Rinoplasti ameliyatı tercih edilen bir estetik operasyon olmakla birlikte, hastaların beklentilerinin farklı olduğu, değişkenlik gösterdiği açıktır. Hastalarımın ameliyat sonrasında burun yapısındaki sahip olacakları değişiklikler kendi sosyal çevresinde merak edilmekte, hatta bazı hastalarda psikolojik etkilere bile neden olmaktadır. Hastalarım bu sayede kendilerine duydukları özgüveni arttırırken, yüzlerinde meydana gelen küçük değişimleri bile önemseyecek kadar hassas olurlar. Bu ameliyattan sonra hastalarımı bekleyenleri önemli hale getirir.
 
Rinoplasti ameliyatının hedefi, estetik ve doğallığı birleştirerek sonuç elde etmektir. Burun fonksiyonları korunmalı, doğal güzellik vurgulanarak, ameliyattan hasta memnuniyeti sağlanmalıdır. 3-4 saat süren operasyon ile, hastalara ameliyatta cilt altına uzun etkisi olan lokal anestezik yapılarak ağrı etkisi azaltılmaktadır. Göz altlarında meydana gelen şişlik ve morluk etkisi ise, 1 hafta on gün kadar morlukların geçmesi, şişliklerin daha uzun süreçte geçmesiyle sonuçlanır. Şişliklerin ilk 3 ayda büyük kısmı inse de, tamamının inmesi bir yıla yayılabilir. Hastalar ağrı konusunda sıkıntı yaşamazlar. Ancak bir hafta on gün süreyle etkili olan şişlik ve burun içi ödemi, ayrıca içi kan ve pıhtılarla dolu olan burun tıkanıklığı hastaları oldukça rahatsız eder. Hasta ağızdan nefes aldığı için, ağızda ve dudaklarda çatlamalar meydana gelir. Bu etkiler silikon plakların burundan çıkarılmasıyla büyük ölçüde sona erer.
 
Rinoplasti sonrasında ödem ne zaman geçer?
 
Bu ameliyatın ardından burun ödemi, kendiliğinden gelişen fizyolojik bir durumdur. Vücudun geneli bir travma karşısında, ödem sorununu mutlaka yaşar. Bunu iyileşme sürecinin bir parçası olarak görmek gerekir. Rinoplasti ameliyatından sonra meydana gelen burun ödeminde ise, belirginlik hakim olduğu gibi, iyileşmeyi geciktirecek bir etkiye neden olur. Burundaki her bölgede ödemin oluşması ve bunun etkisini yitirmesi farklı şekilde olur. İlk önce oluşan ödem yukarıdan aşağıya doğru iner ve zamanla kaybolur. Cilt yapısı kalın olan kişilerde meydana gelen ödem sorunu daha geç iyileşir, cilt yapısı ince olan kişilerde ise daha erken iyileşme meydana gelir. Ödemin iyileşmesi ameliyattan sonraki 6-7 ay içinde % 80-90 oranında gerçekleşir. Bu sebeple hastaların cilt yapısı ve kalınlığı ameliyattan önce mutlaka değerlendirilmelidir. 
 
Rinoplasti ameliyatından sonra nelere dikkat edilmeli?
 
Hastaların ameliyatta cilt altına sızan kan nedeniyle kalıcı renk değişimine engel olmak için, en az 2 ay süreyle güneşten kendilerini korumaları, solaryuma girmemeleri tavsiye edilir. Burun üzerindeki flaster ile kaskın çıkarılmasından sonra, burun yapısındaki düzelme daha iyi görülebilir. Buna rağmen burnun son şekli bu değildir. Bunu görmek için en az 6 ay sabretmek gerekir. Kanamaların sızıntı halinde devam etmesi normal olsa da, yoğun kanamaların önemsenmesi gerekir. Ödem ve şişlikler iyileştikçe hastaların yeni burun şeklini görmeleri daha rahat olacaktır.
 
Estetik görünüm dışında, solunumun gerçekleşmesini sağlayan burun yapısı, vücut için önemli bir organdır. Bu yüzden rinoplasti operasyonu sırasında, burun fonksiyonları özenle korunmalıdır. Burun yapısının nefes alma, koku alma, sesin tonunun belirlenmesi gibi önemli görevlerini yerine getirmesi bakımından sağlıklı olması gerekir. Yaşam kalitesinin düşürülmemesi için, operasyonu gerçekleştirecek olan burun estetiği uzmanının özenli olması gerekir. Deviasyon sorununu düzelten, istendiği gibi burnun şekillenmesine yardımcı olan estetik operasyonun güvenli ellerde yapılması ve ameliyatın sonuçlarından herkesin memnun olması sağlanmalıdır. Ameliyat sonucu hastaların beklentilerini karşılamalıdır. İstenmeyen burun şekli, ödem oluşması ya da istenmeyen diğer etkilerin oluşması hastaların memnuniyetsizliğine neden olacaktır. Tecrübeli bir burun cerrahı ile başarılı bir rinoplasti operasyonu gerçekleştirilebilir. Ameliyatın risklerine kadar her detay daha önce dikkate alınmalı ve doğru hareket edilmelidir.
 
Prof. Dr. Selçuk İnanlı
Kulak Burun Boğaz Baş Boyun ve Yüz Plastik Cerrahı