Kayıtlar için hazırlıklı olun

Hemen her lisenin ve üniversitenin kesin kayıt için aradıkları belgeler farklı. Ama bazıları var ki onları şimdiden hazırlamanızda yarar var. Çünkü son dakika telaşı içerisinde size zor anlar yaşatabilirler. Kesin kayıt için aranan belgelerin en başında diploma, bolca vesikalık fotoğraf, ikametgâh belgesi, sağlık raporu, üniversiteler için savcılıktan temiz kâğıdı, askerlik şubesinden tecil belgesi, nüfus cüzdanı örneği ve yüklüce para. Ayrıca farklı isteklerde bulunan okullar da çıkacaktır. Örneğin dosya, posta pulu, zarf, ders araç gereçleri gibi...Böylesi durumlarda, sakın ola sinirlenip de "Ne gereği var bunların?" diye okul yönetimi ya da okul aile birlikleri ile kavgaya girmeyin. Moraliniz bozulmakla kalmaz, daha ilk günden, "huysuz veli" diye damga yersiniz ve bunun faturası da bir şekilde çocuğunuza çıkar.Ama sessiz de kalmayın. Böylesi abartılı durumlarda ya doğrudan Milli Eğitim müdürlüklerine başvurun ya da bu durumu bize bildirin. Akademik konularda olduğu gibi, bu konularda da biz de sizle birlikte gereken mücadeleyi veririz... Kolejlerde kayıt maratonu başladı. Yarından itibaren, asil ve yedek kayıtlardan sonra ön kayıt dönemi başlıyor. Anadolu liseleri, fen liseleri, meslek liseleri ve üniversitelerde ise kazananlar bir sonraki hafta açıklanacak. Ardından da kesin kayıtlar başlayacak. Sınavla öğrenci alan okullar ve üniversiteler de dahil hemen her öğretim kurumu, önceki yıllarda olduğu gibi hatta artan bir şekilde, bu kayıt döneminde de, zorunlu bağış konusunda velileri zorlayacaklar. Gelen sinyaller bu yönde.Bir yanda sürekli artan öğrenci sayısı, öte yanda sürekli azalan bütçeler. Aslında, okul yöneticilerinin okuldaki çarkı döndürebilmeleri için bağış almaktan başka çareleri yok. Ama bazen dozunu öylesine kaçırıyorlar ki en büyük tepkiyi hak ediyorlar.Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda iki farklı tutum izlemekten artık vazgeçmelidir. Bir yandan okul yöneticilerine, bizden umudu kesin, gidin velilerden bağış toplayın derken, öte yandan kamuoyuna zorunlu bağışa kesinlikle karşıyız, hiçbir veli bağış konusunda zorlanmayacaktır yönünde açıklamalar yapmamalıdır.Bağış konusu, eğitim sistemimizin olmazsa olmaz zorunluluklarından biri haline geldi. Mademki alınıyor, o zaman bir resmiyet kazansın. Hangi okulda, hangi öğrenciden ne kadar bağış alınacak, bu saptansın, ilan edilsin, veliler de ona göre hareket etsin.Bazı anadolu liselerinde bağış miktarının 2-3 milyar liraya tırmandığı söyleniyor. Yine aynı şekilde, ilgi gören ilköğretim okulları ve liselere birkaç milyar vermeden kayıt yaptırılmadığını yakından izliyoruz.Elektrik, su faturası, ikametgâh belgesi ve kira kontratı, hepsi hikâye. Yüklüce bağış yaptığınızda tüm kapılar açılıyor. Bunu bilmeyen yok. Aksini iddia edenler, okullar açıldığında, herhangi bir okulun önündeki servis araçlarının hangi semtlere gittiğine bakabilirler. Mademki o mahallenin dışından öğrenci alınmıyor, o servis araçlarıyla gelip gidenler neyin nesi? Bu sorunun cevabını da birileri vermeli!Milli Eğitim'e ayrılan kaynakların böylesine kısıtlı olduğu koşullarda elbette bağış yapılmalı. Ama bu zorlamayla değil, herkesin gücü oranında olmalıdır.Ayrıca bu konuda şeffaflık şart. Toplanan bağışlar, nereye ve ne şekilde harcanıyor? Ne kadarı okula kalıyor? Ne kadarı il ve ilçe Milli Eğitim müdürlüklerine gidiyor? Ne kadarı okul müdürlerinin görkemli odaları için tüketiliyor, ne kadarı öğrenciye harcanıyor? Tüm bunların düzenli bir şekilde açıklanmasını zorunlu kılan bir yönetmelik yayımlanmalı ki veliler de gönül rahatlığı içerisinde bağışta bulunabilsinler. Zorunlu bağışa hayır! Üniversitelerdeki bağış alma yöntemleri ise çok farklı. Öğrenim harçlarının yanı sıra bir de eğitim öğretim masrafları adı alında 50 milyondan 200-300 milyon liraya varan katkı payları isteniyor. İtiraz etmeye ise hiç hakkınız yok. Karşınıza öyle kısıtlamalar getiriyorlar ki vermekten başka çareniz kalmıyor. Yoksa ne kütüphaneye girebilir ne sosyal tesislerden yararlanabilirsiniz.Yatılı kalacaklardan da yurtlar için depozito istendiğini sakın aklınızdan çıkarmayın.Para, pul işleri sevimli konular değil. Ama şimdiden hazırlıklı olmalısınız. Pek çok öğrencinin ve ailenin kazanma sevinci bu yüzden yarım kalıyor. Bazen kazandıklarına bile sevinemiyorlar.Kayıt aşamasında, ekonomik açıdan zorlanmayacakların oranı, yüzde 20'yi bile bulmaz. Ekonomik koşullar ortada. Bu yüzden önümüzdeki günlerde sevinçle hüznü bir arada yaşamamak için, ekonomik kaynaklarınızı bir an önce gözden geçirmelisiniz. Ayırabildiğiniz kadar kaynağı ayırın. Eğer elinizin altında böyle bir birikim yoksa borç harç bir yerlerden bulmaya çalışın. Yoksa, en mutlu olmanız gereken günler, matem günlerine dönüşebilir.O zor günlerinizde de hep yanınızda olmaya ve birlikte çözüm yolları aramaya çalışacağız. İçiniz rahat olsun... Üniversitelerde bağış var! Abbas Güçlü'ye sorularınızı haftaiçi 11.30 - 13.30 saatleri arasında (0212) 505 63 21 nolu telefondan canlı olarak sorabilirsiniz. aguclu@milliyet.com.tr ALO DESTEK HATTI