SOSYAL MEDYA YOGADAN SOĞUTUR MU?

Yogaya başladığım 2001 yılında, Türkiye’de bu işi bilen pek az insan vardı. Birkaç yoga  eğitmeni haricinde uygulayıcı bulamazdınız. Yoga merkezleri ise tek bir elin parmakları kadar az sayıdaydı. Şimdi her şey farklı. Türkiye’nin birçok yerinde yoga merkezleri açıldı. Başlangıçta birkaç büyük şehirle kısıtlı olsa da, yavaş yavaş yoga stüdyoları küçük şehirlere kadar uzandı. Yoga eğitimi almış kişiler ise bireysel olarak taşrada ders vermeye başladılar. Bu gelişmeler mutluluk verici ve umutlandırıcı. Ancak bu olumlu ivmelerin yanı sıra, yoga konusunda eskiye göre çok daha fazla kafa karışıklığı olduğu bir gerçek.

Eleştirim, öncelikle sosyal medyadan paylaşılanlara dair.

Instagram’da, Facebook’ta ve değişik sosyal medya mecralarında gördüğünüz sekize katlanmış vücutlar, serçe parmağının ucunda amuda kalkmış uygulayıcılar, sizi ne kadar yogaya özendiriyor? İmkânsızmış gibi görünen baş aşağı duruşlar, insanın içini kıyan geriye bükülmeler sosyal medyada gırla. Baktıkça insanın nefesi daralıyor.

Sosyal medyada yoga, bir nevi eski modellerin, eski balerinlerin, pilates hocalarının tekelinde bir uğraş gibi teşhir ediliyor. Bilinçli veya değil, varılması gereken hedefin tam da o esneklik, o vücut yapısı olduğu algısı yaratılıyor. Bu kişilerin bazıları ise hipermobiliteden muzdarip kişiler ve bu gerçek insanlardan saklanıyor (Hipermobilite, eklemlerin aşırı hareket edebilirliğine verilen tıbbî terimdir. “Eklem Hipermobilite Sendromu (EHS)” adı altında bir hastalık vardır).

Sosyal medyada inanılmaz duruş resimleri paylaşanların çoğu, gösterdikleri esnekliğe yoga sayesinde ulaşan insanlar değil. Vücut yapı özellikleri veya eski meslekleri sayesinde ileri derecede esnek duruşlarla karşımıza çıkıyorlar. Eski model veya eski balerin olan, ve şimdi yoga eğitmenliği yapan birçok arkadaşım var. Çoğu şahane birer rehber. Elbette, bu kişilerin esnek veya incecik olmaları bir kabahat gibi ortaya atılmamalı. Ben sadece, bu eğitmenlerin sosyal medyada sergiledikleri duruşların neredeyse tamamının, insanları yogadan soğuttuğu gerçeğine parmak basmak istiyorum burada.

Sosyal Medyada “Pompalanan” Tek Vücut Tipi

Sosyal medyaki yoga paylaşımlarında öne çıkarılan incecik bacaklar, kaslı kollar, daracık basenler ve dümdüz göbekler hangimizde var? “Çoğunluk böyle” diyebilir miyiz? Sanal olarak pompalanan bu tür vücutlar insanlarda yoganın asla erişilemeyecek bir hedef ortaya koyduğu hissini uyandırıyor ve doğal olarak onları caydırıyor. Sorum şu: Neden normal veya (çok) kilolu insanları sosyal medyada yoga yaparken görmüyoruz? Yoganın en temel kuralı olan “herkese uygulanabilirlik” prensibinden neden uzaklaşıyoruz? Ve yoga ile insanların arasını açanlar neden bizzat eğitmenler oluyor? Vücut tipleri armut, elma, şeftali veya her ne ise, sırım gibi olmayanlar da, kilo sorunu yaşayanlar da, sosyal medyada alay edilmeden, linç edilmeden kendi görsellerini paylaşabilecekler mi? O muhteşem vücutlu eğitmenler, zaman zaman sayfalarında, kendilerinin fotoğrafları kadar, kilo sorunu olan, bedensel veya zihinsel engelli yoga severlerin de fotoğraflarını paylaşabilecekler mi? Yoksa herkesin instagram veya facebook hesabı, bireysel egoların sergilendiği bir vücut pazarı olarak mı kalacak?

