Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Büyük Taarruz’un 100. Yıl dönümü ülke genelinde coşkuyla kutlanıyor.  

Yıl boyunca da kullanmalıdır.  Neden mi?  

Milli Mücadele, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş destanıdır!  

Birilerinin değil, hepimizin bayramıdır!  

Bayramınız kutlu ve sonsuza dek daim olsun...  

İlkokuldan üniversiteye öğretim kurumlarında çok şeyler öğretilir.  

Akademik bilgiler elbette çok önemli ama milli ve manevi değerler de bir o kadar önemli. Hele ki yakın tarihimiz!  

30 Ağustos olmasaydı, bugün yaptığımız güncel tartışmaların hangi birini yapıyor olurduk?.. Birileri bizi ısrarla tarihimizden ve köklerimizden uzaklaştırmaya kalksa da ne olur, bu tuzağa düşmeyelim.  

Haberin Devamı

Eğer bugün 30 Ağustos’u unutursak, emin olun yarın Malazgirt’i de unuturuz. 15 Temmuz’u da! Sakın buna izin vermeyelim.  

Yoksa yoktan varoluşumuzu da hatırlamayız, demokrasi mücadelesini nasıl kazandığımızı da... İşte bu yüzden, 30 Ağustos’lar artık hak ettiği gibi kutlanmalıdır.  

Çünkü 30 Ağustos, sadece bir zaferin değil, bu milletin varoluş destanıdır!.. Tarihimizi bilmez, tarih yazanları tanımaz ve tarihimize saygı duymazsak, yarın aynı şeyi bize de yaparlar! Ve bu, başımıza gelen en son şey olmalı!..  

Milli Mücadele demek Mustafa Kemal demektir.  

O bizi çok sevdi, biz de onu!  

O bir Memleket ve Millet sevdalısıydı!  

Çocuk ve gençler onun için gelecekti ve onlar her şeyin en iyisini hak ediyorlardı. Kadınların hayatın içinde olmadığı bir toplum çağdaş ülkeler düzeyine gelemezdi, İsviçre’den önce onlara seçme ve seçilme hakkı tanındı!  

Akla, bilime gönülden inanan birisiydi, “Söylediklerim, bilimle çelişirse, beni değil bilimi esas alın” dedi. 

Dünyaya böyle kaç lider geldi, geçti ve bir asır sonra bile hâlâ ilk günkü gibi seviliyor, sayılıyor, özleniyor?..  

Yarın kendimize mutlaka ulusumuzun yeniden varoluş destanının yazıldığı “30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi eğer hüsranla sonuçlansaydı, ne olurdu?” sorusunu soralım ve enine boyuna düşünelim!  

Hangi koşullarda, nasıl kazanıldığı elbette çok önemli ama çok daha önemlisi “Ya kazanılmasaydı?” sorusunun cevabı!..  

Haberin Devamı

Bu zafer kazanılmasaydı, Mustafa Kemal’in ipini çekmek için can atanlar bayram edecek ve ortada ne Ankara kalacaktı ne de Cumhuriyet!  

Eğer istedikleri buysa, gerçekten onlar için zaman ayırmaya değmez!  

Bugün hâlâ geleceğe umutla bakıyor, heyecanla yol alıyorsak, Osmanlı’nın küllerinden yeni bir devlet yaratan Mustafa Kemal ve arkadaşları ile fedakâr milletimiz sayesindedir ve kutlamaların da en görkemlisini hak ediyorlar!..  

Milli Mücadele nerede, nasıl kutlanıyor, ayrıntıları bilmiyorum ama ‘Son Kale Haymana’da kırk gün kırk gece kutlanıyor. Yaşamak isteyenlere ise kapıları sonuna kadar açık. Haymana, ordularımızın Viyana kapılarından geriye çekile çekile geldikleri ‘Son Kale’dir. Orada geçilseydi ne olurdu senaryolarını düşünmek bile insanı kahrediyor.  

Bu destansı Mücadele ve tarihimizin diğer altın sayfaları, çocuklarımıza göstermelik Tarih dersleri ile uzaktan eğitimle değil, o günlerin yaşandığı alanlarda canlı olarak verilmelidir.  

Özetin özeti: Tarihi bilmeden, geleceği yazamayız...