Adil bir sınav olacak mı?

Hafta sonu, sınavların en büyüğü var. 2.5 milyon aday yarışacak.

Peki, adil bir sınav olacak mı? Kesinlikle hayır!

Çünkü adayların mezun olduğu okullar ve adaylar arasında derin uçurumlar var.

Liselere girişte olduğu gibi üniversite giriş sınavlarında da adeta tavşan ile kaplumbağa yarıştırılıyor. Sorular herkese göre değil, dopingli öğrencilere göre hazırlanmış! Yani her ne kadar sınava milyonlarca aday katılıyor olsa da, yarış birkaç yüz bin aday arasında geçiyor.

TYT, AYT, YDT benzeri sınavlar bir başarı sınavı değil, sıralama sınavı. Dolayısıyla, barajı aşmak yeter de artar. Kontenjanlar dolmadığı için TYT barajını aşan herkes kolayca üniversiteli olabilir...

Peki, barajı aşmak zor mu? Kesinlikle hayır. Soruları dikkatle okuyun, doğru cevabı yakaladığınıza inandıklarınızdan yapabildiğiniz kadarını yapın, diğerlerini boş bırakın, yeter de artar. Yüz binlerce üniversite adayının barajı aşamamasının en önemli nedeni, yaptıkları yanlışların, doğruları da alıp götürmesi. Siz sakın onlardan biri olmayın!..

Panik yapmayın!

Soruların bir bölümünün, özellikle de Matematik ve Fen sorularının zor olacağını ve içlerinden bazılarının çok daha zor olacağını tahmin etmek için âlim olmaya gerek yok. Çünkü ayırt ediciliği yüksek sorular olmazsa, 2.5 milyon adayı nasıl birbirinden ayıracaksınız? İşte bu yüzden, hangi testten olursa olsun, moral bozucu sorularla karşılaştığınızda, sakın demoralize olmayın. O soruyu atlayın, diğer sorulara göz atın. Peş peşe üç beş soruda aynı durum söz konusu olsa da kesinlikle panik olmayın. Şunu asla unutmayın: Sizin için zor olan sorular, diğer adaylar için de zor olacaktır. Dolayısıyla, kaybedeceğiniz bir şey olmayacak!..

Ayrıca, gelin sınavla ilgili tespitlere hep birlikte göz atalım ve böylesi bir sınav için üzülüp, üzülmemeye gerek var mı, hep birlikte onu irdeleyelim:

- Adil bir sınav olacak mı?

Kesinlikle hayır.

- Sorular, tüm lise ve dengi okullardan mezun her öğrenciyi kapsayacak şekilde sorulacak mı?

Hayır.

- Dershane ve özel öğretmen dopingi almayan, takdirli, teşekkürlü bir lise mezunu bu soruları çözebilir mi?

Çok zor.

- Sorular okullarda öğretilenlerle ilintili mi?

Kesinlikle hayır. Okullarda ezbere dayalı klasik eğitim verip, giriş sınavlarında muhakemeye dayalı soru sormak hiç doğru değil. Önce eğitim sistemi değiştirilmeliydi.

- Süre yeterli olacak mı?

Dopingli öğrenciler için belki ama diğerleri için kesinlikle yetmeyecektir

- Sorular ve cevaplar net olacak mı?

ÖSYM, tartışmasız ve soru iptalsiz çok az sınav gerçekleştirdi. Bu yüzden, içinden çıkamadığınız sorulara çok fazla zaman ayırmayın!

- Sınav,adaylar için seçici ve yönlendirici olur mu?

Kesinlikle hayır. TYT ve AYT’de pek çok dersten hiç soru yok, temel bilimlerden bile birkaç soru var. Soru sayısını azaltacağız derken, ilgi alanları adeta yok edildi!

- Eleme doğru yapılıyor mu?

Hayır, hayır, hayır. Neden? Çünkü soru seçimi ve dağılımı yanlış!

- Açıkta kalmak dünyanın sonu mu?

Hayır. Şu anda işsizlik sıralamasının en tepesinde üniversite mezunları yer alıyor!

- Vakıf üniversiteleri sosyal dengeyi bozuyor, parası olana avantaj sağlıyor mu?

Evet, evet, evet.

- Öğrenciler mutlu mu?

Hayır.

- Veliler memnun mu?

Hayır.

- Öğretmenler, sınav sistemini destekliyor mu?

Hayır.

- MEB, YÖK, ÖSYM ve üniversiteler mutlu mu?

Evet.

Ülkemizin dört bir yanını üniversitelerle donattık, herkesi diploma sahibi yaptık ama gençlerimiz hem işsiz hem de mutsuz!..

Özetin özeti: MEB, YÖK ve ÖSYM çocuklarımızın geleceğine yön verme konusunda başarısızlıklarını bin defa kanıtladılar ama hâlâ onlardan vazgeçmiyoruz. Ebeveynler olarak ne olur bu konuda çocuklarınızı yalnız bırakmayın ve doğru yol haritası için daha çok çaba harcayın. Çünkü onlar mutsuz olursa, herkes mutsuz olur...