Eğitimdeki bu kısır döngüyü kıralım artık!

Yaşam hakkından sonra en büyük hak, eğitim hakkı. Peki amacı, hedefi, daha da önemlisi kazanımları ne olmalı?

Bu sorunun cevabını bulmadan harcanan onca emek ve kaynak heba olur!

Ülkemizde, eğitimin amaç ve hedefleri gibi beklentiler de çok farklı.

Eğitim ve öğretimin evrensel değerleri sınavlar için asla feda edilemez ama biz bunu hep yapıyoruz!..

Sanat, spor ve yetkinlik, herkes için çok önemli ama özellikle de gençlerin yetişmesinde, olmazsa olmazların en başında geliyor. Ama ne yazık ki bu kavramların da, bu derslerin de eğitim sistemimizde adı yok! Çünkü giriş sınavlarında soru sorulmuyor! Sorulmadığı için de sanatı, sporu, beceriyi ciddiye alan yok!

MEB, YÖK, ÖSYM ve üniversitelerin istediği de yoksa bu mu?..

Peki, o zaman yaratıcılık, yenilik, özgünlük, üretim, tasarım, etik, araştırma gibi kavramlar nasıl gelişecek, yaşam kalitesi nasıl yükselecek, katma değeri yüksek ürünler nasıl üretilecek?..

Yaşam kalitesi!

Eğitim eğer yaşam kalitesini yükseltmekse, çocuklarımıza etik ve estetik değerleri de kazandırmak zorundayız. Yoksa beton yığını ucube kentlerde yaşamaya mecbur kalırız ki gün gelir pişmanlık duyduğumuzda çok geç olur.

Yine aynı şekilde giderek obezleşiyoruz, yıldız ve genç takımlarımız sporcu bulamıyor, günde 500 test çözen çocuklarımız iki yumurta kırıp karnını doyuramıyor ya da kopan düğmesini dikemiyor çünkü sınavlara hazırlanıyorlar!..

Atatürk, “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” diye spor derslerinin önemini ısrarla vurgulamış ve onun döneminde bu fazlasıyla ciddiye alınmıştı. Peki ya ondan sonra ve şimdi?..

Geçenlerde bir belgesel izliyorum; geçmişin görkemli medeniyetlerine sahip olan ülkelerin okullarında en çok maaşı Felsefe, Sanat ve Spor hocaları alıyormuş!..

Kim ne diyor?

Gelinen nokta böyle de taraflar bu konuda ne diyor, bir de ona bakalım.

Devletin ne düşündüğü yaptıklarıyla ortada, peki ya öğretmen, öğrenci ve veliler ne düşünüyor?

İşte onlardan gelen mesajlardan sadece birkaçı:

- Sınav ve yarış için öğretim var. Yaşam ve ihtiyaçlarla alakası yok. Sonra yenilik, özgünlük, üretim, tasarım, etik, araştırma gibi kavramları bol bol, boş boş konuş...

- Neden bu derslerden soru sorulmuyor?

- Obez bir gençlik geliyor maalesef. Avrupa’da yapılan araştırmalara göre obez nüfusun en fazla arttığı ülke Türkiye ve bu büyük bir sorun!

- Eğitimin en büyük amacı, çocuklarımızı geleceğe hazırlayıp, sosyalleşmelerini sağlamak ama bizim ülkemizde tamamen bilgiye dayalı, tamamen anı kurtarmaya yönelik adımlar atılmaya devam ediyor. Bu öğrenciler nasıl sosyalleşecek? Aktivite sıfır, her şey bilgiye dayalı.

- Resim, Beden Eğitimi ve Tasarım Atölyesi derslerinde hep test çözdük!..

- Çok önemli ama kimin umurunda. Devletin mi, velilerin mi? Test çözsünler yeter!

- Evet çok önemli ama bu konuyu ciddiye alıp önemseyen öğretmenlere olmadık laflar ediliyor. Bu konuda kafam çok karışık. Niye 100 vermiyorsunuz diye bizi sorguluyorlar. Lütfen bu konuyu diri tutun! Yeteneklerini değil farklı kazanımlarını ölçüyoruz nihayetinde ama gel de anlat!..

- Bir iki yıla kalmaz tarih, coğrafya, felsefe dersleri de kaldırılır ya da yok sayılır.

- Türkçe ve matematik yeter. Diğer dersler yemeğin yanında getirilen garnitür, olsa da olur olmasa da. Mantık bu!

- Matematik, fizik, kimyanın da adı yok! Sınavda sorulması bir şeyi değiştirmiyor. Hepsinin bir bütün olarak değerlendirilmesi sağlıklı olabilir. Bedensel, ruhsal ve zihinsel beceriler ancak birlikte gelişebilir ama anlatamıyoruz.

- Atatürk’ün, Cumhuriyet’i kurduktan sonra açtığı ilk resmi kurum, Müzik Öğretmeni Yetiştirme Okulu’dur (Musiki Muallim Mektebi). Ne üzücü ki günümüzde çoğu okulda müzik eğitimi, alanında uzman olmayan kişiler tarafından veriliyor. Donanım ve materyal olarak da oldukça yetersiz.

Farklı düşünenler!

- Yetenek, beceri gerektiren derslerin sınavının olması da saçma değil mi? O alanda uzmanlaşmak istenildiğinde olabilir ama ilk, ortaokul ve lisede resim, müzik, beden eğitimi gibi yetenek, beceri gerektiren derslerin hiç notu olmamalı, sadece gerçekten seven almalı, zorla verilmemeli.

Özetin özeti: Bu kafayla, çok yakında, eğitime de ne gerek var ki noktasına gelirsek, hiç şaşırtıcı olmaz!..