Sevgili Milliyet.com.tr Pembenar okurları,

Sosyal medya birçoğumuzun vazgeçilmezi… Eminim içinizde ‘’Benim sosyal medyam yok. Sosyal medyadan uzak diyorum. Sosyal medyamı kapattım’’ Diyenleriniz vardır. Ancak pek çoğumuz sosyal medya bağımlılığından mustarip. Sosyal medya kullanımı ortalama 2-9 saat arasında değişiyor; bu durum gündelik hayata da önemli derecede etki ediyor. İnsanlar birbirleri ile sosyalleşmek yerine sosyal medyada sosyalleşmeyi tercih ediyor. Sosyal medyada hayatlar son derece steril ve mutlu gözükmesine rağmen, telefonların kamerası kapandığında gerçekten öyle mi?

‘’ Fenomen Doktorlar’’ olarak da bilinen genç ve yakışıklı doktorlarımız Dr. Hakan Tüfekçi, Dr. Ramadan Moueminoğlu ve Dr. Hüseyin Akça ile sosyal medya bağımlılığını ele aldık. Öyle ise buyurun röportaja geçelim.

Dr. Hakan Tüfekçi

Hakan bey, kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben Dr Hakan Tüfekçi, Çukurova üniversitesinde tıp fakültesi eğitimine başlayıp, Kahramanmaraş sütçü imam üniversitesinden mezun oldum. Diyarbakır doğumluyum, Bursa’da görev yapıyorum. 6 yılı aşkın acil hekimliği yapıyorum, son dönemde mezoterapi, ozon terapi ve kupa terapi eğitimleri aldım. Ayrıca dolgu uygulamaları kurslarına katıldım. Yoğun bir tempo ile çalışmalarıma devam etmekteyim.

Sosyal medyayı kullanan bir doktor olarak günde ne kadar zamanınızı geçiriyorsunuz?

Sosyal medyaya ayırdığım zaman iş yoğunluğunun olduğu vakitlerde kısıtlı oluyor, tatil günleri aktiviteye göre daha yoğun kullanıyorum fakat günde ortalama 1,5-2 saatimi sosyal medyada geçiriyorum. Sosyal medya vakit alan, kullanımına göre işlevsel ya da vakit kaybı olan, kişinin sosyal yaşantısına göre bağımlılık oluşturabilen bir sanal ortam.

Sosyal medya bağımlılığını engellemek için okurlarımıza önerileriniz nelerdir?

Sosyal medya vakit harcadıkça kendine çeken bir ortam. Onunla yatıp onunla uyanan bir cok kullanıcısı mevcut. En önemlisi bu denli bağımlı olmak tehlikeli. Kişi kendine, işine ve çevresine ayıracağı zamanı ayarlamalı, gerçek yaşamı unutmamalı. Evet, hepimiz aktif olarak kullanan bireyleriz fakat reel yaşamda olan biteni kaçırmamak adına, bu bağımlılığı engellemek adına öncesinde kısa soluklu aralar vermeli, çevreyle olan iletişimi güçlendirmeli, mümkün olduğunca sosyal medyadan kapmayı başarmalıyız.

Sosyal medyada yaşadığınız ilginç bir anınız var mı, varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

Sosyal medya kullanıcısı olarak, birçok ilginç olayla karşılaştım. Takip eden kişilerin hastalığı olmaksızın özellikle muayene olmaya gelmesi, alışveriş esnasında sizi tanıyorum, beraber fotoğraf çekilelim, ya da mağazada çalışan birinin indirim yapmaya çalışacağım sizin için demesi gibi, mesaj olarak gelenlerden mesai esnasında şayet siz muayene edecekseniz, muayene olmaya geleceğime kadar farklı mesajlar aldım. Sosyal medyada yaşadığım keyifli anılarından bir kaç örnek olarak bunları verebilirim.

Sosyal Medya Üzerine...

Dr. Ramadan Moueminoğlu

Sizi tanıyabilir miyiz?

Akdeniz üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu, Yunanistan batı Trakya Türklerindenim. Ailem Yunanistan da ikamet ettiğinden iki yakın kültür arasında yoğruluyorum. Sanatla oldum olası iç içe yaşayan biriyim. Yaptığım işi sanat, işlem yaptığım insanları sanat eserlerine benzetmemde sanırım bu yüzden; çünkü bizler de bir sanatçıyız.

Sosyal medyada çok fazla takipçiniz olmasına rağmen siz sosyal medyayı nasıl kullanıyorsunuz?

Sosyal medyaya değinecek olursak, işimle alakalı merak edilenleri, doğru bilinen yanlış veya yanlış bilinen doğruları, takipçilerimle paylaşmaktan, onları bilinçlendirmekten ve izlenimlerimi betimlemekten keyif alıyorum. Günümüz çağında internetin ve sosyal medyanın gücünü arkamıza almaktan çekinmemeli, sosyal medyayı hayatımızda doğru konumlandırılmasından oluşan tablodan keyif alabilmeliyiz.

Neredeyse tüm hayatlarını sosyal medyada geçiren insanlar var. Sosyal medyanın içinde biri olarak kendinizi kaptırmamayı nasıl başarıyorsunuz? Ya da kaptırdığınız zamanlar oluyor mu?

Sosyal medyada sosyal kalabilmeyi başardığımız takdirde ki bunu nasıl başarırız; şöyle özetlemem gerekirse gittiğiniz yolu dilediğiniz hedefi belirlediğinizde o yolda kaybolmanız olası değil; bende öyle yapıyorum. Hedefim bellidir, yolum belirlidir. Dışarıda muazzam gerçek bir hayat, gerçek olan ilişkiler, gerçek olan resimler var iken ve bunların tadına varıldığında gerçek olan hislerinizi tatmanın tadına vardığınızda ne demek istediğimin daha iyi ve net anlaşılacağından hiç şüphem yok.

Dr. Hüseyin Akça

Hüseyin Bey, kendinizden bahseder misiniz?

Ben 28 yaşındayım, Adana Seyhan doğumluyum; aslen Kayseriliyim. İlk ve orta öğrenimimi kayseri de, Liseyi Nevşehir Fen Lisesi’ nde tamamladım. Daha sonra üniversite hayatıma Çukurova üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde başladım. Bu zorlu eğitim dönemini Kahramanmaraş Tıp Fakültesi’ nden mezun olarak tamamladım. Bir yıl Kahramanmaraş’ da acil hekimi olarak görev yaptım daha sonra aynı görevi devam ettirmek üzere İstanbul’ a geldim ve halende acil hekimi olarak görev yapmaktayım. Genel olarak titiz bir insanım. Özellikle işimde titiz ve kaliteli çalışmaya özen gösteririm. İş hayatım dışında sosyalliğe fazlasıyla önem veren birisi olarak iş zamanlarından arta kalan vakitleri olduğundan daha fazla verimli kullanmaya özen gösteriyorum. Çünkü mesleğin zorluğunun verdiği stresi onarmak ya da yıpratıcı etkisine engel olmak için sosyal hayatımıza dikkat etmeliyiz öyle de yapmaya dikkat ediyorum kendi hayatımda.

Ayrıca iş dışında sporuma ve beslenmeme dikkat ediyorum. Sağlık için spor şart :)

Sosyal medyada sevilen bir doktorsunuz? Gün içerisinde sosyal medyada ortalama ne kadar zamanınızı harcıyorsunuz?

Sosyal medyada sevilmek güzel evet haklısınız ama gerçek hayatta hastalar tarafından sevilmek onların iyi niyetlerini duymak onlardan hayır duası almak çok daha güzel Tuvana Hanım. Sorunuza gelecek olursam gün içerisindeki iş hayatımızda çok yoğun oluyoruz o yüzden çok fazla bakamıyorum sosyal medyaya. Hatta bu konuda yakın arkadaşlarımın serzenişleriyle karşılaşmak zorunda kalıyorum. İş hayatı dışında güncel haberleri ve işimizle alakalı yeni haberleri gelişmeleri takip etmek amacıyla zaman ayırmaya çalışıyorum. Bazen de sosyal medya üzerinden değerli takipçilerimden gelen Dm mesajlarına bakıyorum. Ve onlara elimden geldiğinde mesleğimle alakalı yardımcı olabileceğim sorularına cevap vermeye çalışıyorum. Özetleyecek olursam Tuvana Hanım takipçisi yüksek diye sanıldığı kadar saatlerce zaman harcayamıyorum sosyal medyaya :))

Sosyal medya yüzünden başınıza gelen kötü bir olay oldu mu?

Bu sorunuza maalesef evet demek zorundayım. Çünkü sosyal medyanın onca olumlu tarafı varsa bir o kadar da olumsuz tarafı var. İnsanların sadece sosyal bir platformda bir fotoğraftan oluşan sanal bir kişiye bağımlılık derecesinde hayran olması gerçekten kötü bir durum. DM den beni sevgilisi gibi görüp yaklaşık 10 ay boyunca her gün her saat gün içindeki yaptıklarını sevgilisine anlatıyor gibi kişinin anlatması normal kabul edilemez. Bu kişilerin mesajlarını ilginç bulduğum gibi bir o kadarda onlara üzülüyorum. Keşke öyle güzel duygularını insanlar sanal kişilere değil de gerçekten sevdikleri insanlara aktarabilseler.

Çalıştığım yerde teyzelerin gelip kızlarıyla tanıştırmak istemeleri ister istemez poliklinikte komik olduğu kadar samimi bir hava da bırakıyor. Teyzeleri içten ve samimi oldukları için ayrıca seviyorum. Sosyal medyada çalıştığım kurumla alakalı bilgi vermiyorum çünkü birkaç defa bunun olumsuz örnekleriyle karşılaştım. Benim çalıştığım polikliniği öğrenip gelen ve devamlı gelmek isteyen tabiri caizse sahte hastalarla karşılaştım. Gerçekten bunun komik olmadığı gibi diğer hastaların haklarına girmeleri ve onların zamanlarından çalmalarından bahsetmiyorum bile.

Daha öncesinde de bir röportajımda anlattığımı burada da anlatmak istiyorum. Acilde çalışırken beni görmek için ya da tanışmak için mi bilmiyorum bir genç kızın intihara teşebbüs etmesi gibi... İnsan hayatı bu kadar basit olmamalı. Ya da insanlar hayatlarında filmlerde olduğu gibi heyecan aradıkları için böyle akla mantığa uymayan hareketlerde bulunuyor. Anne babalar çocuklarını böyle saçma işlerle uğraşsınlar diye onca emek vermiyordur.

Bu bahsettiğim örnekler dramatik durumlar ama genel itibariyle toparlayacak olursam sosyal medyanın olumlu taraflarını görmek isteyenlerdenim. O mecradan binlerce kişiye ulaşabiliyoruz ve oradan vereceğimiz ulaştırabileceğimiz toplumsal mesajlarımızı rahatlıkla insanlara ulaştırabiliyoruz. Mesleğimizle alakalı oradan bir kişiye bile olumlu bir şey katabiliyorsak ne mutlu bize. Bu röportaj vesilesiyle bizlere bu sorularla söz hakkı tanıyan sizlere ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Marka danışmanlıkları, eğitimler, öneri ve görüşleriniz için bana aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.

Fotoğrafçı: İlkay EROL

Mail: tuvanaeroltu@hotmail.com

Instagram: @tuvanaeroltu