Sigaranın olumsuz etkileri ve vücuda verdiği zararlar onlarca yıldır halka anlatılmaktadır. Akciğerlerin tertemiz pembe dokularının, sigara içen bir kişide katran siyahına dönüşmüş halini pek çoğunuz görmüştür. Sigaranın solunum sisteminde yaptığı hasar sadece akciğerlerle sınırlı değildir. Solunum yollarının başı olan burun ve sinüsler de sigaradan nasibini alır. Sigara ve sinüzit birlikteliği toplumda oldukça yaygındır. Sinsi bir şekilde yavaş yavaş mukoza örtüsünü bozan sigara sinüziti tetikleyebilmektedir. Sigara içen veya sigara dumanına maruz kalan sinüzitli hastalarda burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, baş ağrısı, yorgunluk ve sık hastalanma gibi belirtileri sıkça görüyoruz.

Sık sık sinüzit atağı geçiren bir sigara kullanıcısına tedavi için “sigarayı azaltmalı ya da sigarayı bırakmalısın” dendiğinde, genellikle bu öneriye uymaz. Bu tip hastalara sigaranın hangi mekanizmalarla burun ve sinüsleri bozduğunun anlatılması, algısı ve muhakemesi yüksek olanların tedavi şansını arttırmaktadır. Burun ve sinüslerin içini kaplayan mukoza örtüsü bir orman gibi düşünülebilir. Bu ormandaki her ağaç düzenli olarak tek bir yöne doğru salınmakta ve havayı temizlemektedir. Bunun burundaki karşılığı: her ağaç bir “siliya” dır ve mikron boyutlarında milyarlarca sayıdaki bu tüycükler sürekli olarak geniz yönünde doğru salınım halindedir. Siliyaların üzerinde jel gibi mukus salgısı bulunur. Tozların ve mikropların tutulması ve burun içerisinin ıslaklığı bu mukus tabakası sayesinde olur. İşte bu siliyalar ve mukus tabakası sayesinde (mukosiliyer sistem) burun ve sinüs boşluklarındaki birikintiler geniz boşluğuna doğru iletilir ve böylelikle temizlenir. Sigara siliyaların moleküler bağlantılarını parçalar, siliyalara tek tek zarar verir, mu şekilde mukoza örtüsünü ve işleyişini bozar. Bunu ormandaki ağaçları kesmeye ya da ormanı yakmaya benzetebilirsiniz. Sonuçta her iki durumda da tabiatı bozduğunuzda, bunun türlü türlü olumsuz sonuçları olacaktır.

Bu zararlı değişikliği burun ve sinüs boşluklarına uyarlayacak olursak; sigara içenlerde siliya çalışması durduğunda sinüslerin temizlenmesi bozulur ve infeksiyona yani sinüzite eğilim oluşur.  Sigaranın içerdiği toksik maddeler mukoza örtüsüne hasar verir, şişmeler ve ödem olur, burun etleri büyür, burun tıkanıklığı olur. Sinüs kanalları normalde de çok dardır ve buraları kaplayan mukoza örtüsü şiştiğinde sinüs kanalları kapanabilir, bu durum da sinüzit hastalığına eğilimi arttırır. Sigaranın içindeki formaldehit ve amonyak mukus salgısının artmasına ve yoğunlaşmasına neden olur. Bu durum çoğu kez yoğun geniz akıntısı ve balgam şeklinde hissedilir. Aynı şekilde toz ve polen gibi alerjenlerin de burundan temizlenmesi bozulur; hastada daha önce olmadığı halde alerjik hapşırmalar ve burun tıkanıklıkları başlayabilir. Bu koşulların tümü burun ve sinüslerin işleyişini bozar, sinüzit tetiklenebilir, hatta koku ve tat duyusu dahi etkilenebilir.

Bazen tıkanıklıkla beraber burun tamamen devre dışı kalabilir. Bu durumda yapılan ağız solunumu yüzünden alt solunum yolları daha da fazla etkilenir; hava temizlenmeden, ısınmadan ve nemlenmeden akciğerlere gitmiş olur. Ayrıca önemli bir nokta olarak mukosiliyer temizleme sisteminin akciğerlerde de bulunduğunu, ancak temizlenme yönünün aşağıdan boğaza doğru olduğunu belirtmek yerinde olur. Sigara akciğerlerin temizlenme sistemini de bozar. Yani sigara solunum sisteminin her düzeyine pek çok farklı mekanizma ile zarar verir. Bunlara ek olarak sigara genel vücut bağışıklığını da düşürerek infeksiyonlara eğilim yaratır. Hastalar çoğu kez “ama ben sigarayı uzun süredir içiyorum, eskiden böyle olmuyordu” derler. Zaten en büyük yanılgı da budur. Sigara zaman içerisinde yavaş yavaş burun ve sinüslerin işleyişini bozar, bozulma belirli bir düzeyi geçtiğinde durum kısır döngüye ve hastalık sürecine girer. Burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ve çeşitli sorunlarla beraber sinüzit hastalığı da ortaya çıkar veya mevcut durumlar kötüleşir. Sık sık sinüzit atakları, tekrarlayan ilaç tedavileri ve bitmek bilmeyen geniz akıntısı hastayı oldukça rahatsız eder. Bu durum çeşitli anatomik bozukluklarla birlikte olduğunda zaman zaman sinüzit ameliyatına dahi başvurmamız gerekebiliyor. Neyse ki hastaların çoğu sigara ve sinüzit ilişkisini hemen kavrıyorlar ve sigarayı bıraktıklarında mukosiliyer sistem aylar bazen de yıllar içerisinde kendini onarabiliyor. Bu dönemde biz hekimlerin de tıbbi desteği sayesinde sinüzitin tedavisi çoğu kez olanaklı oluyor. 

Geniz Akıntısı Çözümsüz Değil Videosu'nu İzlemek için Tıklayınız.

Sinüzit Ameliyat Sonrasında Tekrarlar mı? Videosunu İzlemek için Tıklayınız.

www.atillasengor.com