Eğitim takvimi yine değişti, YÖK aşı için öncelik istedi

MEB, eğitim takvimini sil baştan yeniden düzenledi. 25 Ocak‘ta başlayacak yarıyıl tatiline ikinci dönemdeki bir haftalık ara tatil de eklendi. Okullarda ikinci yarıyıl 15 Şubat’ta başlayacak!

Bakanlık sınavlar ve karne konusunda da bir dizi önlem aldı.

Buna göre:

İlkokullarda sınav yapılmayacak, karne notları, ders etkinliklerine katılım puanıyla belirlenecek.

Ortaokul ve liselerde birinci döneme ait bir (1) yazılı/uygulama puanları ve performans notları üzerinden ölçme değerlendirme yapılacak. Sınav notu bulunmayan şubelerin sınavları, okul ortamında ve sosyal mesafe/hijyen tedbirlerine uygun olarak seyreltilmiş gruplar hâlinde gerçekleştirilecek.

İller arası hareketliliğin azaltılması amacıyla sadece ortaöğretim öğrencileri, kendi isteklerine bağlı olarak, 28 Aralık’a kadar velilerinin okul yönetimine başvurması halinde, öğrenim gördükleri okulla aynı okul türünde olması kaydıyla, o tarih itibarıyla bulundukları illerde sınavlara katılabilecekler.

İlkokul, ortaokul ve liselerde uzaktan eğitim, 2020  2021 eğitim öğretim yılının ilk döneminin tamamlanacağı 22 Ocak’a kadar devam edecek.

Karne dağıtımı, 22 Ocak’tan eğitim kurumu yönetimlerince, farklı gün ve zaman dilimlerine yayılarak, yoğunluk oluşturmayacak şekilde planlanacak.

Sıkıntılı bir durum. Hiç okula gitmeyen, sınav notu bulunmayan öğrenciler var. Onlara nasıl karne verilecek? Objektif ölçme değerlendirme ve hakkaniyet nasıl sağlanacak? Giriş puanlarına yansıması nasıl olacak?..

Yeni tartışmalar sanki kapıda!..

Üniversitelere öncelik!

Yeni yıl için en güzel armağan, görünen o ki tüm dünyada korona aşısı olacak.

Sınırlı sayıda üretildiği için öncelik, sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlar ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinlerde.

YÖK, bu kapsama üniversitelerin de dâhil edilmesini talep etti.

Aşı üreten firma sayısı ve üretim sınırlı, dünya nüfusu ise çok kalabalık. Bu yüzden, aşı çalışmalarında öncelik, gücü ve parası olanlarda değil, en fazla ihtiyacı olanlarda.

Öncelik sıralaması, ülkeden ülkeye ve pandemi koşullarına göre değişebiliyor.

Bu yüzden, hemen her yerde birinci öncelik, sağlık çalışanları, yaşlılar, kamusal öneme haiz görevlilerde.

İşte bu noktada, eğitim kurumlarına, öğrencilere ve vatandaşlara ne zaman sıra gelecek sorusunun cevabı merakla bekleniyor.

MEB’den bu konuda öğretmen ve öğrenciler için henüz somut bir istek söz konusu olmasa da YÖK’ten kademeli de olsa bir istek geldi.

YÖK, Sağlık Bakanlığı’ndan, üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde görevli akademik personel, sağlık çalışanları ve yükseköğretim kurumlarında görevli akademik ve idari personelin öncelikli olarak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılama programına dâhil edilmesini istedi.

YÖK, Sağlık Bakanlığı’na gönderdiği Kovid-19 aşılama programına ilişkin önerilerini içeren yazıda şu görüşe de yer verdi:

“Yükseköğretim kurumlarımızda yüz yüze verilen örgün eğitim ve öğretim faaliyetlerinin en kısa zamanda başlatılabilmesi ve sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesini temin için yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik ve idari personelin de kademelendirme yapılarak öncelikli aşılama programına dahil edilmesi önem taşımaktadır.”

Ya yurtlar?

Sağlık Bakanlığı ülkemizdeki genel durum çerçevesinde umarız ki YÖK’ün ve üniversitelerin bu taleplerini de fazlasıyla ciddiye alır. Çünkü böylesi zor koşullarda üniversite ve araştırma merkezlerinin önemi katbekat daha artar!

Onların yapacağı bilimsel araştırmalar virüsün yayılmasını ve hızını frenler, üniversitelerin açılması da hayatın bir an önce normale dönmesine olanak sağlar.

YÖK, umarız, bu arada benzer bir yazıyı üniversitelere ve YURTKUR’a da gönderip, yükseköğretimin normale dönmesi konusunda neler yapıldığını ve yapılacağını sormuştur!..

Peki, bizim “milli aşı” çalışmaları nasıl gidiyor?

Hemen olmasa da yakın bir gelecekte mutlu sona ulaşılabileceği konusunda ciddi söylemler var.

Haydi hayırlısı diyoruz.

Özetin özeti: Bugünler de geride kalacak. Önemli olan vicdani sorumlulukların yerine getirilmesi. Yoksa etkileri koronadan daha ağır olabilir!..