Aydınlanmamış her insan, geçmiş duygu ve düşünce sistemine uygun olarak dışarısını şekillendirir ve bu şekillenmenin doğruluğundan da yüzde yüz emindir. Yüzde yüz emin olma hali, insanın kendisinin doğru, diğerlerinin de yanlış olduğunu düşündürür. Değişmek, dönüşmek aklına bile gelmez. İşte bu açıdan her birimiz kendi gerçeğimizi yaratırız. Hayat çok sıkıcıysa belki de siz çok sıkıcısınız. Dışarıda fazlaca acı görüyorsanız belki de içinizdeki acıyı dışarıda görüyorsunuz. Dilerseniz bu yazdıklarımı analiz edelim

Diyelim ki iş yerinde kötü muameleye maruz kalan bir arkadaşınızla dertleşmek üzere buluştunuz. İki değişik durumda olduğunuzu hayal ederek ona karşı nasıl bir yaklaşım içinde olabileceğinize karar vermenizi istiyorum. Birinci durumda; Beklemediğiniz bir terfi aldınız ve maaşınıza anında zam yaptılar. İkinci durumda ise iş yerinizde size sürekli mobbing yapılıyor.  Şimdi bu iki durumu da ayrı ayrı hayal ederek arkadaşınızla birlikteyken aşağıdaki yaklaşımların hangisini seçeceğinize karar verin.

a-    Boş ver olan olmuş, geçmişe üzülmek sana bir şey kazandırmaz, sana iş mi yok?

b-   Patronunla konuş, nerede hata yaptığını sor ve kendine yeni bir aksiyon planı yap.

c-    Gün doğmadan neler olur? Sen sadece mevcut hedeflerine odaklan. 

d-   Maalesef, iş hayatı böyle, burada hak hukuk arama. Mutlaka seni işten atmak istiyorlar. Sana mobbing yapıldığını ispat et.  

Şimdi başka bir örnek. Diyelim ki, sevgilisi tarafından terk edilmiş yakın bir arkadaşınız var. Bu örnekte de aynı şekilde iki farklı durumda olduğunuzu hayal edin. Birinci durumda; Sizi çok mutlu eden, anlayan, dengeli ve uyumlu duygular içinde olduğunuz bir ilişkiniz var. İkinci durumda ise; İlişki de olduğunuz kişinin sizi aldattığını öğrendiniz. Depresyondasınız. Şimdi her iki durumu da ayrı ayrı hayal ederek arkadaşınızla birlikteyken aşağıdaki yaklaşımların hangisini seçeceğinize karar verin. 

a-    Kendini çok fazla üzme. Yalan Dünya. İstersen bu akşam bize gel, yemek yer, laflarız. Kafanı dağıtmış olursun.

b-   Üzülme güzelim, nasılsa başkasını bulursun. 

c-    Senin gibisini nereden bulacak? Bu onun kaybı. Elini sağlasan ellisi

d-   Zaten ben anlamıştım. Sen üzülmeyesin diye bir şey söylemedim. Erkeklerin/Kadınların hepsi böyle, terk edilmeye mahkumuz.

Yukarıda örnekleri dürüstçe uyguladıysanız, yaklaşım tarzınızın insanların neler yaşadığından bağımsız olarak, hayatınızda olanlara göre farklılaştığını göreceksiniz. Yok, yaklaşımım her zaman aynıydı, diyorsanız o zaman söylenecek söz yok, algılarınız ötesine geçebiliyorsunuz, gerçekten aydınlanmışsınız demektir.

Sonuç olarak, illa dışarısı değişsin istiyorsanız başlangıç noktanız, duygular ve düşünce sisteminizin kaynağını oluşturan geçmiş travmalar olmalıdır. Travmalardan etkilenen duygu ve düşünce sistemimiz dışarıyı olduğundan farklı görmemize sebep oluyorlar. İşin kötü tarafı yaptığımız seçimler nasıl bir insan olduğumuzu belirliyor. Yok boş ver ben travmalarla uğraşmak istemiyorum diyorsanız tabii ki bu sizin bileceğiniz bir şey. Fakat en azından harekete geçmeden önce bir saniyeliğine durun ve kendinize dışarısının bildiğinizden farklı bir gerçeği olabileceğini hatırlatın. Bu anlamda tek bir saniye hayatınızı kurtarabilir. 

Her Daim Sevgi ve Işıkla 

Sibel KAVUNOĞLU