Datça’nın üç “B”si

Masmavi denizi, baş döndüren doğal güzelliklerinin yanında Datça’yı simgeleyen üç “B” var; bal, badem, balık...

Kışın esti mi ters yüz eden, yazın ise kavurucu sıcağı ortadan kaldıran rüzgarı, baharda toprağı iten kocaman saplı papatyalarıyla narin gelincikleri, maviyle yeşilin hemhal olduğu insanın ruhuna afyon etkisi yapan koylarıyla Datça başka türlü bir yaşama dair umutlarınızı yeşertiyor. Datça’nın her mevsimi ayrı güzel olsa da küçücük cennet koyların dile geldiği ayların tadı yarımadada bir başka.

Datça’nın üç “B”si

Gurme alışveriş

Datça’nın meşhur bademinden almadan dönmek olmaz. Araştırmalara göre Datça’da 36 çeşit badem var. En bilinenler nurlu, ak ve sıra bademler. Çoğunluğun favorisi ve daha çok bilinen çeşit kocaman nurlu bademler. Fakat tavsiyem yerel halkın da tercih ettiği daha gösterişsiz bir çeşit olan sıra badem. Sıra badem nurluya göre daha ufak, fakat çok daha yoğun lezzette. 1994 yılından bu yana tamamen kendi çabalarıyla ekolojik tarım yapan Sındı Köyü’nün ürünleri bölgedeki en iyilerden. Oluşturdukları Sındı Köyü Kooperatifi’nin üyelerinin ürünleri arasında bademin yanında badem ezmesi, çağla turşusu, kapari ve kapari yaprağı turşusu bulunuyor. Kooperatifin köyde minik bir dükkanı var.

Özlü Datça Köy Ürünleri’nin ise Datça merkezde üç adet dükkanları var. Sındı Köyü’nün ürünlerinin yanında yörenin en özel ürünlerinden kekik balını da mutlaka buradan almalısınız. Şifalı olduğu bilinen harnup balı da eylül ekim aylarında bulunabiliyor. Badem dolgulu yeşil zeytinler de günün her saati lezzetli bir atıştırmalık.

40 hektarlık bir alana kurulmuş olan Olive Farm Güller Dağı Çiftliği’nde organik tarım yapılıyor. Çok şirin bir de misafirhanesi olan çiftliğin özellikle zeytinyağları ve kara incir, tatlı elma, keçiboynuzu çeşitleri olan sirkeleri denenmeli.

Datça’nın üç “B”si

Kargı Koyu’na karşı sofra

Kalabalıktan uzaklaşayım, muhteşem bir manzara eşliğinde kafa dinleyip, kendi soframı kurayım Datçalılar gibi Datça’nın tadını çıkarayım derseniz istikamet Bizimev Datça. Kargı Koyu’na kuş bakışı bakan Bizimev eski bir çoban kulübesinin yenilenmesiyle loft tarzı bir eve dönüştürülmüş. Maksimum üç kişinin konaklayabileceği mekanın önündeki bahçede kendi sofranızı kurup günü batırmak çok keyifli. Şehirdeki en lezzetli pastaların bir otelin içinde olduğunu söylesem: Merkezdeki en keyifli otel Uslu Otel Royal Yachting bünyesindeki Patisserie Peninsula. Özellikle de ananaslı bademli pastasını bir kahve eşliğinde, deniz kıyısındaki teraslı özel güneşlenme alanına yayılarak tüketmek gerek. Uslu Otel Royal Yachting, Amex’in Türkiye’de önerdiği 17 otelden biri.

Papatya sapından yemek

Datça merkezdeki Maradona Restoran iyi malzemeyle yapılmış günlük, taze ve lezzetli meze ve zeytinyağlı çeşitleriyle öne çıkıyor. Göz alıcı bir balık mostrası var. Liman içindeki Emek Restoran ise taze deniz ürünlerini yiyebileceğiniz en doğru adres. Balıkçı bir aileye ait mekanda o gün denizden ne çıktıysa yanında çıtır bir salatayla akşama masanıza arzı endam eyliyor. Datça koylarının tadını çıkarmak isteyenler için en iyi seçenekler tamamen köy pazarından yapılan alışverişle pişirilen yemekleri ve leziz gözlemeleriyle Hayıtbükü’ndeki Ogün Restoran ve Kumluk Plajı Mevkii’ndeki Fevzi’nin Yeri. Fevzi Çıkrıkçı’nın yöre malzemelerine olan hakimiyetini masanıza gelen her tabakta anlamak mümkün. Mesela papatya sapından yemek yapıldığını hiç duymuş muydunuz? Endemik ve kalın saplı papatyaların sadece saplarıyla yapılan dallanpa adlı zeytinyağlı, enginarımsı tadıyla beklediğinizden daha lezzetli.