AÖF sınavları ne olacak?

Bir milyon Açıköğretim Fakültesi (AÖF) öğrencisinin 18-19 Nisan’da bahar dönemi sınavı var ve hâlâ ertelenmedi!

Rektör, “Açıköğretimde dersler şu anda devam ediyor. Sınavla ilgili, koronavirüsün size engel olamayacağı bir çözüm üretmeye çalışıyoruz” demiş!

İlginç hem de çok ilginç bir açıklama!

MEB ve YÖK de keşke bu dâhiyane çözümü bekleseydi!

Çok merak ettim: Bir milyon öğrenciyi koronavirüsten etkilemeden nasıl bir sınav olacak?

Sanal sınav mı?

Çok zor ama imkânsız değil!

Merakla bekliyoruz!..

Emekler boşuna mı?

Eğitim ve sınav takviminin altüst olması hayatını tümüyle sınavlara endeksleyenler için şoke edici oldu. Tüm çalışma düzenleri kaosa dönüştü. Evet, onca emek, onca para, onca zaman boşuna gitti gibi gözükse de ne olur üzülmeyin, çünkü boşa gitmeyecek. Attığınız tohumlar, öyle ya da böyle, bir şekilde ürüne dönüşecektir!..

Böylesi krizler bin yılda bir yaşanır derler. Ve bu da bize denk geldi. Kaçışı yok ama önlemi var. Eğer iyi idare edersek, yaşadığımız bu krizi fırsata dönüştürebiliriz.

Nasıl mı? 

Çalışarak, üreterek, okuyarak, kendimizi dinleyerek, hastalanmayarak, ailemize daha çok zaman ayırarak ve en önemlisi de moralimizi ve sağlığımızı bozmadan, gelecek güzel günlere hazır ve nazır olarak beklemek, kendimizi daha iyi hissetmemize olanak sağlayacaktır.

En iyi tedavi yöntemi koruyucu hekimliktir, kendinizi her türlü virüsten koruyarak, salgının yayılmasına ciddi anlamda engel olabilirsiniz. Bunu başardığımız gün yani salgının frenlediği gün, güzel günler çok daha yakın olacaktır.

Bugün için ertelenen sınavları ne olur hayatınızın en önemli sınavı gibi görmeyin. Evet, önemli sınavlar ama biri bitiyor, diğeri başlıyor. 

Ve bu, hayatımız boyunca devam edecek. Bu yüzden, bir sınav kaçtı ya da ötelendi diye karalar bağlamak, demoralize olmak, yanlışların en büyüğü olur.

Şu günlerde birinci önceliğimiz, sağlığımızı korumak olmalıdır. Bunu başarabilirsek, gerisi kendiliğinden gelecek ve her şey daha güzel olacaktır. 

Mağdur yaratılmasın!

Hem eğitim sektöründe hem de diğer alanlarda, aldığı maaşın dışında hiçbir geçim kaynağı olmayan vatandaşlarımız var. Ne olur onlara sahip çıkalım. Kapı önüne konulmalarına seyirci kalmayalım. Geliri tümden kesilen öğretim kurumlarının böylesi bir ortamda ayakta kalmalarını sağlayacak destek de devletten ve ilgili ticaret odalarından, sendikalardan ve diğer ilgili kurumlardan gelmeli. Bu zor günlerde, gücü olanlar, zorda olanlara yardımcı olmalı ki alkışların en büyüğünü hak etsinler.

Salgını frenlemek için #48saathiççıkma kampanyası başlatıldı. Sonuna kadar destekliyoruz ama ya çıkmak zorunda kalanlar? Ya işe gitmezse eve aş getiremeyecek olanlar ya da aldığı maaşı sanki keyiften işe gitmiyormuş gibi kesilenler?

İşte onlara hepimiz destek çıkmalıyız. Bazı yerel yönetimler koronavirüs nedeniyle işini kaybedenlere yardımcı olacaklarını açıkladı.

Kendilerine, tıpkı bu konuda yılmadan mücadele veren ve destek çıkan diğer kişi ve kurumlarımıza olduğu gibi canı gönülden teşekkür ediyoruz. Gün dayanışma günü ve biz en zor günleri kenetlenerek aşan bir ulusuz. Dün olduğu gibi bugün de başaracağız. Hem de her şeye rağmen. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın!..

Yavaş’a alkış!

Mansur Yavaş, koronavirüs nedeniyle işini ve gelirini kaybeden tüm ailelere destek sağlanacağını duyurdu!

Bu konuda benzer çaba içerisinde olan tüm kişi ve kurumlarımızı ayakta alkışlıyoruz!..

Özetin özeti: Bugünler de geçecek ve bakalım akılda kimler ve neler kalacak?..