heyecanlı kalabalık içerisindeydim. Her sene yeni fikirlerle ayrıldığım törenden bu sene de elim boş dönmedim. Geçmiş senelerde okuldu, iş hayatına başlama serüveniydi derken oldukça önem verdiğim sosyal sorumluluk projelerine vakit ayıramıyordum. Son dönemlerde elimden geldiğince sosyal sorumluluk projelerine vakit ayırıyorum.

14. Felis Ödülleri’nin ilk gecesinde Açıkhava, Basın, Dijital, Mobil, Medya, Sağlık İletişimi, Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik ve Verinin Yaratıcı Kullanımı Bölümlerinin en başarılı işleri ödüllendirildi. Bu seneki ödül töreninde sosyal sorumluluk projelerine daha fazla ödül verildiğini fark ettim ve bu beni çok mutlu etti. Bu artık projeler sosyal sorumluluk projelerine kaydığı için mi yoksa sosyal sorumluluk projeleri daha çok önem kazandığından dolayı mı ödül verildiği konusunda tam olarak bir sonuca varamadım. Ama hiç endişelenmeyin önümüzdeki sene de gözlemleyeceğim.

Son dönemlerde kadına şiddet konusu herkes gibi beni de düşündürüyor. Bu konuda elimden geldiğince sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya ve çevremdeki küçük çocuklara şiddetin kötü yanlarını anlatıyorum. Ağaç yaşken eğilir deyimi bence oldukça doğru! Ne kadar anlatır, ne kadar davranışlarımızla anlattıklarımızı desteklersek o kadar aktarabilir ve gelecek nesillere daha duyarlı bireyler yetiştirebiliriz. Bu duyarlılığımdan ötürü ödül alan projeler arasında gece boyunca beni en çok etkileyen proje Emlakjet’in, #OnakKulakVer projesiydi. Oldukça basit görünen bir ilan sayfasının arkasından duyduğumuz ‘şiddet gören bir kadının yardım çığlıkları’ beni oldukça etkiledi. Ve gerçekten böyle kadınların varlığı ve bu kadınların öyle sandığımız gibi uzaklarda değil, yan dairemizde bile olabileceğini tekrardan hatırlamamı sağladı. Artık yan dairemde sert bir şekilde kapı çarpıldığında bile irkilip hemen kulak kabartıyorum. Böyle duyarlılık kazandıran ve halka kolay bir şekilde ulaşan projeler hep olsun ki toplum olarak duyarlılığımız artsın!

Yazının devamı...

Bir Sihirdir Nefes!

20 Kasım 2019

Hayatımız nefesle başlar nefesle son bulur. Fakat biliyorum ki benim gibi bir çoğunuz nefesin ve doğru nefes almanın ne kadar öncelikli bir konu olduğunu atlıyorsunuz. İş dünyasının stresi, şehir hayatının karmaşası, günlük telaşlar derken yaşamsal faaliyetimiz olan nefesi doğru kullanmayı unutuyoruz.

Bir bebek dünyaya gözlerini açtığında aslında bazı şeyleri bilerek doğuyor. Fakat zamanla bunu unutuyor. Hayatın akışı bizlere doğru nefes almayı bile unutturuyor. Aslına bakarsanız nefes bizim yaratıcılığımızı ortaya çıkaran, kimyamızı değiştiren, zihinsel bir huzuru yaşatan en kestirme yol.

*****

Ben de yolunu şaşıranlardan biri olarak bu kestirme yolu merak ederek nefes eğitimlerini araştırmaya, farklı kitaplar okuyarak konu ile ilgili daha fazla done toplamaya başladım. Sonra bir baktım etraftaki her şeyle bire bir ilgilenirken aslında göz ardı ettiğim konu tam olarak kendim olmuşum.

Kendimi bulma yolculuğumda il olarak göz ardı ettiğim şey yine benmişim. Benim için bu konunun üzerine gitmek, eksik olanı aramak bir bakıma farkında olmadığım eksiklikleri de görmemi sağladı.

Bu konu ile ilgili bir arkadaşımın yönlendirmesi doğrultusunda Nazlı Arıkan Balta ile tanıştım. Oldukça sıcak bir ses tonuna ve samimi bir enerjiye sahip bir kadındı. Doğru nefes almanın ne kadar önemli olduğunu birkaç basit cümleyle açıkladığında konuya karşı iştahım daha da kabarmıştı. Doğru nefes almak, oksijenin vücudumuzdaki tüm organlara da yeterli ölçüde gitmesini sağlamak için çok önemli değil miydi?

Beynimiz, hücrelerimiz, sinir sistemimiz kısaca tüm vücudumuz oksijene muhtaç değil miydi? Ve ben doğru solunulmamayı başaramadığım için onları bu oksijenden mahrum bırakıyor muydum?

----

Yazının devamı...

Değerli Dokunuşlara...

3 Kasım 2019

KADIN'a dair...

Özellikle son yıllarda savunma sanatı oldukça ilgimi çekmeye başladı. Bir metropolde yaşamak, tek başına bir kadın olarak hayatın her anında aktif olmak, yorucu olduğu kadar korkutucu da. Ne yazıkki kadına şiddet önüne geçilemeyecek ilkellikte, artarak ve vahşileşerek devam ediyor. Alınan önlemler, artann dayanışma dernekleri, caydırıcı cezalar bir kenara dursun; özgür hissetmek için bir şeylere daha ihtiyacımız olduğunu düşünenlerdenim.

KADINların her şeyden önce kendine güvenmeleri en hassas konu belki de... Kendini sevmek, kendine değer vermek, kendine katmak, hayatın her alanında kendini geliştirmek ve var etmek akabinde salt özgüveni peşinden getiriyor zaten. Bu noktada da yaşadığımız hayatta, konfor alanımızdan uzaklaştığımız zamanlarda bir adım geride durmak yerine her zaman güçlü kadınlar olmalıyız.

****

KADINlar için bahsettiğim güç imgelerinin içeriside maddesel bir güç de yer alıyor elbetteki. İşte bu nokta beni tam olarak savunma sporlarına yönlendirdi. Derin arayışlara sürükledi. Bu arayışım esnasında tanıştığım Muay Thai Dövüşçüsü Yakup Güçlü'nün kadına yönelik gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projesi de beni oldukça etkiledi. Yakup Güçlü Yeniköy'de yer alan stüdyosunda profesyonel olarak hizmet veren oldukça başarılı bir Muay Thai dövüşçüsü. Kendisi maddi durumu bu dersleri almaya yetersiz olan kadınlara, kendi güçlerini keşfederek yapabileceklerinin farkına varmalarını için ücretsiz eğitimler veriyor. Kadınları günlük hayatta başlarına gelebilecek her türlü olaydan kendilerini koruyabilmek için eğitiyor. Kısacası kadınların kendi içlerindeki gücün farkına varmasını sağlayarak özgüven aşılıyor.

Bunun yanında sağlıklı beslenme ve spor yapma bilincini oluşturmak için de başarılı çalışmalar yapıyor. Özellikle son zamanlarda yaşadığımız kadına şiddet olaylarından sonra, bu tarz projeler bana umut aşılıyor. Yakup Beyi tebrik ediyorum ve örnek olmasını temenni ediyorum. Ne demişler "Birlikten kuvvet doğar."

Yalnız değilsiniz!

Yazının devamı...