Geri Dön

‘Tüm canlılar bir bütüne ait’

Ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda sergisi ve ödülü bulunan Kocaeli Üniversitesi Resim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Neslihan Kıyar, “İlkel yaratıların düşünsel yapısından alıyorum motivasyonumu. Bence tüm canlılar aynı öz ve aynı niteliklere sahip bir bütüne aittir” diyor...

‘Tüm canlılar bir bütüne ait’
ÖZLEM ÜLKÜ

Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Neslihan Kıyar, ailesinin desteğiyle küçük yaşlarda fark ettiği resim yeteneğiyle güzel sanatlara yönelmiş. Aldığı eğitimlerle çalışmalarına her daim bir yenisini ekleyen Kıyar, “Hayat benim için çalışmak, çok çalışmak ve daha çok çalışmak şeklinde kartopu gibi büyüyen bir hâl aldı. Bugün, iş ile özel yaşamım bunun üzerine kurulu. Serüven sürüyor” diyor. Alanında 6 ödülü bulunan, 10 kişisel sergiyle beraber çok sayıda ulusal/uluslararası karma sergiye dahil olan Kıyar’a, akademi hayatından sanatına, Kocaeli’ndeki kültür sanat etkinliklerine kadar merak ettiklerimizi sorduk.

‘Tüm canlılar bir bütüne ait’

- Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Elde ettiklerinin ötesini hayal eden ve daha fazlasına inanan insan, hırslarını ve sınırlarını bu uğurda zorlayarak deneyimler elde etmiş ve özgürlüğe kavuşmuştur. Aynı paralelde, her türlü ilkel us ürünü sanat formuna yansıyan çaba ve deneyimler böylesi bir düşüncenin ürünleridir. Bu anlamda forma yansıyan ilkel düşünceyi sosyal bir dengeleyici olarak işlevlendirip, yüzeye aktarıyorum. Üslubumu açıklarken başında belirtmeliyim ki, her serinin arayışı ve anlatısı kendi içinde gizli. İlkelliğe öykünen katmanların içinde, hayal ile gerçeğin, yakın ile uzağın, uzam ile espasın gelgitlerine rastlayan izleyici, bu ikili algıyı çözümlemeye çalışırken rastlantısal sürprizlerle karşılaşabilir. Özellikle son dönem çalışmalarımda dalların yığın oluşturduğu yüzeyde gizlenen figürler ve hayvanlar, mağara resimlerinin ilerisinde bir illüzyona dönüşmüş gibi görülür.

- Motivasyonunuzu nereden, nasıl sağlıyorsunuz?

İlkel yaratıların düşünsel yapısından alıyorum motivasyonumu. Bence tüm canlılar aynı öz ve aynı niteliklere sahip bir bütüne aittir. Bu durum, hayvanlarla insanların karşılıklı iletişimine hem simgesel hem de gerçekçi sayılabilecek derinlemesine bir bakış açısı getirmekte. Mesela akılcı bir düşüncenin kesinlikle reddedeceği benzeşim ilkesi, ilkeller için gerçeğin ta kendisidir. Geceleri bataklıklarda dolaşan antilop büyücüyü temsil ederken, aslanın artıklarını yiyen çakal, şefin peşinden koşan işe yaramaz adama benzetilir. Bu bağlamda yaratıya yansıyan insan-hayvan eşleşmesi izleği, miladı çok gerilere dayanan kolektif bir ironi durumsalı sunmaktadır. İşte bu türden bağlantılar, beni harekete geçiren bazı ipuçlarıdır.

- Yeni bir sergi hazırlığı var mı?

Evet. Karma ve kişisel sergiler rutinde hep var. Şu sıralar online, sanal sergiler sıklıkla düzenlendiği için arka planda devam ediyor.

‘Sanatta özel girişim önemli’

- Kocaeli’ndeki kültür sanat hayatını anlatır mısınız? Şehirle nasıl bir bağınız var?

Kocaeli’nin İstanbul’a yakınlığı bazı durumlarda avantajken bazen de dezavantaja dönüşebiliyor. Sanat eğitimi alan öğrenciler ve hocalar, imkânı olan ya da her gün gidip gelerek mesafeyi sorun etmeyenler, Kocaeli’nde yaşamak istemiyor. Bu bir gerçeklik olarak karşımızdayken buna az sayıda galeri ve sergi mekânı ekleniyor. Müze sayısındaki noksanlığı da eklemek gerekiyor. Bir şehirde sanatı ilerletmek, var etmek sadece devletin ve yerel yönetimlerin kaygısı olmamalı. Serbest ve özel girişimler de sanatın yayılımında önemlidir. Pandemi sonrası bazı durumların daha farklı bir çizgide ilerleyeceğini de tahmin ediyorum.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber