Geri Dön

Şentop’tan 'İstanbul Sözleşmesi' değerlendirmesi: Çıkmayı zorunlu kılan durum yok

Geçen yasama yılına ilişkin bilgilendirmede bulunan TBMM Başkanı, İstanbul Sözleşmesi’nin kadına karşı şiddetle mücadelede katkısı olduğunu ifade ederek, “Aksayan bazı yönler varsa bunlar giderilir” dedi.

Şentop’tan 'İstanbul Sözleşmesi' değerlendirmesi: Çıkmayı zorunlu kılan durum yok

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin “Uluslararası sözleşmelerin hiçbiri sadece bir devletin perspektifi ile hazırlanmaz. Biz tamamen kendi kültürümüze uyumlu bir sözleşme arayacaksak imzalayacak sözleşme bulamayabiliriz. Kadına karşı şiddet konusunda Türkiye çok adım attı, İstanbul Sözleşmesi’nin de katkısı olduğuna inanıyorum. Sözleşmeden çıkmayı zorunlu hale getiren bir durum olduğu kanaatinde değilim” dedi.

Şentop, Meclis’te parlamento muhabirleriyle bir araya gelerek geçtiğimiz yasama yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu; soruları yanıtladı. Şentop’un açıklamaları özetle şöyle:

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ: Hiçbir sistem mükemmel değil. İki sene önce yürürlüğe giren yeni sistemle ilgili zaman içinde ortaya birtakım aksaklıklar çıkarsa bunlarla ilgili gerek anayasada gerek kanunlarda değişiklikler yapılır. Fakat bugün itiraz olarak ileri sürülen hususların hepsinin isabetli ve doğru olmadığı kanaatindeyim. İki yıl içinde başlangıca göre önemli mesafeler alındı. Sistemle ilgili yapılan anketlere göre son üç ay içinde başkanlık sistemiyle ilgili desteğin kamuoyunda da arttığını söyleyebiliriz.

MECBURİ İSTİKAMET: 15 Temmuz’dan sonra devleti tahkim etme zarureti ortaya çıktı. Devlet, sadece fiili olarak değil, dejure (hukuken) olarak da bu vesayetçi, darbeci anlayışlara karşı tahkim edilmeliydi. Bu da ancak sistem değişikliğiyle olabilirdi. Yani 15 Temmuz, hükümet sistemi değişikliğinin gerekliliğini bir kez daha gösteren olaydır... Türkiye’nin anayasa değişikliği tarihlerini izlediğimizde bu çizgi bize başkanlık sistemini mecburi istikamet olarak gösteriyor.

KRİMİNAL VAKALAR: (Ayasofya ve “Atatürk’e hakaret” tartışması) Sosyal medyada dine, Hz. Muhammed’e hakaret edenler de var. Bunların kıymeti, ağırlığı nedir, toplumsal olarak ne kadar bir kesimdir diye baktığımızda Türkiye’de kriminal vakalar olduğunu, siyasi bir görüş olmadığını görebiliyoruz. Ayasofya’nın açılışı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı bir hareket değildir. O günün şartlarında Ayasofya’nın müze haline çevrilmesinin kendi içinde birtakım gerekçeleri vardır. Onları bugünün kriterleriyle değerlendirmek doğru değildir. Bugün açısından da Ayasofya’nın cami olarak açılmasının haklı gerekçeleri vardır. Bunlar basit, manipülatif tartışmalar. Hilafet tartışması da tamamen gereksiz tartışmadır. Hilafet, bir kavram olarak bu şekilde suistimal edilecek, magazinel değerlendirilecek bir husus değil.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ: ‘Sözleşme kalkarsa kadına şiddet artar’ ya da ‘sözleşme kalkmazsa kadına karşı şiddet artar’ bunların ikisi de yanlıştır. Bazı şeyler, sözleşmede ‘şöyle yazıyor’ diye yapılıyor, diyemeyiz. Kanun var ve aksayan bazı yönler varsa bunlar kanunda yapılacak değişiklikle giderilir. Uluslararası sözleşmelerin hiçbiri sadece bir devletin perspektifi ile hazırlanmaz. Biz tamamen kendi kültürümüze uyumlu bir sözleşme arayacaksak imzalayacak sözleşme bulamayabiliriz. Evrensel olan boyutları itibarıyla bütün insanların itibar edeceği hususlar içinde mutabakat sağlanmalıdır. Kadına karşı şiddet konusunda Türkiye çok adım attı, İstanbul Sözleşmesi’nin de katkısı olduğuna inanıyorum. Sözleşmeden çıkmayı zorunlu hale getiren bir durum olduğu kanaatinde değilim.

Meclis’te 44 korona vakası

HASTANEDE: (Meclis’teki koronavirüs vakaları) TBMM’de bugüne kadar 23 bin 310 test yapıldı. Türkiye genelindeki testlerin yüzde 1.5’i sadece TBMM’de yapılıyor. Fazla test yaptığınız zaman da fazla vaka tespiti ihtimâli artıyor. Bu kötü bir şey değil. Tespit edilmesi lazım ki müdahale edilebilsin. Şu anda evde takip edilen vaka sayısı 32, hastanede tedavi gören 1, dün itibarıyla yeni tespit edilen 2 personelimiz var. Evde takip edilen milletvekili sayısı 5, hastanede tedavi gören de 4 milletvekili var. Toplam 44 vaka. AK Parti Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu ile ilgili gelişmeler de olumlu. Kendisi solunum cihazından ayrıldı. İnşallah kısa zaman sonra kendisini aramızda göreceğiz.

‘Erken seçim zor görünüyor’

Erken seçimle ilgili tartışmalar, sistem değişikliğinin farkında olmayan kişilerce üretilmiş abes tartışmalardır. Erken seçim hukuken mümkün ancak bu sistemde erken seçim çok zor. Milletvekilinin önünde 3 yıl varken, ‘Gidelim bir daha geliriz’ mi diyecek? Mantıklı değil. Bir diğer seçenek Cumhurbaşkanı’nın kararı. Cumhurbaşkanı’nın önünde daha 2 yıl varken niye seçim kararı alsın?

Ootmobil'in çarptığı yaya hayatını kaybetti, sürücü kaçtıKayseri'de yolun karşısına geçerken, otomobilin çarptığı Haydar Yıldırım (26), hayatını kaybederken, sürücü olay yerinden aracıyla kaçtı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber