Hangi üniversite? Devlet mi, özel mi?

Hangi üniversite? Devlet mi, özel mi?


Üniversite tercihleri başladı. Adayların da velilerin de kafası hâlâ karmakarışık. Puanı düşük olanlar sıkıntılı da çok yüksek olanlar farklı mı? Kesinlikle hayır. İlk bine, beş bine girenler de hâlâ karar verebilmiş değiller.
Meslek konusunda karar verenler üniversite tercihi konusunda kararsız. Öğrenim görmek istedikleri kent konusunda karar verenler ise özellikle Ankara, İstanbul, İzmir’de hangi üniversite konusuna kafalarını fena halde takmış durumdalar.
Şimdi bu kafa karışıklığına bir de özel üniversiteler eklendi. Yüksek puanlı adaylara sunulan burs olanaklarını fazlasıyla ciddiye alanların yanı sıra devlet üniversitelerinde sıradan bir bölümde okumaktansa bastırır parayı en popüler bölümlerde okurum diyenlerin sayısı da her geçen gün artıyor.
Bu yılki yeni trendlerden birisi de Anadolu’daki üniversitelerin de ciddi bir şekilde biz de varız deyip iyi öğrenci kapma yarışına girmeleri. Eğitim-öğretim kalitelerinin yanı sıra, kampüs, barınma ve burs olanakları büyük kent üniversitelerini çok gerilerde bıraktı. Bu çerçeveden bakıldığında Anadolu’dan büyük kentlere yoğunlaşan öğrenci akınının hızı kesildiği gibi tam tersine yani büyük kentlerden Anadolu üniversitelerine ciddi bir yönelim söz konusu...
Ayrıca bir de ilan, reklam ve yayın yarışı başladı ki sormayın. Ekonomik gücü olan özeller gazetelere çarşaf çarşaf ilan verirken, en acil harcamalarına bile kaynak bulamayan devlet üniversiteleri olup biteni sadece izlemekle yetiniyorlar. Hele bir de medya gruplarına yakınlıkları bulunan bazı üniversitelerin öne çıkması kafaları iyice karıştırıyor.
Biz bu konuda hep objektif olduk. Kimin ne söylediğine, kime yakın olduğuna değil ortaya koydukları performansa baktık. Bakmaya da devam edeceğiz...
İşte bu çerçeveden bakıldığında tercih sıralamalarına artık son şeklinin verildiği şu günlerde veli, öğrenci ve üniversite yönetimlerine bazı uyarılarımız olacak. İşte onlardan bazıları:

Görmeden karar vermeyin
• Görmediğiniz, hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmadığınız fakülteleri kesinlikle tercih listenize almayın. Büyük hayal kırıklıkları yaşayabilirsiniz.
• Meslek seçiminde mesleğin popülaritesinden çok ilgi ve yeteneklerinizi dikkate almalısınız. Yoksa sevmediği işte çalışan mutsuzlar kervanına siz de katılmış olursunuz.
• İlanlar, reklamlar, yayınlar elbette önemli, elbette dikkate değer. Ama her duyduğunuza inanma yerine verilen bilgileri birkaç kaynaktan birlikte çek etmelisiniz. Geçenlerde bir özel üniversitenin sağlıkla ilgili bir bölümünü gezdim. Türkiye’nin iyisi diye tanıtıldı. Gerçekten de çok güzeldi. Ama bir ay sonra bir devlet üniversitesini ziyaretimde o Türkiye’nin iyisi diye sunulan fakültenin hiç de o unvanı hak etmediğini gördüm...
• Sabancı Üniversitesi Rektörü, TÜBİTAK eski Başkanı Prof. Dr. Tosun Terzioğlu dün bir mektup gönderdi. Gazetelerde yer alan yayın verimliliğine ilişkin listelerin bilimsel anlamda gerçeği tam yansıtmadığını belirtiyor. Çok haklı. İleride ah vah dememek için her en iyi benim diyene inanma yerine rakiplerine de sormalısınız...
• Tercih sıralamasında öncelik kesinlikle puanda değil, istek sırasında olmalıdır.
• Devlet ve vakıf üniversiteleri içerisinde gördüğünüzde kararınızı değiştirecek çok iyiler var. Son birkaç üniversite ziyaretinde bunu çok net gördüm.
Özetin özeti: Geleceğinizi şansa bırakmayın. Görmeden karar vermeyin!..