Milliyet farkı!

Lise ve üniversitelere hazırlık döneminde olduğu gibi tercihler sırasında da öğrenci ve velilerin yanındayız. Tercih kurbanı olmamaları için en doğru yol haritasını çizmeleri gerekiyor!

Milliyet olarak, çok uzun yıllardan beri olduğu gibi, bu yıl da en doğru tercih sıralaması için okurlarımızla birlikte olacağız. Onlar için gerekli her türlü bilgiyi kendileriyle paylaşacağız!..

Alanında bir ekol haline gelen Milliyet Akademi 2020 Üniversite Tercih Rehberi 5 Ağustos’ta çıkıyor!

Adayların her yıl merakla beklediği, Türkiye’nin en kapsamlı üniversite tercih rehberinde, devlet, vakıf, KKTC üniversiteleri ve meslek yüksekokulları dahil, tüm yükseköğretim kurumlarıyla ilgili bilgiler yer alacak.

Doğru tercih konusunda adaylara yol gösterici olacak haberlerin yanı sıra üniversitelerin yurt, burs olanakları, diğer üniversitelerle ikili anlaşmaları, koronavirüs sonrası yeni döneme dair hazırlıkları, öğrencilerin neden kendilerini seçmeleri gibi adayların en çok merak ettiği konularda ayrıntılı bilgiler yer alacak.

Üniversite tercihleri 6 Ağustos’ta başlıyor. Aynı gün gazetede “Üniversite Tercih Maratonu” başlığı altında yeni bir yazı dizisine başlayacağız.

Burada da tercihler nasıl yapılacak; hangi üniversite ne kadar burs veriyor; çift anadal, yandal, çift diploma nedir; yeni dönemde üniversitelerde nasıl bir eğitim olacak, geleceğe yönelik meslekler hangileri ve hangi üniversitelerde eğitimi yapılıyor gibi adaylar için yol gösterici rehberlik yazılarının yanı sıra kurumlardan haberler yer alacak. Birinci ağızdan bilgiler paylaşılacak!..

Şimdilik tatilin tadını çıkarın, tercihleri dert etmeyin. Biz yanınızda olacağız!..

Senaryo çok ama!

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, “31 Ağustos’ta okullar açılır mı, açılmaz mı?” sorusuna cevap verirken, her türlü hazırlığın yapıldığını ve 4 senaryonun olduğunu söyledi! Peki, o hazırlıklar neler? İşte onlar tam bir soru işareti!..

Selçuk, CNN’de Ahmet Hakan’ın sorularını cevaplarken, Bilim Kurulu ile eşgüdüm içerisinde olduklarını kaydetti ve 4 senaryoyla ilgili şunları söyledi:

“Birisi tamamen açık. Allah esirgesin, diğeri kapalı. 1’i okullar açılıyor. Bizim için bu bir senaryo. Kısıtlamasız. Okulların temizliğine, öğretmenlerine, malzemeleri tam mı? Ona bakıyoruz. Okulun tamamen kapalı olması da bir başka senaryo. Peki, okullar kapalı olursa bu çocukların eğitimi nasıl sürecek? Biz sadece online çalışmaktan söz etmiyoruz. Esaslı bir senaryo ve ciddi bir altyapı gerektiriyor. Ben bu senaryolardan bahsettiğimde bir olasılıktan bahsediyorum. Fakat basına şöyle yansıyor: ‘Okullarda şöyle olacak.’ Hayır, böyle olmayacak. Biz her şeye hazırız. Bize güvenin, emin olun demek için söylüyoruz... 3. senaryo şu: Bizim belirli günlerde okulları açıp, mesela pazartesi, salı günü okulları açtık. 1 sınıfın yarısı okula geldi. Çarşamba günü okulu temizledik, perşembe-cuma sınıfın diğer yarısı geldi. Cumartesi de sınav grupları ayrıca geldiler. Pazar günü okulu temizledik. Pazartesi günü devir daim tekrar başladı... Seyreltilmiş eğitim modeli uygulayabiliriz. Riskli olan 5 ilden söz ediliyor şimdi. Bu 5 ille hiçbir vaka olmayan illerin durumunu eşit koşullarda ele alamayız. Bu da 4. senaryo. Ola ki 3-5 ilde problem var. Türkiye’nin geri kalanında yok. O zaman o illere özel uygulama yapılır...”

Senaryolar, konuşulurken kulağa hoş geliyor. Belli ki kâğıt üzerinde de hayata geçirilmesi kolay gözüküyor. Oysa uygulaması hiç de gözüktüğü kadar kolay olmayabilir!..

Keşke pandemi sona erse ve okullar tümüyle açılsa, yoksa çok büyük sürprizlerle karşılaşabiliriz...

Okullardan gelen bilgiler de bu tedirginliğimizi teyit ediyor. Pek çoğunda ciddi bir hazırlık maalesef yokmuş!..

Ayrıca her senaryonun artıları, eksileri iyice araştırılmış mı? Tıpkı, bazı ilaçlar gibi bu senaryoların da ciddi yan etkileri olabilir. Peki, onlar için de senaryolar hazırlandı mı? Özellikle de psiko-sosyal olanlara yönelik!..

Cevap bekleyen sorular?

MEB, her ne kadar her türlü hazırlığı yaptık dese de bu sıkıntılı süreçte insan şu soruların cevabını da özellikle merak ediyor:

- Tekli sıra uygulamasına geçildi mi?

- Sınıflarda seyrekleştirme gerçekleştirildi mi?

- Okullardaki lavabo sayısı artırıldı mı?

- Her okula temizlik görevlisi istihdam edildi mi?

- Hijyen koşullar için malzeme stoku yapıldı mı?

- Sağlık kontrolleri için gerekli önlemler alındı mı?

- Her sınıf için havalandırma konusu tek tek ele alındı mı?..

Ve her okul için ayrı önlemler gerekebilir, tüm bunlar yapıldı mı?

Keşke her okul alınan önlemleri okulun girişine assa ve ayrıca velilere gönderse de tedirginlikler ve şehir senaryoları sona erse!..

Özetin özeti: Alınan ve alınması gereken önlemler kadar onları duyurmak da bir o kadar önemli!..