Vata Mevsiminde Beden Başkadır

Uzun yıllardır ara mevsim diye bir şey yaşamıyoruz. Sağ olsun insanoğlu, iklim canavarı olmayı da başarabildi. Eskiden “mevsimlik” giysilerimiz vardı, ne yaz ne kış arası giyinenlerden. Ancak bu sene belki ilk defa uzun süredir bir “ara mevsim” yaşar olduk. Kasım’ın sonunda 21 dereceler görmek elbette çok hayra alamet değil ama en azından kavurucu sıcaklardan dondurucu soğuklara -olursa- yumuşak bir geçiş yapıyoruz.

Ayurveda’ya göre her şey 3 Dosha’ya göre ayrılır, insan bedeninden tutun, fiziksel aktivitelere, cansız malzemelerden rüyalarımıza kadar. Mevsimler de aynı şekilde, Vata, Pitta ve Kapha olmak üzere 3’e ayrılır. Bu 3 Dosha’nın ne olduğunu eski yazılarımdan okuyabilirsiniz. Şimdi uzun uzun bunların açıklamalarına girmeyeceğim ama içinde bulunduğumuz mevsim Dosha’sı üzerine ufak bilgiler paylaşmak istiyorum.

Bundan 5.000 yıl kadar önce, o zamanın en ileri hekimleri, yani Ayurveda uzmanları, mevsimlere göre bedenlerimizin farklılaştığını keşfedip, hava değişikliğine hastalanmadan uyumlanabilmenin yöntemlerini keşfetmişler. Sonbahar ayları Ayurveda’ya göre Vata ağırlıklıdır. Başka bir ifadeyle, Vata olan her şey sonbaharda artar. Kitabî bilgilere göre sonbahar Eylül ve takip eden iki ay süresince yaşanırken, bu sene güz biraz daha geç geldi. Şu anda, yaşamakta olduğumuz mevsim derecelerine göre tam da Vata dönemindeyiz diyebiliriz.

Tesadüf değil, Ayurveda’da detoks, yani arınma sadece mevsim geçişlerinde yapılır. Sonbahar ve İlkbaharda. Yazın ve kışın detoks yapılmaz mesela. Bunun da sebebi oldukça basit. Sonbaharda yapılan detoks akciğerleri kış sezonuna hazırlamak, ilkbaharda yapılan detoks ise kışın tüketilen ağır yemeklerin tortularından kurtulup karaciğeri dinlendirmektir. Ve bedenin tam değiştiği zamanlar seçilir fiziksel arınma çalışmaları için.

Vata (sonbahar) mevsimi, Dosha’mız ne olursa olsun, hepimizi etkiler. Ayurveda’ya göre Vata boşluk ve hava elementini temsil eder. Hava, kuruluk, rüzgâr ve hareket demektir. Bu mevsimde tüm bu özellikler yoğunlaşacağı için, bedenimizde ve zihnimizde de bunların yansımalarını epey hissederiz.

Peki, Vata sezonunda bizlere ne olur?

Bedensel açıdan: Bedenimiz içgüdüsel olarak kışa hazırlanmaya başlar. Yağlı ve ağır yemekler daha tercih edilir olur. Haliyle, dondurucu soğuklardan korunmak amacıyla bedende yağlanma başlar. Ağırlık hissi çöker ve akabinde hareketsizlik tercih edilir. Vata, hava elementi demiştik, hava elementi de bedende migren, baş ağrısı, taşikardi, yorgunluk, uykusuzluk, midede şişkinlik, susuzluk hissi, kabızlık, yüksek tansiyon, cilt kuruluğu, kırılan tırnaklar, dökülen saçlar, bedende esneklik azlığı, kas ağrıları, siyatik ağrısı, artrit gibi kemik ve diş ağrıları, diş etlerinde çekilme şeklinde tezahür eder.

Zihinsel açıdan:Vata dengesizliği genelde öncelikle zihinde hissedilir. Vata’nın temsil ettiği hava ve boşluk elementi zihnimizi biraz daha “sisli” hale getirir. Ayaklarımızın yere çok basmadığı, anksiyetemizin yükseldiği, düşünce hızımızı kontrol etmekte zorlandığımız, hiperaktif ve unutkan olduğumuz, gerçekçilikten uzaklaştığımız bir dönem olur. Yani Ayurveda’ya göre kafaların oldukça karışık, dumanlı, biraz da depresif olduğumuz bir mevsimdir sonbahar. Ancak bu mevsimin bedenimizdeki etkilerini faydalı bir şekilde kullanma imkanımız da olur. Örneğin Vata sezonunda -aklımız bir karış havada ya- yaratıcılığımızı döktüreceğimiz bir sezondur. Düşünsel olarak aklımıza yeni fikirlerin düştüğü bir dönemdir. Boşluk elementinin fazlalığı derin meditasyon yapmayı sağlar, dolayısı ile bu dönemde yapılan her türlü spiritüel pratikte ilerlemek mümkündür.

Enerji açısından: Vata sezonunda enerjimiz deyim yerindeyse “kabuk değiştirdiği” için biraz düşer. Hava elementi değişkendir, hızlıdır, bu da inişli-çıkışlı ruh halleri getirir. Her şey çok hızlı ve çok yavaş seyreder, döngüler içinde. İnsanı yorar. Vata sezonunda enerjiyi yeniden oluşturabilmek için dinlenmek esastır. Hava elementinin temsil ettiği hareketlilik sizi daha çok etkilemişse, şu sıralar aynı anda tonla işle ilgileniyor bulabilirsiniz kendinizi. Özellikle bu kişilerin Vata sezonunda dinlenmeye daha çok zaman ayırmaları iyi olur.

Yukarıda değindiğim gibi, beden tipiniz yani Dosha’nız ne olursa olsun, içinde bulunduğumuz mevsimde illa ki bu belirtilerden bazılarını yaşayacaksınız. Dosha’nızın ne kadar dengeli olduğuna göre mevsimsel etkileri az veya çok hissedebilmek mümkün. Dosha’nızın dengede olup olmadığı, dengelemek için ne yapılması gerektiği ve hastalık önleyici uygulamaları ehil bir Ayurveda uzmanı size söyleyecektir.

Peki Vata sezonunda hepimiz, ama istisnasız hepimiz, ne yapmalıyız?

-Yılın ayları Dosha’lara nasıl ayrılıyorsa, Ayurveda’ya göre 1 gün de 3 Dosha arasında bölünür. Günün Vata saatleri olan 2-6 ve 14-18 önemlidir. Sabah Vata döngüsü bitmeden, yani 6’dan önce kalkmanız üzerinizdeki mahmurluğu alıp günü enerjik şekilde geçirmenizi sağlayacaktır. Sabah 6’ya kadar ufak bir meditasyon yapabilirseniz gününüzü taçlandırmış olursunuz. Bu saatten önce yapılan meditatif çalışmalar hem kolay, hem etkilidir. Saat 14-16 arası dışarıdaki işlerinizi yapmak, hareket etmek, sosyalleşmek ve günün son yemeğini yemek için idealdir.

- Yazdan kışa geçiş bedende mini bir kaos yarattığından, günlük rutinlere Vata döneminde önem vermek gerekir. Aynı saatte kalkmak, aynı saatte yatmak, günü bölerek işlerinize göre dağıtmak ve böylece bir rutin oluşturmak, sizi git gide artan ataletten kurtaracaktır.

- Egzersiz seçimleriniz yumuşak olsun. Vata zorlanmaya çok gelmeyeceği için, dinlenmeye de önem verilmesini ister. Günlük bazda kendinize dinlenme, rahatlama zamanı ayırın.

- Vata soğuğu sevmez, dolayısı ile kendinizi sıcak tutun. Özellikle akşamları ılıkla sıcak arası bir duş alın.

- Vata sezonunda en ağır hasar gören organımız cilttir. Cilt aşırı derecede kurur. Zaten ateş elementinin fazla olduğu yaz aylarından, yani Pitta sezonundan yeni çıkmışızdır, cildimizin suyu çekilmiştir. Bu yüzden, her gün bol su içerek, tüm vücudunuza susam yağı sürmeyi ihmal etmeyin. Özellikle beden tipi Vata olan kişiler bundan çok yararlanacaklar. Biz buna Ayurveda’da abhyanga masajı diyoruz.

- Ayurveda’ya göre Vata sezonunda öğün atlamamak gerekir. Günde 3 öğüne sadık kalınması düşmekte olan enerjinizi toparlamaya yardımcı olacaktır. Yukarıda da belirttiğim gibi Vata soğuğu sevmez, dolayısı ile yemekleriniz hep sıcak veya en kötü ihtimalle ılık olsun. Çiğ ve pişmemiş gıdaları (salata, çiğ sebze ve meyve gibi) daha az tüketin.

- Öğünlerinizde şekerli, ekşi ve tuzlu tatlara ağırlık verip, acı, kekremsi ve keskin tatları azaltın. Vata’nızı dengelemek için avokado, muz, limon, balkabağı, kuşkonmaz, havuç, pancar, kinoa, pirinç, maş fasülyesi, badem, susam ve saf yağ (yani ghee) tüketimini artırmakta fayda var. Prensip olarak, “köklendirici” gıdalar tercih edilmeli, kök sebzeler, çorbalar ve kemik sularından oluşan, hazmı kolay yemekler gibi. Her türlü baharat Vata sezonunda çok iyidir.

- Vata mevsiminde gaz, şişkinlik gibi bağırsak hareketleri olağandır. Eşit miktarda birlikte kaynatacağınız kişniş, rezene ve kimyon çayını gün boyu tüketirseniz, Vata sezonunun neden olduğu bu rahatsızlığın etkilerini önemli ölçüde azaltmış olursunuz.

- Bol bol sosyalleşin. Vata sosyalleştikçe iyi hisseden bir Dosha’dır dolayısı ile bu mevsimde iletişime özellikle önem verilmesi gerekir. Sonbaharda biraz daha hüzünleniriz ve içimize dönebiliriz, ancak Ayurveda’ya göre bu dönemde içe kapanmak çok iyi gelmez.

- Bu mevsimde Vata dengeleyici renkleri giymeye gayret eden. Bunlar genelde pastel tonlardır.

Yukarıdakileri uyguladığınızda, Ayurveda’ya göre sonbahar mevsimiyle gelen sıkıntı, rahatsızlık ve değişikliklerden daha iyi bir şekilde korunabiliriz. Ayurveda bize doğa ile uyumlu bir şekilde yaşamanın reçetelerini binlerce senedir sunuyor. Aslında Anadolu’nun kadim öğretilerinde de var olan bu bilgiler bizim genlerimizde saklı. Onları tekrardan canlandırmanın, hatırlamanın ve uygulamanın zamanı geldi bence.


NAMASTE.

ARYA Esra E. Karaosmanoğlu

“Acemi Yogi”

Instagram: acemiyogi

KASIM 2019