TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır: CHP bunun gereğini yapmalıdır

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, CHP'nin, Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz'ı dış politikasının başına geçirip,onun hiç olmadığını söylediği tecrübeleriyle dış politikasını yönetmeye kalkışmasının, CHP'nin başına adeta çorap örmek anlamına geldiğini belirtti.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır: CHP bunun gereğini yapmalıdır

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, "CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Yılmaz'ın, "Meclis'te düzenlediği basın toplantısında açıklamaları ile TSK'nin Zeytin Dalı Harekatı'nda ÖSO ile birlikte hareket etmesine ilişkin eleştirileri" konusunda AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Hem Osmanlı hem de Türkiye tarihinde her zaman bayrağa, şehitlere ve gazilere çok büyük saygı duyulduğunu belirten Bozkır, bunun yüzyıllardan beri gelen bir gelenek ve Türklere özgü karakteristik özellik olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin bekası için Afrin'de başlatılan Zeytin Dalı Harekatı'nın devam ettiğini anımsatan Bozkır, "Orada şehitlerimiz ve gazilerimiz var. Operasyonu da Özgür Suriye Ordusu ile birlikte gerçekleştiriyoruz." dedi.

Volkan Bozkır, Türkiye'de herkes şehitlerine ağlarken, gazilerine üzülürken, orada Türk bayrağının dalgalandığını görünce gözlerinden yaşlar gelirken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz'ın, "operasyonu başka bir fotoğraf içinde göstermeye" yönelik, tamamen yanlış bilgilerle böyle bir beyanat vermesinin ülkede büyük bir tepki yarattığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun bunun üzerine, Öztürk Yılmaz'ın Musul Başkonsolosu olduğu dönemde yaşananlardan, Avrupa Birliği Bakanlığında yaşanan olaylara kadar bazı konularda açıklamalar yaptığını hatırlatan Bozkır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Çavuşoğlu'nun o açıklamasında benim de ismim geçtiği için bu konuyu aydınlatmak istiyorum. Öztürk Yılmaz, Brüksel'de AB Daimi Temsilcisi olarak 2006 yılından 2009 yılı kasım ayına kadar görev yaptığım yaklaşık 4 yılın 3,5 yılında, benim Başkatibim olarak maiyetimde çalışmıştır. Çok çalışkan, terbiyeli, saygılı ve o günkü çalışmalarımıza katkı yapan bir arkadaş olarak temayüz etmiştir. Ankara'ya dönüp AB Genel Sekreteri olarak görev aldım. Bilahare milletvekili seçildim. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı olarak görev yapmakta olduğum dönemde, Brüksel'de benim yanımda çalışıp AB Bakanlığında görev alan ve Bağdat'a Büyükelçi olarak tayin olan Faruk Kaymakçı'nın yerine, Öztürk Yılmaz'ın görev yapabileceği konusunda o zamanki AB Bakanımız Egemen Bağış'a olumlu görüş verdim. Yılmaz, orada göreve başladıktan sonra bir olay yaşandı ve bu olay yüzünden de görevine son verildi. Orada 15 gün kadar görev yaptı.

Ben o zaman AB Bakanı olmadığım için, olayın tam şahidi ve tarafı değilim ama o olayı bizzat yaşayan, karar alan bunu icra eden kişiler; o zamanki Bakan Egemen Bağış'tır, o zamanki AB Müsteşarı Haluk Ilıcak'tır, o zamanki Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'dur, o zamanki Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru'dur. Bu olayın ne olduğunu ve neden olduğunu açıklaması gereken kişi Öztürk Yılmaz'ın kendisidir. Eğer Yılmaz bu olayın ne olduğunu açıklamazsa da bu konuyla ilgili bilgiler, o zamanki siyasetçi ve bürokratlarda vardır."

Bozkır, 39,5 yıl Dışişleri Bakanlığında görev yaptığını, siyasette de yaklaşık 7 yıldır dışişleri konuları ile iştigal ettiğini anımsattı.

Bütün bu dönem zarfında CHP'nin, dışişleri kökenli son derece kaliteli, değerli, ülke menfaatini her şeyin önünde tutan, yurt içindeki toplantılarda her türlü tenkiti yaparken yurt dışındaki toplantılarda en ufak bir çatlak ses çıkarmayan, vatanını seven büyükelçi milletvekilleriyle çalıştığını belirten Bozkır, "Bu kişiler Şükrü Elekdağ, Onur Öymen, İnal Batu, Faruk Loğoğlu, Osman Korutürk, Rıza Türmen'di." ifadesini kullandı.

Volkan Bozkır, bu kişilerin ülke menfaatleri söz konusu olduğunda hiç bir şekilde iktidar-muhalefet ayırımı gözetmediğini, kaliteleriyle, konuşma adaplarıyla, terbiyeleriyle, kürsüdeki duruşlarıyla ve toplantılardaki duruşlarıyla herkesin gönlünde taht kurduğunu dile getirdi.

"CHP'nin bu kişiler varken, bugün, 5 gün büyükelçilik yaptığı halde 'büyükelçiyim' diyerek dolaşan böyle bir zatı dış politikasının başına geçirip, onun hiç olmayan tecrübeleriyle dış politikasını yönetmeye kalkışması, CHP'nin başına adeta çorap örmektir." diyen Bozkır, "(Zıvanadan çıkmak) diye, gemici tabiri vardır. Zıvana, geminin direğinin takılı olduğu deliğin ismidir, Zıvanadan çıkma tabirini de gemiciler, direk yıkıldığında gemi batar anlamında kullanırlar. Bu zatla birlikte CHP'nin dış politikası da zıvanadan çıkmıştır. Ülkeye zarar verdiği gibi partisine de zarar vermektedir." değerlendirmesinde bulundu.

"CHP BUNUN GEREĞİNİ YAPMALIDIR"

Bozkır, ülkesini, bayrağını, milletini askerini seven insanların çoğunlukta bulunduğunu düşündüğü CHP'de, Öztürk Yılmaz'ın bu beyanatlarından dolayı büyük bir rahatsızlık yarattığına emin olduğunu söyledi.

CHP'li Yılmaz'ın beyanatlarını büyük üzüntü ile karşıladığını belirten Bozkır, şöyle konuştu:

"(Ben yanlış yapmışım, aslında bunu demek istememiştim) diyerek, belki biraz olsun konuyu kapatabilecekken, televizyon kanallarında RTÜK yasağına girmemek için, tabiri caizse biplenen ifadelerle Meclis binası içerisinde basın toplantısı tertipleyip, o basın toplantısında bu ifadeleri kullanan bir dışişleri mensubunun, dışişleri mensupluğundan hiç nasibini almadığını, hiç bir şeyi büyüklerinden kapmadığını ve CHP'ye de zarar verecek psikoloji içinde olduğunu düşünüyorum. CHP bunun gereğini yapmalıdır, bunun gereğini yapmadığı takdirde çok daha sıkıntılı tablolarla karşılaşılacaktır."

"İNSANIMIZIN DEAŞ'IN ELİNDE KALMASININ BAŞ SORUMLUSU"

Volkan Bozkır, "Öztürk Yılmaz'ın, Musul Başkonsolosu iken DEAŞ'ın saldırısında kendisini 'muhasebeci Kenan' olarak tanıttığı" iddiasıyla ilgili soruyu da yanıtladı.

Bu konuda Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun açıklama yaptığını anımsatan Bozkır, "O olayın meydana gelmesinde de bence bu zatın büyük bir sorumluluğu vardır. Çünkü, o zaman Musul Valisi kenti terketmişti, Irak'ın 55 bin kişilik ordusu üniformalarını bırakarak bölgeyi terketmişti, THY ofisini kapatmıştı. Fakat bu zat, sürekli olarak 'ben burayı korurum, bize saldırmazlar' gerekçeleriyle, o olayın meydana gelmesinin baş müsebbibidir. Yarım saat içinde konsolosluğu teslim etmiştir. Çünkü, aksi taktirde konsolosluğu havaya uçuracaklarını söylemişlerdir. O kadar gün, o kadar insanımızın terör örgütü DEAŞ'ın elinde kalmasının baş sorumlusu bu zattır." ifadelerini kullandı.

Buzdolabındaki yılan korkuttuMalatya'da, bir evin buzdolabına giren yılan, paniğe neden oldu. Yılan, itfaiye ekipleri tarafından yakalanarak, doğaya salındı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber