Boğaziçi’nde tartışmalı rektör gitti, sular durulur mu?

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu hızlı geldi, hızlı gitti. Yerine vekâleten Yardımcısı ve Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Naci İnci atandı.

YÖK, hiç vakit geçirmeden rektör adaylığı için ilana çıktı. Peki, bu kez aranan rektör bulunur mu? Hep birlikte göreceğiz.

YÖK’ün internet sitesinde yayınlanan ilanda, bu kez, resmi belgelerin istenmesi dikkat çekti!

Hatırlanacağı gibi, Prof. Bulu’nun atanma yeterliliğinin bulunmadığına yönelik ciddi tartışmalar yaşanmıştı.

Bulu’nun görevden alındığına ilişkin söylentileri önce kabullenemediği ama yapılan resmi açıklamadan sonra bu yönde Instagram’daki paylaşımını sildiği belirtildi.

Neden atandığı ve neden görevden alındığına ilişkin söylentilerin ise ardı arkası kesilmiyor.

Son zamanlarda çok sayıda rektörün kısa sürede görevden alınması rektör atanma süreçleri üzerindeki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Bakalım bu yönde de bir değişiklik olacak mı?..

YÖK ilanı

YÖK’ün internet sitesinde yayınladığı rektörlük ilanı şu şekilde:

“1. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 13. maddesinin (a) fıkrası ve 3 sayılı ‘Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ hükümleri ve ‘Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar’ uyarınca Boğaziçi Üniversitesine rektör ataması yapılacaktır.

2. Yukarıda zikredilen Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde rektör adayları için belirlenmiş olan şartları taşıyan adaylar aşağıdaki belgelerle 15/07/2021 tarihinden 02/08/2021 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına başvuruda bulunabilirler.

a) Başvuru dilekçesi

b) Nüfus cüzdanı fotokopisi

c) Ekte sunulan formatta Rektör Adayı Bilgi Formu

d) Profesör olarak çalışmış veya çalışıyor olduğuna dair belge

e) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde bulunan; ‘Kamuda ve/veya sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak en az beş yıl çalışmış olmak’ şartını sağladığını gösterir belge

f) Bulunduğunuz veya son görev yaptığınız Üniversite/Kurumdan alınan disiplin kaydını da gösteren hizmet döküm belgesi.”

Başvurular keşke üniversite senatolarının kendi misyon ve vizyonları çerçevesinde belirlediği kriterlere göre gerçekleşebilseydi!..

İnci kalıcı olur mu?

Prof. Dr. Bulu’nun yerine vekâleten bakacak olan Prof. Dr. İnci 195 gün önce bu makama atanmış olsaydı, üniversite içinden birisi olduğu için herhangi bir tepki çekmeyebilirdi. Şu anda ise nasıl karşılanacağı biraz da atacağı adımlara bağlı. Rektör Yardımcılığını kabul ettiği için eleştirenler olmuştu. Şimdi aynı tepki devam eder mi, onu da zaman gösterecek.

YÖK ilanına göre, rektör adayları için belirlenen şartları taşıyanlar önce YÖK’e başvuracak, daha sonra da başvurular arasında gerekli koşulları taşıyanlar YÖK tarafından belirlenip bir dosya halinde Cumhurbaşkanı’na sunulacak ve onlardan biri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rektör olarak atanacak!

4+4+4’ü isteyen yok!

4+4+4’e yönelik olarak Twitter ve Instagram’da on binlerce katılımcının görüş paylaştığı bir anket gerçekleştirdik. En çarpıcı sonuç, 4+4+4’ten neredeyse hiç kimsenin memnun olmadığı.

Genel eğilim, eğitim süresinin kısalması, eski sisteme yeniden dönülmesi, okul öncesi ve Anadolu liselerine ortaokul hazırlık sınıfının geri getirilmesi ve mesleki eğitime ağırlık verilmesi yönünde.

4+4+4, üzerinde uzun süre düşünülmeden, bir anda dayatılan ve pilot uygulamaları yapılmadan, 8 yıllık kesintisiz eğitimin yerine getirilen bir tepki projesiydi. Kendini geliştiremedi. Beğeni görmedi.

Sizce en doğru eğitim modeli hangisi diye sorduğumuz ankette yüzde 8 ile en az beğeniyi o aldı.

Okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirildiği bir önceki sistem ise en beğenileni oldu.

Peki, sizce en doğru olan hangisi?

Şu anki sistem mi? Yani 4+4+4+4 olan mı?

Okul öncesi zorunlu hale gelmiş bir önceki sistem mi? Yani 1+5+3+3+4 mü?

Karma bir sistem mi? Yani 1+5+1+3+3+4 mü?

Yoksa AB’deki sistem mi? Yani 1+5+3+3(4)+3 mü?..

En çok dile getirilen görüşlerden biri de erken yaşta yönlendirme ve ders dağılımının adil olması; özellikle de LGS, YKS benzeri giriş sınavlarında.

Matematik odaklı eğitimin sosyal bilimleri öldürdüğü özellikle dile getiriliyor. Tıpkı müfredat programının sınav odaklı değil yaşam odaklı olması gerektiği gibi.

Peki, kamuoyunun görüşleri ne kadar dikkate alınır? Onu bilemeyiz. Ama görünen o ki, eğitimde, karşılığı ve desteği olmayan hiçbir proje kalıcı olmuyor. Dolayısıyla 4+4+4 de yakında rafa kaldırılırsa hiç şaşırtıcı olmaz!..

Özetin özeti: Önce karar alıp, sonra düşünüyoruz, bu da bizi yoruyor!..