En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir!

Çok zor bir dönemden geçtiğimiz kesin.

Uzun vadeli programlar yerine, günün koşullarına göre hızlı kararlar vermemiz gerekebilir.

Lakin bazı kararlar da var ki zamana ya da koşullara göre şekillenmemeli!

Örneğin samimiyet, örneğin adalet, örneğin özen!

Keşke biraz empati yapabilsek!

İşte o zaman, belki de çok daha planlı, özenli, adil olabiliriz...

ÖSYM’nin sınavlarında yapılan hataların ve sonrasında yaşanan gelişmelerin gerekçeleri açıklanmadan, şimdi bir de AÖF sınavlarına yönelik tartışmalar yaşanıyor.

Garip olan ise sanki hiçbir şey olmamışçasına herhangi bir açıklamanın yapılmaması ve hiç kimsenin “Neler oluyor oralarda?” diye hiçbir şeyi sorgulamaması!..

Hata elbette olur ama eğer süreklilik kazanmış ve olağan seyrin dışına çıkmışsa, mutlaka sorgulanmalı ki güven erozyonu yaşanmasın!..

Hatalar kadar hatta daha fazla ürkütücü olan, artık pişkinlik noktasına gelen duyarsızlıktır!

Zikzaklar yoruyor!

Eğitime yönelik pek çok konuda ani değişiklikler söz konusu!

Öyle ki hangi karar alınırsa alınsın, hangi yönetmelik çıkarsa çıksın, şöyle bir algı oluştu:

Hele birkaç gün bekleyelim, mutlaka değişecektir. Değişmezse, o zaman dikkate alırız!..

Güvenin olmadığı bir yerde yol kat etmek, reformları hayata geçirmek mümkün değil!

MEB pek çok konuda kendini yenilemeli ama en çok da karar süreçlerini ciddiye almalı.

Üç defa düşünüp, ondan sonra karar vermeli, uygulamaya geçmeden önce de farklı yöntemlerle, aldığı kararın uygulanabilirliğini test etmelidir. Yoksa yaratacağı güven erozyonu sadece karar alıcı ve sınavlara soru hazırlayıcıları değil, kurumları da yıpratır!..

İşte son günlere yönelik birkaç örnek:

Boşa zaman kaybı

- Adana’dan İstanbul’a sadece yüz yüze sınavlar için gelen yeğenim, dün akşam 19.00’da gelen e-mail ile sınavlarının ertelendiğini öğrendi. Ayrıca yatılı okuyan ve şehir dışından gelen onlarca öğrenci de şu an yatakhanede online ders yapıyor!

- “Gerçekleştirmeyi planladığımız sınav programımız az önce tarafımıza ulaşan yeni bir talimatla kasım tatili sonrasına ertelenmiştir. İlgili detaylar resmi bildirimler doğrultusunda daha sonra sizlerle paylaşılacaktır.” Bize iletilen şimdilik bu.

- Üzüntümün en büyük nedeni, AÖF sınavlarında öğrencilerin büyük bir kısmının ‘Telegram’ grupları kurarak ortaklaşa sınava girmesi. Bu durum gerçekten emek vererek bir yerlere gelmeye çalışan insanlar için büyük haksızlık teşkil etmektedir. Bir AOF mezunu ve öğrencisi olarak bu haksızlığa isyan ediyorum.

- Çocuğum Kayseri’de özel bir okulda, ilköğretim 3. sınıfa gidiyor; okuldan bugün mesaj geldi. Mesajda eğitimin 12 Ekim itibariyle saat 09.00’dan saat 16.40’a kadar hafta içi 5 gün olacağını ve yemekhanede kahvaltı ve öğle yemeği verileceğini bildirdiler. Kademeli olarak geçilen eğitim sürecinde birden haftanın 5 günü tam gün okul olması ve yemekhanenin açılması bizleri çok endişelendirdi!

- Uzaktan eğitimde günde 8 canlı ders yapılmaz. Öğrencilere 8-15, 20 arası sanki okul varmış gibi eğitim (!) veriliyor. Verimli mi? Sağlıklı mı? Bilimsel mi?

- Bir özel okulda 5. sınıf velisiyim ve okulumuz açık ama MEB yüz yüze sınavları iptal etti. Durum, okul açacak kadar iyi mi yoksa sınavları iptal edecek kadar vahim mi? Şaka gibi bir ülkede yaşıyoruz maalesef!

KPSS muamması

- KPSS’de boş bıraktığım soru doğru görünüyor. Ben daha nasıl anlatayım durumu, lütfen sesimize ses olun.

- Okul öncesi ÖABT’de hatalar var. Soruda başka şey sorarken, cevaplar başka verilmiş. Yıllardır bildiğimiz doğrular sınavda yanlış kabul edildi. Birçok sorunun da iki doğru cevabı var! Bu nasıl bir adalettir? 2019 KPSS iki sınav arasında sıkıştırılmış, hiçbir geçerliliği olmayan bir sınav haline geldi. Sorumlular gözlerini ve kulaklarını kapatıp sorunun önüne geçmeye çalışıyor. Sorun şu ki 2019 KPSS’li öğretmenlerin yüksek netlerine o kadar düşük puanlar verildi ki birçok branşta 60 binlik karma alım bile kurtarmıyor. Emeklerimiz göz göre göre çöp ediliyor.

Özetin özeti: Eğitimin önemini, öğretmene saygıyı, karar süreçlerinin ciddiyetini, liyakati ve en önemlisi de korona salgınının yaratacağı tahribatı ne olur artık kafalara kazıyalım!..