Sosyal Medyada Yoga = Akrobasi

Sosyal medyadaki yoga görsellerinin insanları yogadan uzaklaştırmasının bir diğer sebebi ise akıl almaz pozların karelere yansıması. Hangi Instagram hesabına baksam, herkes ya kafa üstü durmuş, ya da sakatlanmaya davetiye açan akrobatik hareketler yapmış. Her bir akrobatik duruş, “Ne kadar zor, o kadar değerli!” mesajını veriyor sanki. Geçmişinde bale, pilates veya başka bir beden eğitimi almayan insanlar, ve yogada henüz ehlileşmemiş kişiler, istisnasız, bu fotoğraflara hayranlıkla değil, mesafeyle bakıyor.

Yogada erişilmesi gereken noktanın bu olduğunu düşünerek, çoğu kişi yogaya başlamaktan vazgeçiyor. “Nasıl olsa yapamam” veya “Bu yaştan sonra kendimi sakatlayacak mıyım?” soruları haklı olarak soruluyor. Oysa yoga ters duruşlardan, baş üstü duruşlardan ibaret değil ve bunlardan çok daha öte. Yoga, her tip insana, vücudu nasıl olursa olsun, esnekliği ne olursa olsun, herkese hitap eden bir yaşam şekli. Aşırı kiloluysanız da yoga yapabilirsiniz, görme engeliniz varsa da, başka bir bedensel rahatsızlığınız varsa da aynı şekilde. Esnek mi değilsiniz? Yoga için sorun değil. Herkes yoga yapabilir ve yoga, sadece ince ve lastik gibi esnek olanlara özgü bir uğraş değil. Bunu yeterince vurgulamıyoruz.

Onüç senedir yoga dersi veriyorum. Son yıllarda derslerime yeni başlayanların hemen hemen hepsi aynı ürkek soruyu soruyor: “Ama ben hiç esnek değilim, bir de biraz kilom var, yine de yapabilir miyim?”. İşte böyle anlarda sosyal medyada yoganın yanlış veya eksik tanınmasına katkıda bulunan eğitmenlere görev düştüğünü daha da iyi anlıyorum. Yanlış bir algının yerleşmesine ve insanların yogadan soğumalarına katkıda bulunmadan, yeni başlayanların bir yoga merkezine adım atacak cesareti kendilerinde bulamamalarının sebebi olmamalıyız.

Bu konuda yoga eğitmenlerine çok büyük sorumluluk düşüyor. Ticarî pompalamalardan ve görsel mükemmeliyetten arınıp (ki, neye göre mükemmeliyet, kime göre mükemmeliyet, o da ayrı konu), yoganın herkes tarafından uygulanabileceğine dair paylaşımlarda bulunmaları her eğitmenin sorumluluğudur. Bir baş üstü duruş sergiliyorlarsa, en az birkaç adet herkesin yapabileceği duruşlar süslemeli bu eğitmenlerin sosyal medya hesaplarını. Yogada esneklik beklentisinin olmadığını, herkesin kendi vücut özellikleri ile şahane birer yogi olabileceğini  her defasında vurgulamalılar. O güzel karelerde yanlarına kendileri kadar şanslı bir vücut yapısına sahip olmayan yoga öğrencilerini de alsalar, ve “Herkes yoga yapabilir!” deseler, şahane olmaz mı?

Kasım 2017

Esra E. Karaosmanoğlu

“Acemi Yogi”

Alterego.esra@gmail.com

NOT: Instagram’da takip ettiğim bir yoga uygulayıcısının hesabı var: “nude_yogagirl”. Bu isim altında muhteşem fotoğraflar paylaşan sosyal medya fenomeni, kimliği bilinmeyen fotomodel, bu satırları yazdığım günlerde kendi gibi muhteşem bir vücuda sahip olmayan yogilerin fotoğraflarını paylaşmaya başladı. “Tam da olduğun gibi güzelsin” (“You are beautiful exactly the way you are”) mesajını destekleyen, “bay ve bayan herkes”ten gelen yoga duruşlarını hesabında cesurca sergiliyor. Yoganın hizmetinde, bilincinde ve sorumluluğunda olmak, tam da böyle bir şey.