Geri Dön

ABD'nin sözde barış planına tepkiler sürüyor

ABD Başkanı Trump İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında tek taraflı sözde Orta Doğu barış planını kamuoyuna açıklamasından sonra tepkiler çığ gibi büyüdü. İşte Trump'ın sözde barış planına gelen tepkiler...

ABD'nin sözde barış planına tepkiler sürüyor

 Müslüman alimlerden ABD'nin sözde barış planına tepki

Yurt dışındaki Filistinli Alimler Heyeti, Sünni Alimler Birliği ve Libya Fetva Kurumu, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı sözde barış planına tepki gösterdi.

Yurt dışındaki Filistinli Alimler Heyeti Başkanı Dr. Nevaf Tekruri, İstanbul'daki basın toplantısında, "Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun gücü olabilir. Ancak Filistin halkı, insanlığı harekete geçirecek hak, iman ve adalete sahiptir." dedi.

Tekruri, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın, anlaşmazlıkları bir kenara bırakma ve bu plana karşı birlikte hareket etme çağrısından övgüyle söz etti.

Sünni Alimler Birliği Genel Sekreteri Cemal Abdussettar da ABD'nin söz konusu planını kabul etmediklerini söyledi.

Filistin'in kaderini ABD ve hainlerin belirleyemeyeceğini, bu kararın Müslüman halklara ait olduğunu belirten Abdussettar, kapsamlı direniş ve cihat çağrısında bulundu.

Libya Fetva Kurumu Başkan Yardımcısı Sami es-Saidi, her Müslümanın gücü yettiğince bu planın karşısında durması ve imkanları ölçüsünde çaba sarf etmesi gerektiğini belirtti.

Saidi, Müslümanlardan bazılarının "düşman" tarafında durmasından ve bu saldırıyı meşru göstermeye çalışmasından üzüntü duyduğunu ifade etti.

Nahda Hareketi'nden ABD'nin sözde barış planına tepki

Tunus'ta Nahda Hareketi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistin-İsrail meselesine ilişkin sözde barış planını "yüzyılın komplosu" olarak nitelendirdi.

Nahda Hareketi, yaptığı yazılı açıklamada, Trump'ın bu sözde barış planıyla Filistin halkının meşru haklarını hiçe saydığını belirtti.

Başkenti Kudüs olan bağımsız bir devlet kurmaları konusunda Filistin halkına destek verdiklerini hatırlatan Nahda, Trump'ın adlandırdığı gibi "yüzyılın anlaşması" değil "yüzyılın komplosu" niteliğindeki bu planın, Filistin'i tasfiye etme projesi ve Filistin halkının meşru haklarına karşı bir saldırı olduğunu vurguladı.

Tunus Parlamentosunu Filistin için acil toplantıya çağıran Nahda Hareketi, uluslararası toplumu da Filistin halkı ve toprakları aleyhindeki bu plana karşı harekete geçmeye davet etti.

İsveç'te siyasetçi ve aktivistlerden Trump'ın sözde barış planına tepki

İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, Yahudi asıllı İsveçli aktivist Dror Feiler ve İsveçli aktivistler, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün açıkladığı sözde barış planına tepki gösterdi.

Linde, Facebook sayfasından yaptığı açıklamada, ''ABD'nin planı iki devletli çözümden bahsediyor fakat eşit olmayan şartlarda. Batı Şeria'nın İsrail tarafından bütünüyle ilhak edilmesi uluslararası hukuka aykırıdır. İsveç ve Avrupa Birliği (AB) iki devletli çözüm istiyor.'' dedi.

''Saçma, tehlikeli ve tek taraflı plan''

Yahudi asıllı İsveçli aktivist Dror Failler de Trump'ın açıkladığı sözde barış planına Facebook hesabından tepki gösterirken, ''Trump’ın barış planı saçma, tehlikeli ve tek taraflı. Bu plan 'İsrailliler ve Filistinlilerin birbirlerini boğazlamayı devam ettirecek düzeyde. Eski Yugoslavya bile bu durum karşısında cennet adası gibi kalacak.'' ifadesini kullandı.

İsveçli aktivistlerin kurduğu "Filistinliler Grubu" ise ''Uluslararası hukuku savun, Trump'ı reddet'' başlığı ile açıklama yayımladı.

Açıklamada, planın Filistin'in hakları tamamen görmezden gelirken, İsrail'in iştah ve arzularının yerine getirildiği belirtildi.

Plan uygulandığı zaman Filistin devletinin ortadan kalkacağının altı çizilen açıklamada, iki devletli çözüm sürecinin imkansız hale geleceği ifade edildi. İsrail'in işgalinin sonlandırılması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, uluslararası güçlerin Trump'ın planını reddetmesi istendi.

Kuveyt'ten açıklama

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, Filistin meselesi için adil çözümün sadece uluslararası meşru kararlarla sağlanabileceğini belirtti.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Filistin meselesi için adil ve kapsamlı çözüm, ancak ilgili uluslararası kararlara bağlı kalınması yoluyla sağlanabilir. Bunların başında da 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulması geliyor." ifadesi kullanıldı.

"ABD'nin Filistin meselesine çözüm bulma ve Arap-İsrail çatışmasını sonlandırma çabalarının takdir edildiği" belirtilen açıklamada, Kuveyt'in Filistin halkının tercihlerini destekleme konusundaki tutumunun değişmez olduğu vurgulandı.

Tunus'ta parti ve sendikalardan ABD'nin sözde barış planına tepki

Tunus'ta siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları, ABD'nin sözde barış planına tepki gösterdi.

Tunus'un Kalbi Partisi yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu planın, Filistin halkının haklarına el koyduğu, Arap dünyasına ve insanlığa saldırdığı ve uluslararası meşruiyeti hiçe saydığı belirtildi.

Parti, Arap Birliği dönem başkanlığı yapan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyesi olan Tunus devletine "eşi görülmemiş bu adaletsizliğe karşı kararlı bir duruş sergileme, işgalciye hizmet eden ve Filistin halkının varlığını hedef alan bu planı deşifre etme" çağrısı yaptı.

Halk Hareketi de açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın planını, "Filistin meselesinin ekonomik ihtiyaçlar düzeyine indirgenmesi" olarak yorumladı.

Söz konusu planın "Filistin halkına yönelik Siyonist emperyal saldırganlık" olarak tanımlandığı açıklamada, önceki planlar gibi bunun da ölü doğduğu vurgulandı ve Filistin'deki direniş güçlerine, kurulan yeni komploya karşı saflarını birleştirme çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca bazı Arap ülkelerinin Filistin meselesini tasfiye girişimine ortak olması kınandı ve söz konusu ülkeler, ABD-İsrail iradesine boyun eğmeye karşı uyarıldı.

Demokratik Akım Partisi ise sözde barış planını çirkin bir komplo, "Filistin meselesinin tasfiyesi ve Siyonist işgaline hayali bir meşruiyet kazandırma çabası" olarak nitelendirdi.

Parti, bazı Arap ülkelerinin bu komploya ortak olmasının, uğruna binlerce kişinin can verdiği bir davanın hezimete uğratılması ve İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi çabası anlamına geldiği kaydedildi.

İşçi Partisi de açıklamasında, planın, "onlarca yıl Siyonist emperyalizminin ve bölgesel gericiliğin boğazında bir düğüm olarak kalan Filistin meselesinin üzerini örtmek için ortaya atılan umutsuz bir girişim" olduğunu belirtti.

Tunus'un en büyük işçi sendikası Tunus Genel İşçi Sendikası (UGTT), "ABD'nin planını halkların kendi kaderlerini tayin etme ve topraklarını geri almak için direnme hakkına savaş açma" anlamına geldiğini bildirdi.

UGTT, Tunus yönetimini, "utanç" anlaşmasına karşı çıkma ve akademik, ekonomik, kültürel ve spor alanlarında İsrail'le ilişkileri normalleştirmeye çalışanları takibe almaya çağırdı.

Trump'ın sözde barış planı

ABD Başkanı Trump dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında tek taraflı sözde Orta Doğu barış planını kamuoyuna açıklamıştı.

Sözde barış planı kapsamında Kudüs'ün, İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul edileceğini ifade eden Trump, planın bağımsız bir Filistin devleti ve Filistinliler için "son şans" olduğunu iddia etmişti.

Planın açıklandığı toplantıya Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Umman'ın Washington büyükelçileri de katılmıştı.

Kubilay Gülbek ile 5 DakikaDHA Genel Müdürü Kubilay Gülbek tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüsle alakalı değerlendirmelerde bulundu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber