Geri Dön
Milliyet ExecutiveBüyük istifa dalgası

Büyük istifa dalgası

Büyük istifa dalgası

MURAT YEŞİLDERE

Son bir yıldır iş dünyasına yer eden kavramların başında “büyük istifa” geliyor. ABD’den başlayarak yayılan işten ayrılmaların, küresel bir salgın olacağının işaret fişeğini Bloomberg’e yaklaşık bir yıl önce verdiği mülakatta Texas A&M Üniversitesi işletme fakültesi profesörü Anthony Klotz ateşledi! Salgının boyutunu göstermesi açısından son 12 ayda ABD’de 50 milyon kişinin işten ayrıldığını ve aylık sayıların Amerikan işgücünün yüzde 3’üne kadar ulaştığını paylaşayım. Profesör Klotz kehanetinin arkasında ekonomik tespitlerden ziyade, uzmanı olduğu organizasyonel psikoloji konusundaki gözlemlerinin olduğunun altını çiziyor. Büyük istifa dalgasını açıklamaya çalışan Klotz’un öne sürdüğü sebeplerin başında “ertelenmiş” kararlar geliyor. Kovid belirsizliği nedeniyle işten ayrılma kararlarını icra etmeyi erteleyen milyonlarca çalışan 2021 itibarı ile harekete geçti. Klotz buna ek olarak, “tükenmişlik” sendromunu da sebepler arasında sıralıyor; çevrim içi çalışarak başlayan, neye benzediği bilinmeyen bir ‘hibrit’ ile devam eden yeni dünyanın yepyeni çalışma modelleri birçok çalışana önceliklerini sorgulattı.

4 günlük haftaya doğru mu?

Birçok uzman Klotz’un tespitlerinin üzerine PTSD semptomlarını da ekliyorlar. Başka bir deyişle, Kovid salgınından sonra insanlarda (ve tabii ki çalışanlarda), savaş gibi travmalar sonrasında yaşanan stres bozukluklarının görülmesinin doğal olduğu sonucuna varılıyor. Klotz, Kovid süresince, farklı esnekliklerle çalışmaya alışan, kendi düzenini oluşturan çalışanların, salgın sonrası işe dönerek, elde ettikleri otonomiyi kaybetmek istememelerini de “büyük istifa dalgasının” sebepleri arasında sayıyor. Peki ya gelecek? Önce iyi bir haber ile başlayalım, Profesör Klotz, salgının 2022 ve hatta 2023’te de devam edeceğini “müjdelemiş” ama trend zayıflayarak sürecekmiş. Gene Klotz’a göre, esnek çalışma bundan sonra istisnayı değil, “normal”i temsil edecek. Zaman ve mekan anlamında esneklikleri test eden ve başaran iş dünyası, uzak olmayan bir vadede işveren bazında esnekliği, çalışma modellerinde esnekliği de test edecek; örneğin 4 günlük çalışma haftası tartışılmaya başlandı. Klotz’un son kehaneti ise, büyük istifa dalgasının yarattığı boşlukların (özellikle ABD’de) nasıl doldurulacağı ile ilgili. Akademisyene göre, AI, otomasyon ve robotların işte daha çok yer alacağı bir döneme giriyoruz.

Kendisi de dalgaya katıldı!

Diğer taraftan da, ABD uzaktan çalışmayı özellikle ülke dışında yetenek avına çıkarak, farklı bir boyuta da taşıyabilir. İşte “zurnanın zırt dediği yer” de tam burası olabilir. Zira yetenek göçünün uzun vadeli olumsuz sonuçları ile mücadele eden Türkiye gibi ülkeler, mobilite esnekliğine gerek olmadan, yeteneklerinin farklı coğrafyalarda kullanıldığına artarak şahit olabilirler. Benden duymuş olmayın, ama bu teklifler Türk profesyonellerinin önüne gelmeye başladı bile! Kuşkusuz bu yazıyı tamamlarken, 42 yaşındaki Profesör Klotz’un Texas A&M Üniversitesi’ndeki görevinden ayrılarak İngiltere’ye taşındığını ve Oxford Üniversitesi’ne katıldığını söylememek olmazdı. Yani Klotz, kendisi de büyük istifa tsunamisinin önünde duramadı…

Son 12 ayda ABD’de 50 milyon kişi işten ayrıldı. İlk Anthony Klotz’un dikkat çektiği bu ‘Büyük İstifa’ dalgasının ardında ne var?