Cyber okullar

Cyber okullar

Abbas GÜÇLÜ

"SANAL okullar"dan sonra, şimdi de "cyber okullar" çıktı. Sanayi toplumunun "fabrika okullar"ı gidiyor, onların yerine on - line sistemli cyber okullar geliyormuş.
Hayal zengini arkadaşlar, cyber okulu şöyle tanımlıyor:
"Ben öğretmeni görüyorum, o beni görmüyor ve ben sınavda kopya çekmiyorum. Düşenebiliyor musunuz? Rüya gibi bir şey. Üstelik öğretmeni de ben seçmişim. İletişim dersi için nazlana nazlana Negroponte Hocayı uygun görmüşüm, Matematik için MİT'nin matematik bölüm başkanını... Ekonomi sınavındayım; hocam dekanın ta kendisi, karşımda duruyor, bana bakıyor ve ben altımda pijamam, popcorn yiyip soruları cevaplandırıyorum ve evet kopya çekmiyorum. Aynı anda, aynı ekranın sol üst köşesine açtığım minik pencerede de bir arkadaşımla geyik muhabbeti yapıyorum. Sorular bu kez zor gibi, arkadaşımı tıklıyorum; ekranın dibinde 8 byte'lık minicik bir pencerede kendi kendine dırlanıp duruyor. Arkadaşımla geyik yapmak varken ben hocamı ve sınavı seçiyorum. İnanabiliyor musunuz? Ben artık inanıyorum, çünkü bu okul başka okul; ne teneffüs zili var, ne saçıma başıma karışan; bu okul cyber..."
Evet aynen böyle tarif ediliyor cyber okul, Gülay Göktürk'ün yayın koordinatürü olduğu Maviology dergisinde.
Maviology, hani şu TV reklamlarında Türk malı teksitil ürünleri üretmekle övünen Mavi Giyim'in yayın organı. Reklamların aksine, yabancı hayranlığı öylesine had safhada ki, insan, verdikleri hangi mesaj doğru diye düşünmeden edemiyor.
Sayfaları çevirdikçe neler öğreniyoruz, neler. Diplomasının, dünyanın en iyi üniversite diplomalarından daha değerli olduğunu okuyunca şaşkınlığımız daha da artıyor. Demek ki bugüne kadar bizi hep kandırmışlar. Harvard, Oxford, MIT, onlar da üniversite miymiş? Yaşasın cyber okullar!..
Böylesine değerli diploma sahibi olmanın da elbette bir maliyeti olacak. Minimum 486 tabanlı bir PC ya da bir Macintosh, minumum 14.400 bps'lik bir modem ve İnternet bağlantısı, alacağınız her ders için 750 dolarcık harç ve bir de dilekçe. Eğitimi sanal ama, paral gerçek olacak ona göre. Daha sonra geçin ekran karşısına alın diplomanızı...
Bilişim teknolojisi akıl almaz boyutlarda gelişiyor. Her sektör gibi eğitim de, bu teknolojik gelişmeden fazlasıyla yararlanıyor. Ama kendilerine ekran karşısında sanal dünya kuranlar, işi öylesine abartılı noktalara getirdi ki, sanırsınız, yakında bütün okulların kapısına kilit vurulacak.
Bir şeyi önemli göstermek için, diğerini kötülemek gerekmez. Hele hele gençlerin kafasını karıştırıp okulu, öğretmeni cadı kazanına atmak, başta Maviciler olmak üzere hiç kimseye bir şey kazandırmaz.
Televizyon yaygınlaştığında, yazılı basının sonunun geleceği iddia edilmişti. Ne oldu? Gazeteler hep vardı, olmaya da devam edecek. Tıpkı okullar gibi...


Yazara EmailA.Guclu@milliyet.com.tr