Geri Dön

Organik tarıma kadın dokunuşu

Salgın baş gösterdikten sonra, organik tarım ürünlerine rağbet arttı ve uzmanlar da organik tarımı bir çıkış yolu olarak görüyor. Çevresinde “organik tarımın kraliçesi” diye anılan Gürsel Tonbul, çiftliğinde köylü kadınlardan aldıkları mirasla üretim yaptıklarını söylüyor

Organik tarıma kadın dokunuşu
Zeynep Kakınç

Tarımsal ürünler ve gıda güvenliği konusu her zaman önemliydi, ama özellikle son aylarda gündemimizden hiç düşmüyor. Tüketicinin alışverişlerinde daha seçici olması, dikkatleri özellikle organik tarım ürünleri konusunun önceliğine çekiyor. Pek çok uzman da Kovid-19 sonrası organik tarım, bir çıkış yolu olabilir düşüncesinde. Ülkemizde hakkını vererek organik tarım yapan işletme sayısı pek fazla değil; çünkü zor ve meşakkatli bir iş.

Organik tarıma kadın dokunuşu


Sektörün öncü ismi Gürsel Tonbul’la, organik tarımı ve geleceğe dair düşüncelerini konuştuk.

Kimileri Gürsel Tonbul’a “Organik tarımın kraliçesi” diyor, kimi de “hanımağa”. Ben en büyük hayranlarından biriyim. Hem anne, hem eş hem de nasıl iş kadını olunur ve hayallerin peşinden gidilir, nasıl başarılı olunur, işte en canlı örneği! Gürsel Hanım’ın sahibi olduğu Değirmen Çiftliği, Kuşadası’nda. Çoğunluğu yağlık zeytin olmak üzere arazilerin büyük kısmı zeytinlik. 150 dekara varan alan üzüm bağlarına ayrılmış. Organik tarımın esasları doğrultusunda çeşitli meyveler; narenciye, şeftali, erik, kayısı, nar çoğunlukta olmakla birlikte, az miktarlarda da olsa hemen tüm Ege meyve çeşitlerinden yetiştiriliyor. Tüm alanlarda ve çeşitlerde üretim yüzde 100 organik sertifikalı.

 Organik tarımdan elden edilen ürünleri “Yerlim” markasına taşıyor ve ürünler Değirmen Restoran’da lezzetlere karışıyor. Gürsel Tonbul, ayrıca İstanbul’da, Murat Denizel ile kurduğu YOM (Yerli Organik Manav) markası altında da Anadolu’nun güvenli ürünlerini lezzetseverlerle buluşturuyor.

Organik ürün alırken nelere dikkat etmeliyiz? Bu konuda Gürsel Hanım’ın uyarıları çok önemli: “Üzerinde logo olmayan hiçbir ürün sertifikalı organik değildir” diyor. Taze üründe ise uyarıyor: “Üreticisine ve elbette ürünün satışını gerçekleştiren perakendeci satıcısına çok dikkat edin ve ürünün izlenebilirliğini önemseyin. Sertifika elbette bir garanti.”

Her şey iyi güzel, organik tarım ülkemizin gelecek planlamasında bir umut ışığı ama mevcut sorunlar nasıl aşılmalı? Tonbul, organik tarımda yapılması gereken şeyin kâr-para değil, kâr-yarar hesabı olduğunu düşünüyor. Onun da kafasında bazı sorular var: “Nüfusun çok büyük kısmı büyük şehirlerde yaşıyor ve gerçek gıdanın ne olduğunun farkında değiller! Onlara nasıl ulaşacak, hoyrat tüketimle, üretim kaynaklarının bir gün tükenebileceğini nasıl anlatacağız?”

İmalathanesinde kadınlar çalışıyor

En önemli konulardan biri de kadınların üretime katkıları. Tonbul’un, taze meyve, sebzeye artı katma değer yaratmak için kurduğu imalathanede üretim yapmak üzere sadece kadınlar çalışıyor. Gürsel Tonbul, “Gıdanız ilacınız, ilacınız gıdanız olsun” felsefesini beslenmenin temel ilkesi sayıyor ve “Bilge köylü kadınlardan aldığımız mirasla üretim yapıyoruz” diyor. O anlatıyor ben düşünüyorum; ülke olarak bu fikirlerden ve bu deneyimden keşke daha çok faydalanabilseydik.

Nohutlu ve domatesli ev eriştesi 

Tarifimiz Değirmen Restoran’ın menüsünden.

Organik tarıma kadın dokunuşu



MALZEMESİ

120 gram ev eriştesi l 1 fincan haşlanmış nohut l 200 gram kabuğu soyularak kuşbaşı doğranmış domates l Yarım çay kaşığı tuz

25 gram tereyağı l 1 su bardağı et suyu Erişte hamuru için: l 150 gram un l 3 adet köy yumurtası

Bir tutam tuz

HAZIRLANIŞI

Erişte için unun ortasına çukur açıp yumurtaları kırın, tuzunu ekleyerek yoğurun. Sert ve sıkı bir hamur elde edince hamuru üç bezeye ayırın. Her bezeyi 2 milimetre kalınlığına gelinceye kadar oklavayla açın. Açılan yufkaları kuruması için temiz bir bezin üzerine serin. Orta nemliliğe geldiğinde her yufkayı ortadan ikiye kesip, her yarım yufkayı rulo yapın. Oluşan dürüm şeklindeki yufkaları keskin bir bıçak yardımıyla yarım santimetre kalınlığında şeritler halinde kesin. Erişte şeritlerini birbirine yapışmayacak biçimde temiz bir bezin üzerine sererek iki gün kurumaya bırakın. Kuruyan erişteler pişirilmeye hazırdır. Bakır veya toprak güveç tenceresine tereyağını koyup erittikten sonra domatesini ilave edip kavurun. Üzerine et suyunu ekleyin, kaynayıncaya kadar bekleyin.

Haşlanmış nohudu, tuzunu ve eriştesini ekleyip pilav gibi suyunu çekinceye kadar pişmeye bırakın. Suyunu tam çekmeden altını kapatın. Tencerenin kapağı kapalı olarak  2 dakika dinlendikten sonra  servis edebilirsiniz.




İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber