Geri Dön
SiyasetSon dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC'deki tarihi törende konuştu: Bizden kimse beklemesin!

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC'deki tarihi törende konuştu: Bizden kimse beklemesin!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kıbrıs Türk halkının kanıyla, canıyla, şehitlerinin fedakarlığıyla kurduğu devletten vazgeçmesini istiyorlar. 10 yıllardır değişmeyen, kısa sürede de değişmesi beklenmeyen bu nobran tavrın artık hiçbir hükmü kalmamıştır. Bizden kimse artık bundan sonra geriye dönüş beklemesin." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 47. yıl dönümü dolayısıyla Dr. Fazıl Küçük Bulvarında düzenlenen "20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı" törenine katıldı. Buradaki konuşmasına kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının barış ve özgürlüğe kavuşmasını sağlayan Barış Harekatı'nın 47. yıl dönümünde KKTC'de bulunmaktan büyük bir gurur ve memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Kendilerini muhabbetle bağırlarına basan Kıbrıs Türk halkına, Ada'da yaşayan vatandaşlara ahde vefaları için teşekkür eden Erdoğan, Kurban Bayramı'nı kutladı.

Bayramın Türkiye ve KKTC ile tüm İslam alemine hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, "Hep birlikte çifte bayram yaşamanın mutluluğu içindeyiz. 20 Temmuz, zulme son verilen, Kıbrıs Türk halkının istiklalini kazandığı ve adaya barışın geldiği kurtuluş günüdür. Barış Harekatı, anavatan ve garantör Türkiye'nin Kıbrıs Türkü'nün her zaman yanında olduğunun sembolüdür.” dedi.

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTCdeki tarihi törende konuştu: Bizden kimse beklemesin

Hiç tereddüt etmeden bu mücadelede canlarını ortaya koyan aziz şehitleri rahmetle, kahraman gazileri minnetle andığını belirten Erdoğan, "İki bayrak dalgalanır bugün kuzeyde, iki nazlı gelin misali, iki bayrak dalgalanır bugün kuzeyde, bir zamanlar Türk halkının zincire vurulduğu yerde, bir zamanlar Türk halkının hunharca öldürüldüğü yerde, artık hürüz, özgürüz dermişçesine." dizelerini okudu.

"Özgürlüğümüzü borçlu olduğumuz aziz şehitlerimiz, fedakarlıkları ve cesaretleri ile milletimizin kalbinde yerlerini almışlardır. Rabbim mekanlarını cennet, makamlarını ali, ruhlarını şad eylesin." diyen Erdoğan, egemenlik ve özgürlük mücadelesinin önderleri merhum Doktor Fazıl Küçük ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a Allah'tan rahmet diledi.

Barış Harekatı'na karar veren dönemin siyasetçilerini, 37. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin vatanperver üyelerini şükranla yad eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Türkiye ve KKTC, Ada'da adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılabilmesi için bugüne kadar her türlü samimi çabayı göstermiştir. Ancak Rumlar, Kıbrıs Türkü'nü azınlık olarak görme, eşitlik temelinde çözümü reddetme gafletinden bir türlü uyanamadılar. 2004 yılında Annan Planı'na 'hayır' diyen, 2017'de Crans-Montana'da masadan kalkan, iktidarı ve Ada'nın zenginliklerini sadece kendine hak gören Kıbrıs Rum tarafı, çözüm yolunu tıkamaya devam ediyor. Geriye doğru baktığımızda 58 yıldır süren bu zihniyetin değişmediğini, Cenevre'de düzenlenen gayriresmi 5 artı Birleşmiş Milletler toplantısında bir kez daha gördük. Rum tarafı gerçeklerden kopuk, maksimalist, samimiyetsiz ve şımarık yaklaşımını sürdürmekte ısrarcıdır. Bu yaklaşımlarını değiştirmek, kendilerini sorgulamak, hakkaniyetli çözüm yolunda samimi çaba harcamak gibi bir niyetleri de yoktur. Geçmişte hangi niyetleri taşıyorlarsa bugün de meseleye aynı zaviyeden yaklaşıyorlar. Şöyle biraz derine indiğinizde içlerinde halen 1974 öncesi katliamların özlemini çekenler bulunduğunu görebiliyoruz. Bunlar dürüst değil."

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTCdeki tarihi törende konuştu: Bizden kimse beklemesin

"BİZ MESAJIMIZI VERİYORUZ"

Erdoğan, Bürgenstock'ta Rumlarla Annan Planı ile ilgili görüşmelerin yapıldığını anımsatarak, "Bize söz verdiler. Verdikleri sözü tutmadılar. Referandum dediler, Güney referanduma yüzde 65 'hayır' dedi ama Kuzey 'evet' dedi." diye konuştu.

"Buradan Avrupa Birliği’ne sesleniyorum, ne oldu? Siz sözünüzü tuttunuz mu?" diye soran Erdoğan, Avrupa Birliği adına o dönemki toplantıyı Alman Verheugen'in izlediğini, kendisinin birçok yerde işin gerçeğini anlattığını vurguladı. Fakat hiçbir zaman dürüst davranılmadığının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hep yalan. Bunlarda demokratlık yok. Avrupa Birliği mali, idari noktada Kuzey Kıbrıs'a desteklerini verecekti, Verdi mi? Hayır vermedi? Niye? Bunların hayatı yalan üzerine kurulu. Dürüst değiller. Geçen gün beni arıyorlar, söyledikleri şu ‘Duyduk ki ayın 20'sinde Kuzey Kıbrıs'ta konuşma yapacakmışsın. Herhalde orada rahatsızlık verici bir konuşma olmaz.' Bunun iznini herhalde sizden alacak değiliz. Şimdi bugün ne kadar Türk düşmanı varsa, Miçotakis ile beraber Amerika'da, belki video konferansla, bir araya gelmek suretiyle bize cevap teşkil edecek bir konuşmayı da onlar yapacak. Varsın yapsınlar. Biz mesajımızı veriyoruz. Biz haklıyız. Haklı olduğumuz için de sonuna kadar hakkımızı savunacağız. Bunlarda demokratlık yok. Bunların hak ve özgürlük söylemleri sadece işlerine yaradığı yere kadar geçerlidir. Sonrasında istikameti hemen eski dönemlerine çeviriyorlar."

Rum tarafının haksız şekilde üye yapıldığı Avrupa Birliği'ni de bu tutumlarına alet ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Kıbrıs Türk halkının kanıyla, canıyla, şehitlerinin fedakarlığıyla kurduğu devletten vazgeçmesini istiyorlar. 10 yıllardır değişmeyen, kısa sürede de değişmesi beklenmeyen bu nobran tavrın artık hiçbir hükmü kalmamıştır. Bizden kimse artık bundan sonra geriye dönüş beklemesin. Geçersizliği kanıtlanmış modeller üzerine harcayacak bir 50 yılımız daha yoktur." dedi.

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTCdeki tarihi törende konuştu: Bizden kimse beklemesin

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın Cenevre'de çözüm odaklı gerçekçi bir öneri sunduğunu belirten Erdoğan, bu gerçekçi ve yenilikçi teklife desteklerinin tam olduğunu, bunu her platformda ifade ettiklerini vurguladı.

Kıbrıs ile ilgili yeni bir müzakere sürecinin ancak 2 devlet arasında yürütülebileceğini dile getiren Erdoğan, "Bunun için de öncelikle Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliği ile eşit statüsü teyit edilmelidir. Çözümün anahtarı da budur. 'İki devletli çözüm olmaz' demek Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, eşitliğini, bağımsızlığını, devletini ve kazanımlarını görmezden gelmek demektir. Hiç kimse Kıbrıs Türkü'nden, müktesep haklarından, kendi devletinden, eşit statüsünden, egemenliğinden vazgeçmesini, Rumların iradesi altında azınlık olarak yaşamayı, onların tahakkümüne girmeyi kabul etmesini beklemesin. Kıbrıs'ta, diniyle, diliyle, kültürüyle farklı, eşit statüde 2 halk ve 2 devletin bulunduğu kabul edilmeden müzakerelerde ilerleme sağlanamaz. Bu gerçekleri esas alan bir çözüme ulaşılması artık tercihten öte, altını çiziyorum, zorunluluktur." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ve KKTC olarak izledikleri politikanın tam bir siyasi kararlılık ifadesi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sayede yerinde ve etkin adımlarla Kıbrıs meselesindeki oyunlar ve ezberlerin bozulduğunu söyledi.

"MARAŞ'TA HAYAT YENİDEN BAŞLAYACAKTIR"

Rum tarafının tüm karşı propagandasına rağmen Cumhurbaşkanı Tatar ve KKTC Hükümeti'ni Maraş konusunda ortaya koydukları azimli duruş için tebrik eden Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Sayın Tatar'ın az önce bizlerle paylaştığı kararla Maraş'ta hayat yeniden başlayacaktır. Mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülen bu çalışmalar ışığında artık Maraş'ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Açılımın öncelikle Kapalı Maraş'ın yüzde 3 buçuğuna tekabül eden pilot bölgede başlayacak olması Kıbrıs Türk makamlarının bu konuya ne kadar hassas yaklaştığını ortaya koyuyor." dedi.

Yıllardır atıl durumda kalan bu bölgenin çözümsüzlüğün değil, Kıbrıs Adası'nın huzurlu ve müreffeh geleceğinin sembolü olacağını dile getiren Erdoğan, "Atılan bu adımlarla Maraş'ta yeni mağduriyetler oluşturulmayacak, bilakis mevcut mağduriyetler giderilecektir. Bizim kimsenin toprağında, hakkında, mülkünde gözümüz yoktur. Kimse de bizim ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hakkına el uzatamaz." diye konuştu.

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTCdeki tarihi törende konuştu: Bizden kimse beklemesin

Doğu Akdeniz'de hem kendi hak ve çıkarlarını hem de Kıbrıs Türkü'nün hak ve çıkarlarını korumakta kararlı olduklarına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Arzumuz bölgenin huzur, barış, istikrar, iş birliği ve refahla anılmasıdır. Bu doğrultuda yapıcı öneriler sunuyor, fırsatları birlikte değerlendirme tekliflerinde bulunuyoruz. İlgili tüm tarafların yer alacağı Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, bu yöndeki irademizin tezahürlerinden biridir. Hidrokarbon kaynaklarının adilane paylaşımına dair Kıbrıs Türk tarafının iş birliği önerisi gibi bu teklif de hala masadadır ancak Kıbrıs Türkü'nün tüm iş birliği çağrılarına kulak tıkayan Rum tarafı sonbaharda sondaj çalışmalarına yeniden başlayacağını duyurdu. Kimin tek yanlı faaliyetler gerçekleştirdiğinin, kimin gerginliği artırdığının muhakemesini uluslararası toplumun vicdanına bırakıyorum. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak biz haklarımızı korumak adına ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız. Ülkelerimizi tek taraflı kararlarla yolundan çevirebileceklerini sananlara diplomasi ve ekonomi başta olmak üzere her alanda gerçekleri göstermek boynumuzun borcudur."

"BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ EN BÜYÜK GÜCÜMÜZDÜR"

Erdoğan, içeride ve dışarıda bugünkü ziyaretlerinden rahatsızlık duyanlar olduğunu bildiklerini belirterek, "Bu çevreler, ilk günden itibaren ziyaretimizi ve şu tarihi bayram sevincimizi gölgelemek için ellerinden geleni yaptılar. Nitekim bizim bu ziyaretimiz üzerine, hemen az önce ifade ettiğim gibi Amerika'da bir kesim, Rumlarla ilişkileri güçlendirmek bahanesiyle harekete geçti. Aralarında tescilli Türkiye düşmanlarının olduğu bazı isimler, güya Türkiye'nin saldırganlığına karşı Rumlara ve Yunanlılara desteklerini ifade etmek üzere bir konferans düzenlemiştir." ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 47 yıldır hala hazmedilemediğinin anlaşıldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hiç kusura bakmasınlar değil 47, 147 yıl da 247 yıl da sürse, Kıbrıs Türk halkı bağımsızlığından ve özgürlüğünden taviz vermeyecektir. Hatta onlara bir an önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gelerek, hem buradaki devleti tanımaları hem de bu güzel coğrafyanın güzelliklerinden istifade etmeleri çağrısında bulunuyorum. Bunun dışında ne dışarıdan verilen mesajların ne de içeriden yürütülen girişimlerin bizim nazarımızda boş teneke gürültüsünden öte bir kıymeti yoktur. Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kardeşliğini örselemeye, dayanışmasını zayıflatmaya kimsenin gücü yetmez. Bizim muhabbetimiz çıkar hesapları üzerine kurulu değildir. Bizim kardeşliğimizin hamuru, şehitlerimizin kanlarıyla, gazilerimizin fedakarlıklarıyla, halklarımızın gayretleriyle yoğrulmuştur. Birlik ve beraberliğimiz en büyük gücümüzdür."

Erdoğan, Kıbrıs'ta çözümün, barışın ve istikrarın temelinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin siyasi, ekonomik ve sosyal bakımdan daha da güçlenmesi, Kıbrıs Türk halkının refah seviyesinin ilerletilmesinin yattığını dile getirerek, bu hedefe ulaşmada tam bir seferberlik anlayışıyla çalıştıklarına dikkati çekti.

Bugüne kadar el birliğiyle yürüttükleri çabaları, bundan sonra da sürdürerek, büyük çaplı projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, Mayıs'ta anavatanın suyunu KKTC'nin bereketli topraklarıyla buluşturacak Sulama İletim Tüneli'nin açılışını yaptıklarını hatırlattı.

"NE GEREKİYORSA KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRECEĞİZ"

Farklı alanlarda Kıbrıs Türk'ünün hayatına dokunan projelerin açılışını da gerçekleştireceklerine vurgu yapan Erdoğan, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kalkınması, sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşturulması için ne gerekiyorsa kararlılıkla hayata geçireceğiz. Gizli, açık tüm baskı, kısıtlama ve ambargolara rağmen Kıbrıs Türk halkının özgüvenini sürekli artırarak, daha müreffeh yarınlara ulaşacağına inanıyorum. Bütün zorluklar, unutmayın, geçici, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise kalıcıdır." diye konuştu.

Mücahitler ve Mehmetçiklerin, bu topraklarda Kıbrıs Türk halkının geleceği için şehit olduklarını anımsatan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Onların bıraktığı emaneti koruma sorumluluğu hepimize düşüyor. Bu devlet, bu güzel ülke yeni nesillerle daha da güçlenecek, Doğu Akdeniz'de barışın sembolü olacaktır. Barış Harekatı'nda Kıbrıs Türkü'nün özgürlüğü, egemenliği uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, gazilerimizi de şükranla anıyorum. Bu anlamlı günde Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere İstiklal Savaşı'mızın kahramanlarını da rahmet ve minnetle yad ediyorum. Daha nice bayramları ve yıl dönümlerini birlikte kutlamayı Rabb'imden niyaz ediyorum. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'mız kutlu olsun, Kurban Bayramı'mız mübarek olsun."

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTCdeki tarihi törende konuştu: Bizden kimse beklemesin

KKTC CUMHURBAŞKANI TATAR: TARİHİ GERÇEKLERİ ÇARPITMAYA DEVAM EDİYORLAR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 47. yıl dönümü dolayısıyla Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen "20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı" töreninde konuştu. Tatar, "Barış Harekatı ile Anavatan Türkiye’ye dil uzatanlar, tarihi gerçekleri çarpıtmaya devam ediyorlar." dedi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkını aydınlığa, özgürlüğe ve bağımsızlığa kavuşturan 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nın, 47. yıldönümünü bir kez daha büyük bir coşku ve heyecanla kutlandığını, aynı zamanda mübarek Kurban Bayramı’nın da birinci gününü idrak edildiğini dile getirerek "Bu vesileyle bu tarihi günde kalpleri bizimle atan, Anavatan Türkiye’deki kardeşlerimizin, halkımızın ve dünyanın dört bir yanında bizleri izleyen tüm İslam aleminin mübarek Kurban Bayramı’nı yürekten kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim." ifadelerini kullandı.

Zürih ve Londra anlaşmaları ile Türk ve Rum halklarının eşit kurucu ortaklığında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ancak 3 yıl sürdüğünü hatırlatan Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni "Enosis'e sıçrama tahtası" olarak değerlendiren Rum liderliğinin Kıbrıs Türk halkının imha planı olarak bilinen Akritas Planı’nı hazırlarken Anayasa’da Türklere tanınan haklar da ayaklar altında çiğnendiğini, Makarios'in Türk ulusunun Kıbrıs'taki uzantısı olan Kıbrıs Türk halkının etnik temizliği sonuçlanmadan Enosis hedefinin tamamlanamayacağını açık açık söylediğini kaydetti.

Tatar, 20 Temmuz 1974 sabahının erken saatlerinde, Mehmetçiğin Girne sahillerine ayak bastığını hatırlatarak Kıbrıs Türk halkının ve mücahitlerin, Mehmetçikle kucaklaşmasını, sevinç gözyaşlarını ve yaşananları unutmanın mümkün olmadığını söyledi.

"Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleşmeseydi, ikinci bir Girit faciası yaşanacak, bölgenin en stratejik yeri olan Kıbrıs, Yunanistan’a ilhak edilecek, Türkiye’nin güney sahilleri kuşatma altına alınacaktı." ifadesini kullanan Tatar, Barış Harekatı ile cunta yönetiminin yıkıldığını, Yunan halkının özgürlüğüne ve demokrasiye kavuştuğunu, darbeye karşı çıkan Rumların da katliamdan kurtulduğunu, Kıbrıs Adası'nda hem Türklere hem de Rumlara barış ve istikrar ortamı yaratıldığını kaydetti.

Tatar, 1974’ten bu yana hiç kan dökülmediğine ve barışın tesis edildiğine dikkati çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ama ne yazık ki tüm bu yaşananlara rağmen Barış Harekatı ile Anavatan Türkiye’ye dil uzatanlar, tarihi gerçekleri çarpıtmaya devam ediyorlardı. Dış güçler ile bazı çevreler Türkiye’yi 'işgalci' olarak gösterme çabalarını sürdürmektedir. Ancak Kıbrıs’ta esas işgalci, EOKA terör örgütünü organize eden, Akritas Planı’nı hazırlayan, faşist darbeyi gerçekleştiren ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ısrarla bir Rum devletine dönüştürmek isteyen Yunanistan’ın ta kendisidir."

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTCdeki tarihi törende konuştu: Bizden kimse beklemesin

KAPALI MARAŞ'I AÇMA KARARI

Kıbrıs'ın bir parçası olan Kapalı Maraş’ı açma kararının yıllardan beridir mallarına ve mülklerine gidemeyen eski sakinlerinin ve hak sahiplerinin mülklerinin iadesini mümkün kılacağını ve son derece önemli bir açılım olduğuna dikkati çeken Tatar, "Amacımız, buradaki mağduriyeti gidermektir. Kapalı Maraş açılımı, Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden mülkiyet haklarına saygılı ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilecektir. Bu çerçevede, Bakanlar Kurulumuz tarafından kabul edilen kararla Kapalı Maraş’ın yüzde 3,5'ine tekabül eden bölgenin, askeri bölge statüsü kaldırılarak Maraş açılımımızın ikinci aşamasına geçilecektir. Bu adımla iade talebiyle başvuran hak sahiplerine, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun bu yönde bir karar vermesine olanak sağlanacaktır." dedi.

"Kıbrıs Adası etrafında kıta sahanlığımızdaki doğal kaynaklara eşit hak sahibi olarak Anavatan Türkiye ile birlikte sahip çıkma kararlığı içerisindeyiz." ifadesini kullanan Tatar, Mavi Vatan'ın, Anavatan Türkiye ile aralarındaki bağları perçinleyen, Doğu Akdeniz’deki ulusal çıkarlarının korunmasında, hak ve hukuklarının müdafaasında çok önemli bir stratejik boyut olduğunu dile getirdi.

TÖRENDEN NOTLAR

Erdoğan'a tören alanına gelişinde vatandaşlar sevgi gösterisinde bulundu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, tören birliklerini denetledi ve halkı selamladı.

Tören, halk dansları gösterisi, Yavuz Çıkarma Plajı'ndan getirilen bayrakların KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'a sunulması ve geçit töreniyle devam etti.

Erdoğan ve Tatar, Türkiye ve KKTC bayrakları ile fotoğraf çektirdi.

Törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Tatar'ın eşi Sibel Tatar, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da katıldı.

Törende, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu, Başbakan Ersan Saner, Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı, bakanlar, milletvekilleri, KKTC'nin 3'üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, gaziler ve vatandaşlar da yer aldı.

altın fiyatları masaüstüaltın fiyatları mobil
Müthiş anlar! F-16'nın kokpitinden TİHA görüntüleri paylaşıldıMilli Savunma Bakanlığı, TEKNOFEST'teki gösteri uçuşunda F-16 uçağının kokpitinden TİHA görüntülerini paylaştı.
bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler